Mehmet ALPTEKİN

Tarih: 01.03.2026 22:20

Savaş Kapıda Değil, İçimizde!

Facebook Twitter Linked-in

Savaş Kapıda Değil, İçimizde 

Algı Prangalarından Kurtulma Vakti!

Son günlerde dillerde pelesenk olan bir korku var: "İsrail komşumuz olacak, ABD ve İsrail bize saldıracak!" Bu korku senaryolarıyla meşgul olanlara, asıl gerçeği görmemekte direnenlere sesleniyorum: Kafanızı gömdüğünüz o kumdan çıkarın ve etrafınıza bakın. Bu güçler Türkiye’ye asla doğrudan saldırmazlar. Neden mi? Çünkü onlar için kurşun sıkmak hem maliyetli hem de riskli. Onların çok daha sinsi, çok daha etkili bir planı var: Türkiye’yi tek bir mermi atmadan, sandık başında, kendi içimizden kuşatarak ele geçirmek!

Cephe Artık Sınırda Değil, Zihinlerde

Diz çöktüremeyecekleri, askeri gücüyle dünyaya meydan okuyan bir ülkeye neden savaş açsınlar? Kendi adamlarının alacağı %50,01’lik bir oy, binlerce tanktan daha etkili bir işgal aracıdır. Türkiye için asıl tehlike dış sınırlarda değil, içimizdeki sinsi dönüşümdedir.

Bugün geldiğimiz noktada acı gerçek şudur: Amerikan tanklarını çiçeklerle karşılayacak, kendi devletine yabancılaşmış zihinler inşa ediliyor. Rehavetimiz, bir sonraki seçimin sabahında kâbusumuz olabilir.

Gençlik Algı Bombardımanı Altında

Sadece yetişkinler değil, asıl hedef geleceğimiz.

• 16-17 yaşındaki fidanlar: Yasa dışı yayınlar ve sosyal medya manipülasyonlarıyla kendi ülkesine, kendi değerlerine ve Cumhurbaşkanına düşman haline getiriliyor.

• Beyin Yıkama Seansları: Algı yönetimiyle gençlerimiz, kendi vatanına karşı birer "gönüllü nefer" gibi devşiriliyor.

• Hukuk ve Düzen: Gece yarısı operasyonlarıyla, manipülasyonlarla iradenin sakatlanmasına seyirci kalınan bir ortam, en büyük güvenlik zafiyetidir.

Uyanış İçin Son Çağrı

"Dış güçler gelecek" diye beklerken, içimizdeki kalelerin birer birer düşürülmesine izin veremeyiz. Bu bir beka meselesidir. Yasadışı siyasetin, kirli yayıncılığın ve algı operasyonlarının panzehiri; milli bir uyanış ve sarsılmaz bir farkındalıktır.

İçerideki bu kuşatmayı görmeden atılan her adım, bizi uçuruma bir adım daha yaklaştırır. Rehaveti bir kenara bırakın. Çünkü yarın, "keşke" demek için çok geç olabilir. Türkiye’yi korumak, sadece sınırları korumak değil; zihinleri ve sandığı korumaktır!


 


 


 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —