Vedat Kan

Tarih: 01.02.2026 07:49

Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe…

Facebook Twitter Linked-in

Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe… 

Geçenlerde gazetemiz köşe yazarlarından Hakan Dikmen “Orta sınıfın sessiz cenazesi” adlı bir yazı kaleme almıştı. Sessiz sedasız bir şekilde yok olan koskocaman bir sınıfın, göz göre göre ölümünden ve hatta bilinçli olarak yanlış atılan siyasi adımlar sebebiyle de tarih olmasından bahse çalışıyordu.

Bilinçli derken kastımız; birilerinin bu çökülüşe ve hatta yok oluşa zemin hazırlamasının bilinçli yapıldığı düşüncemizdir. Bile-isteye, tasarlayarak ve hatta bas bas bağırarak…

Kiraların neredeyse günlük belirlenip, afakî oranlarda artışı esnasında sadece seyre dalıp, her hangi bir müdahalede bulunmayanların, sıra emeklinin zam artış oranına geldiği zaman; nasıl uyanık davrandıklarını ve nasıl ince hesaplar yaptıklarını anlatmaya kalem yetmez. 

Ama çok iyi inanıyor ve umuyoruz ki vatandaşımız da bunun farkında ve birileri de farkında (dır)...

Bizi üzen ve işin garibi ise bu çalışmaları yapanların bile aldıkları maaşlarıyla geçinemiyor olmalarıdır. Zaten mevcut durumda aslını inkâr ederek, vekâletini ön planda tutan ve vekili olduğu zümreyi bu şekilde rencide eden bazı insanların, aldıklarını ifade ettikleri 450 bin tl lik bir ücretle geçinemiyor olması ise bizim zaten yok hükmünde olduğumuzun, en basit delilidir. Üstelik bu söylemi kendileri söylüyor, biz sadece şaşkınlıkla dinlemekteyiz.

Gönül isterdi ki çay kaşığıyla payımıza düşeni ve aldıklarımızı da onlara verelim ama ikramda kusur korkumuz, bu cüretimizi engelliyor. Bu yüzden onlara silah zoruyla (!) yaşatmış olduğumuz bu yokluktan dolayı, nasıl üzgün olduğumuzun tarifi imkânsızdır. 

Sonuçta geçinemeyen vekil haklı ise (!) az sonra ekmeğe muhtaç edilecek olan halk ne yapsın?

Pasta yesin efendim.  

Evet, görünürde sıkıntı yok gibi…

Park yerleri araç yoğunluğundan dolup, taşıyor. Hastaneler, pastaneler, trenler, otobüsler ve hatta uçaklarda yer bulmak mümkün değil. Ocak ayındayız birkaç gün sonra yaz tatili için kıyı şeridinde adım atacak yer bulmayacağınız, avantajlı erken rezervasyonlar yapılacak.

Ancak kimin, kimlerin parasını yediği bu aşamada henüz belli değil.

Aradan kısa bir zaman geçsin ve altının senaryo gereği şaha kalkmış, bilinçli tsunamisi bir geçsin ki; işte o zaman hepimiz çok rahat bir şekilde, kimlerin ayakta kaldığını görebilelim.

Ayakta kalmak deyince bu sıralar şehrimizde bir kasırga daha koptu. 

Bir ilçemizin kredi kooperatifinde patlak veren bir durum! Ucu nerelere varır bilmem ama başta bunları denetlemekle mükellef olanların ve hatta kongrelerinde divanın başında oturanların detayına inilmesi lazım gelir diye düşünmemek elde değil. 

Gariban bir esnafa en az iki kefil, kredi tutarının çok fazlası ipotek gibi akla-hayale gelmeyen zor şartlar öne süren birilerinin, başka yerlere böylesi bonkör davranmasının elbet açıklanacak bir sebebi vardır. 

Yargıya intikal ettiğinden detayına inemediğimiz bu durumun, umarız ki; şu konkordatolarla, esnafımızın darboğaz içeren yarınlarıyla bir bağlantısı olmaması en içten dua ve temennimizdir.

Heyhat!

Bu ne çıldırtan denge? 

Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe… 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —