İkiyüzlülük ve gıybet, insanlık tarihinin en alçakça huylarıdır. Yüzüne güldüğü insanın arkasından atıp tutan, sonra da aynı sofraya oturup aynı safta durabilen birinin karakterinden, ahlakından şüphe duymamak elde değildir. Çünkü insan dediğin, özüyle sözü bir olandır.
Hayat, kimi zaman bizleri farklı karakterlerle, farklı yollarla karşı karşıya getirir. Bazen aynı hedefte yürür, bazen aynı gemide yol alırız. Ama ne demişler: “İnsanı tanımak istiyorsan ya ticaret yapacaksın ya da yolculuk.”
Biz de bu hayat yolculuğunda kurt görünümlü köpeklerle de yol yürüdük. Kimi zaman dost gibi davrandılar, kimi zaman sırtımızdan hançerlediler. Tabi ki it itliğini yaptı, biz de yollarımızı ayırdık. Çünkü bizde karakter pazarlığı olmaz, menfaat için eğilip bükülmek yoktur.
Bu yolculukta sadece kötüleri tanımadık elbet. Çok kıymetli dostlarla da yollarımız kesişti. Ağabey bildiklerimiz oldu, aksaçlı bilgelere denk geldik. Onların bir sözü, bir nasihati bize yön çizdi. İşte o yüzden, birileriyle yollarımız ayrılmışsa, bilin ki vardır bir sebebi. Biz kimsenin arkasından konuşmayız, kimsenin ekmeğinde gözümüz olmaz.
Bizim duruşumuz nettir. Kalbimizde kin değil, tecrübe birikir. Kim ne yaparsa yapsın, her şeyin bir karşılığı vardır. Biz dua ederiz, “çarşısı pazar olsun” deriz, geçeriz. Çünkü biliriz ki zaman, her şeyin ilacıdır. Maske düşer, yüz kalır. Gerçek dost da düşman da er geç kendini belli eder.