SABAHATTİN İSMAİL

Tarih: 15.01.2026 11:46

LİDERİMİZ DR. KÜÇÜK'Ü ANMAK!

Facebook Twitter Linked-in

Dr.Küçük ve Denktaş'ın özdeyişleri bir broşürde toplanmalı ve her yıl öğrencilere dağıtılmalıdır.

Sabahattin İsmail

Bugün, Milli Varoluş mücadelemizin önderi Dr. Fazıl Küçük'ün, 42. Ölüm yıldönümü.
O'nu hasretle, sevgiyle saygıyla anıyoruz..
O'nu örnek alarak mücadele azmimizi tazeliyoruz... "Düşünüyordum ki, benden hizmet bekleyen bir vatan, bir Türklük vardır. Ve bunun da vazifelerin en büyüğü, en kutsisi olduğunu anlayarak işe koyuldum" diyerek, 1942 yılında Halkın Sesi Gazetesini çıkarmış ve milli mücadeleye atılmıştı.
Kendinden önceki ilk seçilmiş  toplum liderimiz olan, ikinci MİLLİ KONGRE'yi toplayan ve İcra Heyeti Başkanlığını yapan Kavanin Meclisi üyesi, büyük Atatürkçü Mehmet Necati Özkan'dan devraldığı bayrağı, tıpkı bir bayrak koşusundaki gibi süratle taşımaya ve yere düşürmeden kendinden sonrakilere devretmeye ant içmişti...
Dönem, sömürge yönetimi baskılarının en yoğun yaşandığı, milli hareket ve sembollerin, milliyetçi-Kemalist yazı ve yayınların yasaklandığı, ağır şekilde cezalandırıldığı sömürge dönemiydi…
1920'lerin toplum önderlerinden öğretmen Mehmet Remzi Okan'ın çıkardığı ve Kurtuluş Savaşına büyük destek veren SÖZ ve Doğruyol Gazeteleri, İngiliz sömürge yönetiminin tüm baskı ve sansürüne karşın, ENOSİS'e karşı mücadelenin bayraktarlığını yapmış ancak artık yorgun düşmüştü...
Rumlar 1931’de ENOSİS için isyan etmişlerdi, koloni idaresi koyduğu yasakları Türk Halkına da uygulamaktaydı..

MÜCADELE DOLU BİR YAŞAM

Dr. Küçük, önce Kemalist, Anavatan sevdalısı SÖZ Gazetesi’ndeki yazılarıyla katıldı milli mücadeleye…
Atatürk düşüncesinin yazıları ve söylevleriyle halka aktarılması... Belediye meclislerinde Rum üyelerle dişe diş mücadele...
Gazeteyi ve yazarlığı, milli mücadelenin bir aracı olarak seçişi...
Eğitimimizin ve Evkaf’ın İngiliz idaresinden kurtarılması...
Vakıflar’ın Türk Toplumuna devredilmesi... 
İlk örgütlenmeler; KATAK, Kıbrıs Milli Türk Partisi, Kıbrıs Türktür Partisi, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu...
İngiltere, Amerika temasları...
1948, 1949 Lefkoşa mitingleri. ..
Türkiye'nin her vilayetinde düzenlenen ve konuşmacı olduğu Kıbrıs mitingleri...
Yeraltı direniş örgütümüz VOLKAN'ın kurulması ve TMT'deki görevleri...
Ardından 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kuran anlaşmalara Türk Halkını temsilen imza koyması...
Denktaş ile birlikte Türk halkına eşit kurucu ortak statüsünü kazandırmaları ... 
Türkiye'nin garantörlüğünü ve 82 yıl sonra Türk askerinin yeniden adaya gelmesini sağlamaları... Sonra VETO HAKKINA SAHİP Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkan Muavinliği....
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğindeki ortaklığımızı ve eşit statümüzü layıkıyla temsil etmesi...
Ve sonra o karanlık yıllar...
AKRİTAS terör örgütü saldırıları, katliamlar, 103 köyümüzün işgali, göçler, 25 bin göçmenin iskanı ve ihtiyaçlarının karşılanması...
Ayrı bir Türk yönetiminin kurulması....
1963-1974 döneminde TMT öncülüğünde ulusal kurtuluş savaşımız, şanlı direniş yılları...
Özetle, Dr. Küçük, ilk gün verdiği söze bağlı kalarak, kendisinden hizmet bekleyen Halkı, vatanı, Anavatanı ve Türklük için yılmadan her türlü zorluk içinde mücadele etti, direniş bayrağını elden düşürmedi...
Mücadeleyle dolu yaşamı sonunda 1974 Barış Harekatını gördü ve KKTC’nin kuruluşuna gözyaşları içinde tanıklık yaptı

ÖZDEYİŞLERİ

"BÜTÜN EMELİMİZ MEMLEKETİ SAĞLAM KARAKTERLİ TÜRK GENÇLİĞİNE BIRAKMAKTIR" diyordu...
Bunu başardı...
Bayrağı devrettiği yardımcısı Rauf Denktaş ve sağlam karakterli gençlik, Türk halkını bağımsız devlet kuracağı günlere kadar getirdi...
Dr. Küçük o mutlu günü de gördü...
Son ana kadar gazetesi ile, yazıları ile genç nesli yalnız bırakmadı, bu onurlu kavgada sarsılmaz desteğini sürdürdü...
Şu sözleri sanki bugünler için söylemiştir.
"MUHALİF, MUVAFIK HER VATANDAŞIN TEK BİR CEPHE HALİNDE MÜŞTEREK BİR SİYASET TAKİP ETMESİ VARLIK VE BEKAMIZ NAMINA ŞARTTIR."
**
Türkiye'ye sarsılmaz bağlılığı ve inancı vardı.
Şöyle diyordu:
"KIBRIS TÜRKÜ; TÜRKİYE SENİ HİÇBİR ZAMAN YAD ELLERE BIRAKMAYACAKTIR. BU VATANDA KENDİ BAYRAĞIN ALTINDA, EBEDİYETE KADAR YAŞAYACAĞINA EMİN OL VE YARINA ÜMİTLE BAK..."
**
Ve, şu sözleri de ne denli uzak görüşlü olduğunun bir başka göstergesidir:
"TÜRKİYE İÇİN HAYATİ OLDUĞU KADAR ŞEREF VE HAYSİYET MESELESİ OLAN KIBRIS DAVASI, TÜRKİYE'SİZ HİÇBİR ZAMAN HALLEDİLEMEZ VE EDİLEMEYECEKTİR."
**
Buna paralel olarak Kıbrıs sorununun çözümünde, Türkiye'nin garantörlüğünün taşıdığı öneme de şöyle işaret ediyordu:
"BENCE KIBRIS TÜRK HALKININ, TÜRKİYE TARAFINDAN GARANTİSİ, ÖN PLANDA YER ALAN HAYATİ BİR KONUDUR. BUNDAN NE FERAGAT EDİLEBİLİR, NE DE FEDAKARLIK GÖSTERİLEBİLİR."
**
Mehmet Remzi Okan'ın, Mehmet Necati Özkan'ın, Dr. Küçük'ün, Denktaş’ın bu türden özdeyişlerini içeren bir kitap mutlaka hazırlanmalı ve her dönem okullarda dağıtılmalı, çocukların öğrenmesi sağlanmalıdır.
Bunu her yıl yazıyorum ama Milli Eğitim Bakanlığı kulaklarını tıkıyor.
Niye?
Çocuklarımızın, Onların özdeyişlerini öğrenmesinde ne sakınca görüyorsunuz?
Var mı bir izahınız?
Üniversite öğrencilerinin ve akademik kariyer yapanların da liderlerimizin mücadelesini konu alan tezler hazırlamaları ve bu tezleri kitap olarak yayınlamaları teşvik edilmelidir.

EMANETİ YAŞATILACAK

Tarihte çok az liderin hayatı, kendi toplumlarının tarihleri ile bütünleşmiştir. 
Dr. Küçük ve Denktaş bu tür liderlerdendir. 
İki liderimizle birlikte yıllarca çalışmanın onurunu her zaman taşıyacağım…
1975 yılında daha 21 yaşında İstanbul’da gazetecilik eğitimi alırken, Dr. Küçük’ün kurup yönettiği Halkın Sesi’nde muhabir olarak gazeteciliğe başladım…
Köşe yazarlığı kariyerim de Dr. Küçük’ün yanında, O’nun verdiği fırsatla başladı ve gelişti…
İlk yazımı 1975'de Halkın Sesi gazetesinin ön sayfasında, sol köşedeki kendi yazısının karşısında, sağ köşede yayınlayarak beni onore etti.
O’nun irticalen dikte ettirdiği birçok yazısını eski daktilosunda yazdım, tashihlerini yaptım. Beğendiği yazılarımı ön sayfada yayınlayarak beni hep teşvik etti, onurlandırdı, gazete mutfağında görev verdi…
Gece editörü, muhabir ve yazar olarak Halkın Sesi’nde, yazı işleri müdürü emektar Akay Cemal’in yanında yıllarca emek verdim, en iyi şekilde yetişmeme katkıda bulundu…
İngiliz ve ortaklık Cumhuriyeti anılarını, 1963-1974 dönemi zorluklarını,  mücadelesini, milli direniş günlerimizi  birçok kez kendi ağzından dinledim… 
Milli dava, milli mücadele, milli direniş tarihimiz konusunda elde ettiğim bilgi, deneyim ve birikimde iki liderimizin de eşsiz değerde katkıları vardır.
Dr. Küçük ve Denktaş’ın milli mücadelesine, vasiyetlerine, en büyük emanetleri olan KKTC’ye, Anavatana, bağımsızlık ve egemenliğe sahip çıkmak ulusal görevimizdir. 
Onlara, mücadelelerine, en büyük emanetleri ve eserleri olan KKTC'ye sahip çıkmak, kendi tarihimize, varlığımıza, devletimize, geleceğimize sahip çıkmaktır.
Dr. Küçük'ü anmak lafla değil, icraatla, KKTC 'ye ve devleti savunacak gençliğe sahip çıkmakla olur.
42. ölüm yıldönümünde mücadele önderimizi rahmetle anıyorum.
Rahat uyu büyük lider, sevgili doktor, rahmetin bol olsun, gözün arkada kalmasın…
Emanetin sonsuza dek korunacaktır…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —