Tarih, sadece geçmişte olup bitenlerin kronolojik bir kaydı değildir.
O, milletlerin hafızasıdır. Hafıza ise kimliğin temelidir. Hafızasını kaybeden toplumlar, kim olduklarını da zamanla unutur.
İşte tam da bu nedenle, Bayrampaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde; Dünya Türk Gönüllüler Birliği, BULTÜRK ve BGSAM’ın katkılarıyla düzenlenen “Türk Dünyasında Soykırımlar Sempozyumu”, yalnızca akademik bir etkinlik değil, aynı zamanda tarihî bir sorumluluğun ifadesidir.
Bu anlamlı çalışmada emeği geçen akademisyenler, araştırmacılar, sivil toplum kuruluşları, Türk Dünyası’nın kıymetli aksakalları ve bu davayı omuzlayan gönül insanları, aslında sessiz bırakılmak istenen bir hakikate ses oldular.
Gençlerin bu sürecin içinde yer alması ise geleceğe dair en büyük umudumuzdur.
Çünkü tarih, ancak onu sahiplenen genç kuşaklarla yaşayabilir.
> İnsan ölür; insanlık ölmez.
Ama insanlık, ancak hatırlamakla ayakta kalır.
Bugün sergi salonlarında gördüğümüz belgeler, fotoğraflar ve anlatılar; sadece arşivlerden çıkarılmış soğuk veriler değildir. Bunlar, bir zamanlar yaşayan, sevdiklerini kaybeden, yurtlarından edilen, sesi bastırılmaya çalışılan gerçek insanların hikâyeleridir. Türk Dünyası’nın farklı coğrafyalarında yaşanan soykırımlar, sadece geçmişin trajedisi değil; aynı zamanda bugünün vicdan sınavıdır.
Bu noktada en büyük sorumluluk ebeveynlere ve eğitimcilere düşmektedir. Çocuklarımızı bu sergilere götürmek, onlara yalnızca acıyı göstermek değildir. Asıl mesele, “Biz kimiz?” sorusuna doğru cevabı vermektir. Onlara, bu topraklarda ve bu kimlikle var olmanın bir bedeli olduğunu; ama aynı zamanda onurlu bir miras taşıdıklarını anlatabilmektir.
Çocuklarımıza gerçek tarihi öğretmezsek, başkalarının yazdığı eksik ve çarpıtılmış tarihleri ezberlemek zorunda kalırlar. Oysa Türk çocukları, kendi tarihini bilen, acıyı da direnci de tanıyan bir bilinçle yetişmelidir. Bu bilinç, nefreti değil; adaleti, insanlığı ve hafızayı besler.
Bugün düzenlenen bu sergi ve sempozyum, “unutalım” diyenlere karşı güçlü bir hatırlatmadır. Unutmak kolaydır; hatırlamak ise cesaret ister. Çünkü hatırlamak, sorumluluk doğurur. Gelecek nesillere anlatma yükünü de beraberinde getirir.
Bu nedenle çağrımız açıktır:
Tüm Türk Dünyası’ndan aileleri ve çocukları, bu sergiyi görmeye davet ediyoruz. Bir hafta boyunca açık olan bu sergi, sadece gezilip çıkılacak bir mekân değil; durup düşünülmesi gereken bir hafıza alanıdır.
Çocuklarımıza gösterelim, anlatalım, konuşalım. Çünkü tarih susarsa, gelecek yetim kalır.
Ve biz, yetim bir gelecek bırakmaya hakkımız olmadığını biliyoruz.
Not. Adres: Prof Dr. Necmettin Erbakan Millet Bahçesi sergi salonu.
Bayrampaşa
Sağimacilar tramvay durağı.
GOPasa Adliyesi