
Kemalist ideolojinin temel stratejilerini kavramak için, öncelikle Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı mücadelesindeki antiemperyalist duruşun stratejik ve psikolojik felsefesini anlamak gerekir. Bu felsefe, sadece bir askeri başarı değil, bir milletin esaretten iradeye geçişinin zihinsel devrimidir.
Devrim Felsefesinin Özü
Kemalizm’in devrim felsefesi; Türk milletini çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştırmayı hedefleyen; laik, ulusalcı ve akılcı bir modernleşme projesidir. Bu proje, modern çağa geçişin Türk tarihindeki özgün adıdır.
Temel Dinamikler: Akıl ve Bilim
Sistemin ana taşıyıcısı, köhneleşmiş kurumları yıkarak yerlerine bilgiyi ve bilimi önceleyen, milli egemenliğe dayalı bir yapıyı inşa etmektir. Sürekli gelişimi ilke edinen bu dinamizm, devletin niteliğini "çağdaş ve modern" olarak tescil eder.
Kemalizm’in Stratejik Sütunları
Antiemperyalizm ve Tam Bağımsızlık: Siyasi, ekonomik ve kültürel her alanda kayıtsız şartsız bağımsızlığı esas alır.
Çağdaşlaşma (Muasır Medeniyet): Geri kalmışlığın zincirlerini kırarak çağın en ileri düzeyine ulaşma iradesidir.
Akılcılık ve Pozitivizm: Dogmatik düşünce kalıpları yerine, yegâne rehber olarak akıl ve bilimi kabul eder.
Laik Hukuk Düzeni: Devlet düzeninin ve hukuk sisteminin inanç temelli değil, akli ve pozitif esaslara dayandırılmasıdır.
Milli Egemenlik: Egemenliğin şahıslara veya zümrelere değil, kayıtsız şartsız millete ait olduğu Cumhuriyet rejimidir.
İnkılapçılık (Sürekli Devrim): Devrimlerin donup kalmasına izin vermeyen, çağın ihtiyaçlarına göre kendini sürekli yenileyen bir gelişim felsefesidir.
Kapsayıcı Milliyetçilik: Irkçılığı reddeden; kültürel ve siyasi birliğe dayalı, birleştirici bir ulus bilincidir.
Sonuç olarak; Kemalizm, çok uluslu bir imparatorluk yapısından modern bir ulus devlete geçişi sağlayan yapısal bir dönüşümün; sosyal, kültürel, hukuki ve ekonomik temellerini atan sarsılmaz bir sistemdir.
Ali Berham ŞAHBUDAK Cumhuriyetçi Aydınlanma Partisi Kurucu Genel Başkanı