Necat Kacan

Tarih: 26.01.2026 10:10

Yaşlılık Döneminde Duygusal Dayanıklılığın Güçlenmesi

Facebook Twitter Linked-in

Yaşlılık, yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem değildir; aynı zamanda duygusal olgunluğun en yüksek seviyeye ulaştığı bir süreçtir. İnsan, hayatın iniş çıkışlarını gördükçe duygusal olarak daha dirençli hâle gelir. Bu dayanıklılık, yaşlı bireylerin hem kendileriyle hem de çevreleriyle daha sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlar.

Hayatın Zorlukları Karşısında Gelişen Sükûnet

İlerleyen yaşlarla birlikte kişi, olaylara karşı daha sakin ve ölçülü tepki verir. Gençliğin aceleciliği yerini kabulleniş ve derin bir anlayışa bırakır. Bu sükûnet, yılların getirdiği tecrübenin doğal bir sonucudur. Yaşlı bireyler sorunları artık “nasıl hissediyorum?” değil, “nasıl çözebilirim?” bakış açısıyla ele alır.

Duygusal Bilgeliğin Topluma Katkısı

Yaşlıların sahip olduğu duygusal bilgelik, aile ve toplum içinde önemli bir denge unsurudur. Sakinlikleri, sabırları ve doğru zamanda söyledikleri birkaç kelime bile genç kuşaklar için yol gösterici olabilir. Onların deneyimle yoğrulmuş duygusal bakış açısı, aile içi çatışmaların çözümünde ve toplumsal iletişimin güçlenmesinde büyük bir rol oynar.

“Sükûnet, yılların insana hediye ettiği en kıymetli bilgeliktir.”

✒️ Necat KACAN

Eğitimci Araştırmacı Yazar


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —