Rafet Ulutürk

Tarih: 06.02.2026 08:04

İsteklerin Esiri mi, Bilginin Efendisi mi?

Facebook Twitter Linked-in

Günümüz dünyasında sevgi, "her istenileni yapmak" ile karıştırılır oldu.
Modern ebeveynlik anlayışı; uykusundan yemeğine, kıyafetinden eğlencesine kadar çocuğun önüne sınırsız bir alan açmayı "özgürlük" sanıyor. Oysa sınırların olmadığı bir yerde özgürlük değil, sadece arzuların diktatörlüğü vardır.
Bilgi Yetmez, İrade Şart

Bir çocuğu dünyanın en seçkin okullarında okutabilir, zihnini bir kütüphane dolusu bilgiyle donatabilirsiniz.
Ancak o çocuk, kendi arzularına karşı bir "fren mekanizması" geliştirememişse, sahip olduğu ilim ancak altın semerli bir yüke dönüşür. Eskilerin dediği gibi; kendi nefsine söz geçiremeyenin, başkasına söyleyecek sözü olamaz.

Sınırsızlık İllüzyonu
İstediği saatte uyuyan, canı ne çekerse onu yiyen, her arzusuna anında ulaşan bir çocuk aslında zihinsel bir hapishaneye mahkûm edilmektedir. Çünkü;
- Freni olmayan bir zekâ, menzile varamadan savrulmaya mahkûmdur.
- Disiplinle tanışmamış bir ilim, sahibini bile iyileştiremeyen bir ilaç gibidir.
- Sabretmeyi öğrenememiş bir dâhi, ilk zorlukta vazgeçen bir kaybedendir.
Gerçek eğitim, sadece bilgi yüklemek değil, o bilgiyi taşıyacak olan karakter kabını sağlamlaştırmaktır. Eğer karakter kabı "sınırsız müsamaha" ile çatlamışsa, içine ne kadar hikmet doldurursanız doldurun sızdıracaktır.

Kendi Hayatının Dümencisi Olmak
Bir çocuğa "hayır" dememek, ona iyilik yapmak değil; onu yarının fırtınalı denizinde dümensiz bir gemiyle baş başa bırakmaktır. Alim de olsa, dâhi de olsa; kendi uykusuna, iştahına ve öfkesine hükmedemeyen bir birey, bilgisinin ışığıyla ne kendi yolunu ne de toplumun yolunu aydınlatabilir.

Sonuç olarak; evlatlarımıza sadece "bilmeyi" değil, "durmayı" da öğretmeliyiz. Unutmayalım ki, dünyayı değiştirecek olanlar sadece çok bilenler değil, bildiklerini güçlü bir iradeyle hayata geçirebilenlerdir. Kendi nefsine fren koyamayanın ilmi, kendine bile hayır etmez.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —