İnsanoğlunun iç dünyasında başlattığı en sessiz ama en sarsılmaz direniş, kuşkusuz hayal kurmaktır. Hayaller; yaşanmış ya da yaşanamamış tüm mutlulukların bir yansıması, dünyaya anlatamadığımız ama kendimize fısıldarken sesimizin titrediği en dürüst hikayelerimizdir.
Bazen bir sığınak, bazen de ruhun en masum çığlığıdır onlar. Ancak bu büyülü dünyada kaybolurken, yaşamın en çıplak gerçeğini bazen gözden kaçırıyoruz:
Anın mucizesini.
Geçmişin Gölgesinden Anın Işığına
Hayat, geçmişin bitmek bilmeyen keşkelerine ya da geleceğin belirsiz kaygılarına teslim edilemeyecek kadar kıymetli bir emanettir. Asıl değer, ne dünün tozlu raflarında ne de yarının sisli yollarında saklıdır; asıl güç, tam da şu anın kalbindedir. Geçmişi bir öğretmen gibi kabullenip, geleceği eski bir dostu bekler gibi umutla selamlamak gerekir.
Ama hepsinden önemlisi, bugün elimizi tutan o sıcak gerçeğe, "şimdi"ye sımsıkı sarılmaktır. Çünkü hayat, ertelemeye gelmeyecek kadar kısa, yaşanmaya değer her saniyesiyle bir armağandır.
Sevgiyle Dokunulan Her Şey Filizlenir
Sevgi, bir insanın yaşamındaki en sağlam temel taşıdır. Sevgiyle bakılan her yer bir cennet bahçesine, sevgiyle yapılan her iş ise bir başarı öyküsüne dönüşür. Sevgiyle atan bir yürek, sadece kendi sahibini değil, dokunduğu her ruhu besler, iyileştirir ve büyütür. Hayatı asıl güzelleştiren de bu değil midir zaten? Birinin varlığında huzur bulmak, "Seninle çok mutluyum, seninle çok benim" diyebilmek, bir insanın ruhuna sunabileceği en büyük hazinedir.
Yarın Değil, Tam Da Bugün
Dilerim ki kurduğunuz tüm hayaller, "belki bir gün" demeye yer bırakmadan, bugün hayatın tam merkezinde çiçek açar. Birinin ruhuna iyi gelmek, onun inancını ve desteğini hissetmek ruhu hafifletir; insanı hiç olmadığı kadar özgür kılar. Unutmayın ki, sevginin karşılıklı ve güçlü olduğu bir hayat, sahip olunabilecek en büyük ödüldür.
Gözlerinizden sevgi, yüreğinizden umut eksik olmasın. Sevgiyle bakın, sevgiyle kalın; çünkü hayat, sevgiyle atan kalplerin ışığında güzelleşir.