Okullar kapandı, karneler dağıtıldı.
Her evde aynı tablo…
Kimi sevinçli, kimi mahcup.
Ama kimse şu soruyu sormuyor:
Biz ebeveynler bu dönem sınıfı geçebildik mi?
Çocuklarımızın karnesindeki notlara bakıyoruz da,
elimizdeki telefonun ekran süresine bakmıyoruz.
“Ders çalış” diyoruz,
ama kendimiz saatlerce ekran başından kalkmıyoruz.
İşte asıl çelişki burada başlıyor.
Bugün çocuklarımız bilgiyle değil, algıyla büyüyor.
Oyunla değil, bağımlılıkla oyalanıyor.
Sohbetle değil, sessizlikle büyüyor.
Aynı evin içinde,
aynı masanın etrafında,
herkes başka bir ekrana bakıyor.
Bu manzara bize ait değil.
Bu, bu milletin çocuklarına yakışan bir tablo hiç değil.
Biz;
masal dinleyerek büyüyen,
sokakta düşüp dizini kanatan,
büyüklerin elini öpen,
küçüğün başını okşayan bir milletin evlatlarıyız.
Ama şimdi çocuklarımız,
parmağıyla ekran kaydırmayı
kitap sayfası çevirmekten daha iyi biliyor.
Tehlike tam da burada.
Dijital bağımlılık bir teknoloji meselesi değildir.
Bu, bir nesil meselesidir.
Bu, bir gelecek meselesidir.
Bu, milli bir güvenlik meselesidir.
Çünkü ekrana teslim edilen çocuk,
hayata geç teslim olur.
Sorumluluğu geç öğrenir.
Sabretmeyi, paylaşmayı, mücadeleyi öğrenemez.
Sonra da sorarız:
“Bu çocuklar neden yalnız?”
“Bu gençler neden umutsuz?”
“Bu nesil neden kopuk?”
Cevap çok net:
Biz kopardık.
Evlatlarımızın elinden kitabı alıp
tableti verdik.
Sohbeti kestik,
Wi-Fi şifresini uzattık.
Ama hâlâ geç değil.
Bu karne dönemi bir fırsattır.
Sadece çocuklar için değil,
anne-babalar için de…
Telefonu biraz kenara koyup
çocuğumuzun gözlerinin içine bakma zamanıdır.
Birlikte yürüyüş yapma,
birlikte kitap okuma,
birlikte susup birlikte gülme zamanıdır.
Unutmayalım:
Bu milletin geleceği,
ekran ışığında değil,
insan yüzünde yetişir.
Evlatlarımızı dijital esarete değil,
bilince, ahlaka, kimliğe emanet etmek zorundayız.
Çünkü biz,
çocuklarını algoritmalara teslim eden bir millet değil,
neslini irfanla büyüten bir milletiz.
Ve bu karne dönemi bize şunu hatırlatıyor:
Çocukların notları değil, bizim duruşumuz belirleyici.
Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk