Milyonlarca sterlin rüşvet alanlar, milyonlarca sterlin değerindeki devlet arazilerini ve ormanlarını rüşvet karşılığı peşkeş çekenler ve sahte diploma elde edenler Dokunulmazlık zırhı arkasına saklanarak, sorgulanmazken, mahkemeye bile çıkarılmazken, yargılanmazken,
2017'deki KIBTEK İhalesinde usülsüzlükler yaparak Kamuyu 300 milyon TL zarara uğratanlar aleyhine açılan dava geri çekilirken;
Aşırı sarhoş, ehliyetsiz, aşırı süratli araba sürüp masum insanları katledenler 1-2 yıl yatarlı hapis cezası alırken;
Akdeniz köyü içinde aşırı dikkatsiz araç sürüp 6 yaşındaki çocuğu katleden katil, 15 bin TL ceza ile kurtulurken;
Banka sahibi Tekin Arhun, evrak sahteleme dahil 12 davadan suçlu bulunarak aldığı 4 yıl hapis cezası, 2 yıla düşürülüp 1.5 yıl yatarak çıkarken;
Çalıştığı Tekin Arhun'a ait bir şirketten 500 bin TL çalan ama evini satarak ve ikramiyesini vererek kuruşuna kadar geri ödeyen, bu arada 7 defa da Barış Sinir ve Ruh Hastahanesi'nde tedavi gören adamın 2 yıl hapis cezası alması;
Ve, eski pulları söküp yeni diye evraklara yapıştıran bir memurun 1 yıl hapis cezası alması kamuoyu vicdanında sorgulanıyor.
Birinci olayda Mahkeme, saydığım bu hususları hafifletici neden olarak kabul etmesine karşın 2 yıl hapis cezasını uygun gördü. Yoksa ceza 4-5 yıl da olabilirdi.
Ceza elbette almalı.
Cezasız Suç olmaz.
Ama ya yukarıdaki örnekler ne olacak?
Ya DOKUNULMAZLIK ZIRHI arkasına saklanan rüşvetçiler, peşkeşçiler, sahte diplomalılar ne olacak?
Herkes, 'ADALET ADAMINA GÖRE Mİ?" diye soruyor...
Kararlar, kamuoyunun bu soruları sormasına fırsat yaratmamalı, güven ve saygı yaratmalı, adalet duygusunu güçlendirmeli....
Bu böyle devam edemez!
Adaletin herkese eşit olduğu inancı yaratılmalı...
Yarın milyonlarca sterlinlik rüşvet ve yolsuzluk davaları ile
Orman ve Hazine arazilerinin peşkeş çekilmesi davaları da gündeme gelecek...
O suçlulara acaba nasıl cezalar verilecek?
Bu örneklere bakarak endişelenmemek olası değil!
Dilerim o sanıklar siyasidir, ünlüdür, güçlüdür, meşhur avukatları var vb..diye ucuz kurtulmazlar...
500 bin TL çalıp geri ödeyen hasta biri 2 yıl ceza alırken, milyonlarca sterlini cepleyenler, ormanları peşkeş peşkeş çekenler veya dev kamu zararı oluşturanlar da 2-3 yıl hapislikle kurtulmazlar!
En çok güvenilen kurum olan yargımız, bu güveni yitirmemek için, kamuoyu tepkilerini de dikkate alarak, verilen kararlar üzerinden bir özeleştiri yapmalı.
Kamuoyu vicdanı bazı kararlarla yaralanıyor.
Buna fırsat verecek, eşitsizlik duygusu yaratacak kararlar olmamalı .
En yüce yargı Kamuoyu vicdanıdır.
Kamuoyunun tepkileri mutlaka dikkate alınmalı.
" Yargı bağımsızdır, eleştirilemez" denerek tepki konmamalı, öfkelenmemeli...
Yargımıza olan güvenin kaybolmasını istemiyoruz.
Bunun üzerine titriyoruz.
Herkes titremeli...
Yargımız her zaman en saygın ve en güvenilir kurum olarak kalmaya devam etmeli.
Çünkü ADALET DEVLETİN VE GÜÇLÜ TOPLUMUN TEMELİDİR.
Bu temel sarılırsa, Devlet ve Toplum sarsılır.
Bu temeli her zaman güçlü tutmak herkesin, ama en başta Başsavcılık olmak üzere, tüm kurumlarıyla yargının görevidir.