Uluslararası sistemde son yıllarda yaşananlar, klasik hukuk düzeninden ciddi bir kopuşu gösteriyor. Devletlerin artık:
Birleşmiş Milletler kararlarını beklemeden hareket etmesi
Uluslararası hukuku “çıkar varsa uygulanır” noktasına indirmesi
Güçlü olanın fiilinin meşrulaştırılması
şu soruyu gündeme getiriyor:
Uluslararası sistem, fiilen “eşkiyalık düzeni”ne mi geçti?
Bu, bayrağı olan devletlerin korsan gibi davranması anlamına gelmez; fakat devlet gücünün hukuk üstüne çıkması, tarihte eşkiyalığın tanımıyla örtüşür.
Bugün:
Denizlerde el koymalar
Enerji hatlarına sabotajlar
Seçimlere müdahaleler
Açık açık “önleyici saldırı” söylemleri
artık istisna değil, yöntem haline gelmiştir.
Bu durum “kaos” değil; kuralsız güç rekabetidir. Kurallar tamamen kalkmamıştır ama sadece güçlü için esnemektedir.
Bu Ortamda Türkiye Neden Öne Çıkıyor?
Türkiye bu düzensizliğin tam ortasında, nadir bir pozisyon elde etmiştir.
Türkiye:
İmzaya sadakat gösteren
Açık savaş çağrısı yapmayan
Aynı anda birden fazla blokla konuşabilen
Krizleri dondurmayı bilen
bir ülke profili çizmektedir.
Bu yüzden “Türkiye en güvenilir ülke” ifadesi, propaganda değil; karşılaştırmalı bir tespittir.
Şu anda birçok ülke:
Gücünü ama sözünü tutmuyor
İttifak istiyor ama bedel ödemiyor
Hukuk diyor ama çiğniyor
Türkiye ise:
Ne vaat ediyorsa orada duruyor
Yapamayacağı şeyi söylemiyor
“Taraf” değil, “denge” üretiyor
Bu, özellikle:
Enerji geçişleri
Göç yönetimi
Bölgesel arabuluculuk
Askerî caydırıcılık
alanlarında Türkiye’yi öngörülebilir tek aktörlerden biri haline getiriyor.
Yeni Dünya Düzeninde Güven Kavramı Değişti
Artık güven:
“Demokratik söylem” değil
“Askerî güç” tek başına değil
şu üçlünün toplamıdır:
Söz–eylem tutarlılığı
Kriz büyütmeme refleksi
Çok taraflı ilişki kurabilme
Bu ölçekte bakıldığında:
Büyük güçler güçlü ama güvenilmez
Küçük devletler niyetli ama etkisiz
Türkiye ise etkili ve tutarlı bir çizgide durmaktadır.
Genel Sonuç (Genişletilmiş)
Evet, uluslararası sistem resmî olmasa da fiilî eşkiyalık evresine girmiştir
Hayır, bu herkes için geçerli değildir
Türkiye bu dönemde hukuklu güç olarak ayrışmaktadır
Güvenilirlik artık ideoloji değil, davranış meselesidir
Yeni dünyada kazananlar en güçlü olanlar değil, en tutarlı kalanlar olacak.