Aziz Türk Milleti,
İnsanlığın " Bilgi Çağı" olarak adlandırdığı, teknolojinin ve aklın sınırları zorladığı 21. yüzyılda; ne yazık ki bizler, geçmişin gölgelerine hapsedilmeye çalışılıyoruz.
Yıllardır süregelen ve kutsal değerlerimizi bir siyaset malzemesi haline getiren anlayış, toplumu aydınlığa ulaştırmak yerine; din ve iman kavramlarını birer perde olarak kullanarak halkımızı açlığa, yokluğa ve derin bir umutsuzluğa mahkum etmiştir.
Gerçek dindarlık; adaleti, dürüstlüğü ve refahı emrederken; bu siyasi iklim, maneviyatı sadece koltuklarını korumak için bir kalkan olarak kullanmaktadır.
Türk milleti, kendi öz değerleriyle uyutulurken; dünya bilimde, sanatta ve ekonomide dev adımlar atmaktadır. Bizim payımıza düşen ise ne yazık ki yoksulluk sınırının altında bir yaşam ve geleceği çalınmış bir gençlik olmuştur.
Artık görmeliyiz ki:
İnanç, siyasetin ticaret aracı değil, kalbin pusulasıdır.
Bilgi, karanlığı yırtan tek gerçektir.
Açlık ve yoksulluk, kader değil; kötü yönetimin ve samimiyetsiz siyasetin bir sonucudur.
Milletimizin temiz duygularını sömürerek iktidar devşirenler, bizi çağın gerisine iten asıl engeldir.
Türk milleti; açlığı ve yokluğu değil, hak ettiği onurlu ve müreffeh yaşamı bilgiyle, liyakatle ve gerçek bir adaletle inşa edecektir.
Vakit, sahte ışıklara değil; aklın ve bilimin sönmez meşalesine dönme vaktidir.
BİR MİLLETİN UYANIŞINA ÇAĞRI: YALAN VE TALAN DÜZENİNE SON!
Aziz Türk Milleti, Değerli İşçiler, Emekçiler...
Yıllardır kutsal değerlerimiz; "din, iman, bayrak ve ezan" sözcükleri, devasa bir yalan ve talan düzenini örtmek için kalkan yapıldı. "Yerli ve milli" söylemlerinin ardına gizlenen bu çürümüş zihniyet, 21. yüzyılın bilgi çağında halkımızı ortaçağ karanlığına hapsetmiştir.
Bugün geldiğimiz noktada tablo nettir: Bir yanda saraylarda sefa süren, halkın gerçekliğinden kopmuş bir yönetim; diğer yanda ise açlık ile ölüm arasında yaşam mücadelesi veren onurlu Türk Milleti.
Rakamlar Yalan Söylemez, Gerçekler Gizlenemez! TÜİK’ in makyajlı verilerine rağmen karşımızdaki acı tablo şudur: Açlık Sınırı: 29.828 TL’ye dayanmışken,
Enflasyon ve Kira Artışları: Halkın belini bükerken,
Asgari Ücret: Sadece %27 zamla sefalete mahkûm edilmiştir.
"İşçiyi enflasyona ezdirmedik" diyenler, millete "şükredin" telkinlerinde bulunurken kendi lükslerinden asla ödün vermemektedir.
Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve devlet geleneğimizi esir alan bu anlayış, muhalefetin yetersizliğinden güç bularak 23 yıldır yalan üzerine yalan inşa etmektedir.
Soruyorum Size: Dünya bilgiyle, teknolojiyle ve refahla yarışırken; kendi yurdunda esir alınan, açlığa mahkûm edilen ve "kader" diyerek uyutulan bu halk zavallı değil de kimdir?
Başı dik, onurlu Türk Milleti bu çürümüşlüğe, bu zihniyete teslim olamaz! Vakit; yalanlarla örülen bu duvarları yıkma, emeğin ve aklın hakkını arama vaktidir.
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı