Mithat GÜDÜ /Emekli İmam Hatip / Gazeteci -Yazar

Tarih: 05.02.2026 09:44

Uyandıran Sesin Bedeli: Şehriyar’ın "Horoz" Hikayesi!

Facebook Twitter Linked-in

​Edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Azerbaycanlı şâir Muhammed Hüseyin Şehriyar, sadece dizeleriyle değil, hayatın içinden süzüp çıkardığı derin hikmetlerle de insanlığın vicdanına seslenir. Onun adıyla anılan o meşhur "horoz" hikâyesi, aslında sadece bir hayvanın hazin sonu değil; hakikâti haykıranların, toplumu derin uykusundan uyandırmaya çalışanların tarih boyunca değişmeyen kaderinin bir özetidir.

Hüseyin Şehriyar'a atfedilen o anlamlı hikâye şöyledir:

"Köyde bir horoz vardı, hep sabah bağırıp dururdu. Bir gün sesi kesildi. Sahibine sordum:
'Horozun sesi neden gelmiyor?' Dedi: - 'Cemaat şikayet etti, bizi uyandırıyor, bırakmıyor ki uyuyalım, ben de kafasını kestim.'
O gün anladım ki, halkı uyandırmak isteyenlerin başını kesiyorlar."

​Hakikâtin Sesi Neden Rahatsız Eder?

​Şehriyar’ın anlattığı hikâyede horoz, doğası gereği sabahın ilk ışıklarıyla birlikte vazifesini yapar: Uyandırmak.
Ancak bu ses, uykunun konforuna alışmış, rüyalarından ayrılmak istemeyen "cemaat" için bir gürültüden ibarettir. Rahatlarının bozulmasını istemeyenler, çözümü sesi kısmakta değil, sesin kaynağını yok etmekte bulurlar.

​"O gün anladım ki, halkı uyandırmak isteyenlerin başını kesiyorlar."

​Bu cümle, sadece edebî bir tespit değil, aynı zamanda sosyolojik bir gerçektir. Toplumlar, bazen içinde bulundukları karanlığın veya uykunun güvenli olduğunu düşünürler. Aydınlanma, beraberinde sorumluluk ve hareket gerektirir. Uyanmak, gerçeklerle yüzleşmektir; bu da çoğu zaman zahmetli bir süreçtir.

​Şâirin ve Aydınlanmanın Sorumluluğu

​Şehriyar gibi toplumun nabzını tutan kalemler, o horozun sabah ezanıyla başladığı görevi kalemleriyle sürdürürler. Şâirin hüznü, sadece horozun ölümüne değil, toplumun uyandırılmaya olan direncinedir.

Sesi Kesmek Karanlığı Bitirmez

​Tarih, susturulan horozların hikâyeleriyle doludur; ancak unutulmamalıdır ki horozun kafası kesilse de sabah yine de olacaktır.

Şehriyar’ın bu kıssası bizlere şunu hatırlatır: Hakikâti söyleyenleri susturmak, sadece karanlıkta kalma süresini uzatır. Gerçek bir toplum, kendisini uyandıran seslerden rahatsız olan değil, o sesin çağrısına kulak verip güne merhaba diyebilen toplumdur.
​Şehriyar’ın mirası, bizi o sesi kısmaya değil, o sese eşlik ederek karanlığı dağıtmaya davet ediyor.

Mithat Güdü


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —