
Cumhuriyet'in web sayfasında manşete taşıdığı "Okullarda Namaz Zorlaması" başlıklı haber, Türkiye’de on yıllardır değişmeyen bayat bir senaryonun yeniden vizyona sokulmasından başka bir şey değildir. Bir İmam Hatip Ortaokulu’nda, yani isminde "İmam" ve "Hatip" ibaresi bulunan, kuruluş amacı dînî değerleri öğretmek olan bir eğitim kurumunda, çocukların ibadete teşvik edilmesini "namaz devriyesi" gibi askerî ve baskıcı terimlerle servis etmek, en hafif tabiriyle sinsi bir algı operasyonu ve dînî değerlere düşmanlıktır.
Sormak Gerekir:
Kimin Özgürlüğü?
Haberde geçen "Burası okuldur, tekke değil" ifadesi, aslında zihinlerin ne kadar sığ bir laiklik anlayışına hapsedildiğinin itirafıdır. Bir okulun öğrencisini ahlâkî ve dînî değerlerle buluşturması neden "gericilik" olarak yaftalanır? Kendi medeniyet değerlerinden kopuk, ruhsuz bir eğitim modeli mi "çağdaşlık"tır?
Korku İklimi Yaratma Çabası
"Şeriat geliyor" çığlıklarıyla toplumun sinir uçlarına dokunmak, çocukların namaz kılmasından "tehdit" devşirmek, bu milletin inancına karşı duyulan bitmek bilmeyen o üstenci öfkenin dışavurumudur. Çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan uzak durup secdeyle tanışması kimleri, neden bu kadar rahatsız etmektedir?
İmam Hatip’in Misyonu Nedir?
Adı üstünde "İmam Hatip" olan bir okulda namaza çağrı yapılmasından daha doğal ne olabilir? Bu zihniyetin, din eğitimi veren bir okulda namazı "zorlama" olarak nitelemesi, düpedüz bir din düşmanlığı değilse, ağır bir zihinsel tutulmadır.
Bu tür haberler, milletin değerleriyle barışamamış köhne zihniyetin son çırpınışlarıdır. Gençlerin mânevî boşlukta savrulduğu bir çağda, onları secdeyle, huzurla ve disiplinle buluşturmaya çalışan idarecileri hedef göstermek, bu ülkenin geleceğine vurulmuş bir kalkandır. "Cumhuriyet" adını taşıyan bir yayın organının, halkın ezici çoğunluğunun kutsal bir ibadetini "korku nesnesi" haline getirmeye çalışması, kendi ismiyle çelişen bir ironiden ibarettir.
Unutulmamalıdır ki; bu toprakların mayası İslâm ile yoğrulmuştur. Okulda namaz kılan çocuktan değil, değerlerinden koparılmış, köksüzleştirilmiş nesillerden korkulmalıdır. Bu sinsi manşetler, milletin gönlündeki iman ateşini söndürmeye yetmeyecektir.
Mithat Güdü