Yine mi Sedat Peker?
Yine mi Sedat Peker diyorlar…
Evet, yine o. Çünkü bu ülkede ne yana dönsek, ister sağa ister sola, karşısımıza bir şekilde o çıkıyor. Sosyal medyada, YouTube’da, Instagram’da, gazetelerde, dergilerde… Her yerde konuşulan, yazılan, tartışılan bir isim haline geldi.
Ben yazınca, bazı gazeteci arkadaşlar hemen “Sende mi Sedat Peker güzellemesi yapmaya başladın?” diyorlar. Ya hu arkadaş, ben kimseye güzelleme yapmam. Ama gerçeği de görmezden gelmem.
Bakın, bugün sosyal medyaya girin: Yılmaz Özdil’den Haluk Levent’e kadar birçok isim, Sedat Peker hakkında övgü dolu ifadeler kullanıyor. İnsanlar ondan yardım istiyor, yardımlarına minnet duyuyor, yaptığı iyilikleri paylaşarak adeta bir dayanışma zinciri kuruyor. Üstelik yapılan güven endeksi araştırmalarında, Ahbap Derneği gibi köklü ve saygın oluşumları bile geride bırakıp birinci sıraya oturuyor. Bu bir tesadüf değil.
Toplum, kimden gelirse gelsin, “samimi yardımı” görüyor, “menfaatsiz iyiliği” hissediyor.
İşte bu yüzden insanlar konuşuyor.
Elbette hakkında pek çok suç iddiası da var. Kimse bunları yok saymıyor. Devletin arşivinde, yargının elinde dosyalar vardır, olur da mahkeme karar verir, o zaman kesinleşir. Bugün kimse çıkıp “suçludur” ya da “suçsuzdur” diyemez. Çünkü hukuk varsa, karar mercii de yargıdır.
Ama bir yandan da, “ışığın savaşçısıyım” diyen bir adam var karşımızda. Bu söz, kimine göre propaganda, kimine göre imaj çalışması… Bana göre ise karanlığa rağmen ışığın tarafını seçme iradesidir. Çünkü bazen bir insanın geçmişi değil, bugünkü yönelişi belirler kim olduğunu.
Rahmetli babamın bir sözü vardı: “Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.”
Belki de biz, kusursuzu ararken insanlığı kaybettik.
Sedat Peker’in yaptıkları elbette tartışılır, eleştirilir, sorgulanır. Ama kimsenin görmezden gelemeyeceği bir gerçek var: Türkiye’nin sokaklarında, ekranlarında, gönüllerinde yankılanan bir isim artık o.
Kim ne derse desin, halkın vicdan terazisinde yer edinmiş biri.
O yüzden evet, yine Sedat Peker…
Çünkü bu ülke, bazen siyasetçinin değil, halkın hissettiğiyle yön bulur.