Menü Global Bakış
Rafet Ulutürk

Rafet Ulutürk

Tarih: 09.12.2025 21:36

SANDIKLA DEĞİL, SADAKATLE KAZANANLAR

Facebook Twitter Linked-in

“Demokrasi sandıkta başlar ama sadece orada biterse, adı kandırmacadır.”
Her seçim döneminde aynı cümlelerle karşılaştık: "Bu kez değişecek!" 
"Bu sefer halk konuşacak!" "Artık söz milletin!" Ama her seferinde kazananlar değişmedi. 
Çünkü kazananlar sandıktan değil, sadakatten çıktı. Halka değil, sisteme bağlı olanlar ödüllendirildi. 
Sadakat Nereye? Halka mı, Yukarıya mı? Sandığa giden binlerce insan, umutla oy verdi. 
Ama adayları kim belirledi? Açık listelerle mi, yoksa kapalı kapılar arkasında mı?

Cevabı herkes biliyor: İsimler yukarıdan indi, halk sadece onayladı.
Sisteme hizmet eden, sorgulamayan, itiraz etmeyen,
“emirle kalkıp emirle oturan” figürler kazandı.
Çünkü bu düzen, irade değil, itaati tercih etti.
Ahlak Değil, Akrabalık Öne Çıktı
Kimse “Bu kişi hak eder mi?” diye sormadı.

Soru şuydu: “Bu kişi bizim adamımız mı?”
Bir kişi halkı temsil etmiyor olabilir, ama yukarıya bağlıysa aday gösterilirdi. 
Ve sadakat gösterisi bitince, koltuğa oturur, halkı unuturdu.

Sandık Vardı Ama Seçim Yoktu
Gerçek seçim, sadece sandığa pusula atmak değildir.
Seçim, fikirlerin yarıştığı, adayların halkla belirlendiği bir meydandır.

Ama bizde… Aday belli, sonuç belli, ve en acısı: 
umutsuzluk da artık sıradan. Sistem İçin Seçilmiş Halk Siyasi partiler 
halka hizmet etmek için değil, halka şekil vermek için çalıştı. 
Seçmeni bilinçlendirmek yerine, oyalamak, kandırmak, yönlendirmek öncelik oldu.
Ve yıllar geçtikçe, sandık halkın gücü değil, sistemin oyunu hâline geldi.

Gerçek Demokrasi Ne Zaman Başlar?
Birileri sadakatle değil, halkın duasıyla, 
desteğiyle ve güveniyle kazandığında…
Ve biz şunu iyi bilmeliyiz:
“Sadakat kişiye, irade millete aittir.
Sadakatle kazanılan güç, milleti temsil etmez; zinciri temsil eder.”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —