Necat Kacan

Tarih: 03.02.2026 09:58

Yaşlılıkta Ruhsal Dinginlik ve Hayata Şükranla Bakabilme Sanatı

Facebook Twitter Linked-in

Yaşlılık dönemi, kimi zaman kayıpların gölgesinde, kimi zaman da kabullenişin aydınlığında yaşanır. Bu evre, insanın geçmişiyle barıştığı, hayatın özünü kavradığı bir zaman dilimidir. Şükran duygusu, bu dönemin en kıymetli hazinesidir; çünkü insan artık sahip olduklarının değerini, sahip olamadıklarından daha iyi anlar.


Ruhsal Dinginliğin Gücü

Yaş ilerledikçe dış dünyaya olan ilgiler azalabilir, ancak iç dünyanın zenginliği artar. Bu süreçte huzuru yakalamanın sırrı, geçmişte yapılanları sorgulamak yerine, her anın kıymetini bilmektir. Sessizlik artık yalnızlık değil, bilgelik haline gelir. İnsan, kendisiyle baş başa kalmaktan korkmaz, çünkü kendiyle dost olmuştur.

Şükranla Yaşamak

Şükran, yaşlılığın en güçlü ilacıdır. Her nefeste, her hatırada, her tebessümde bir teşekkür duygusu taşımak; hayatı anlamlı kılar. Şükran duygusu, yaşlı bireyin çevresine de huzur yayar. Çünkü minnet duyan bir kalp, çevresine sevgi ve sükûnet yayar.

Toplumun Değeri: Bilge Yaşlılar

Bir toplumun olgunluğu, yaşlılarına verdiği değerle ölçülür. Onların bilgeliğinden faydalanmak, sadece bir saygı göstergesi değil; aynı zamanda kültürel devamlılığın garantisidir. Gençler, yaşlıların hikâyelerinde kendi geleceğini görür; yaşlılar ise gençlerde hayatın devamlılığını hisseder.

“Hayat, yılların eksilmesiyle değil; tecrübelerin artmasıyla güzelleşir.”

✒️ Necat KACAN

Eğitimci Araştırmacı Yazar


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —