Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı Paşa’nın analizini okudum.
Kıymetlidir. Derindir. Uyarıları ciddidir.
Ancak meseleye sadece görünen kareden bakarsak,
büyük resmi kaçırırız.
Bugün bazıları 30 Ocak Mutabakatı’na bakıp “Terör devletleşti” diyor.
Bazıları “YPG tasfiye edilmedi” diyerek alarm veriyor.
Peki soruyorum:
Türkiye gerçekten teslim mi oldu?
Yoksa bir kez daha oyun mu bozdu?
ABD El-Tanf’ı boşaltmış.
Rusya Kamışlı’dan çekilmiş.
SDG, Şam’a entegre edilmeye zorlanmış.
Bu tablo yenilgi mi?
Yoksa ustaca kurulmuş bir denge mi?
Türkiye sahada tankla yürürken,
masada satranç oynadı.
Terörü imha etmek bazen kurşunla olur.
Bazen de örgütü nefes alamayacağı bir sisteme mahkûm edersin.
Bugün olan budur.
PKK bağımsız bir yapı olmaktan çıkarılıyor.
Şam’a bağlanıyor.
ABD’nin askeri şemsiyesi kaldırılıyor.
Suriyeli olmayan unsurlar tasfiye sürecine sokuluyor.
Bu bir federasyon doğumu değil,
kontrollü daraltmadır.
Türkiye Arap Ligi içinde ağırlığını artırırken,
Suriye’yi karşı cephe olmaktan çıkarıyor.
Sudan’dan Somali’ye, Libya’dan Şam’a uzanan hat;
kadim devlet aklının yeniden sahaya inişidir.
Devlet romantizmle değil, dengeyle yönetilir.
Bazen kart yakılmaz, elde tutulur.
Bazen düşman imha edilmez, kuşatılır.
Türkiye bugün oyun bozuyor.
Siz hâlâ fotoğrafa bakıyorsunuz.
Unutmayın:
Türk devleti bağırmaz.
Hamle yapar.
Ve o hamle konuşur.
🖊️ Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar