Necat Kacan

Tarih: 26.01.2026 10:12

İNCİRİ TANEYLE SATAN ÜLKENİN AĞIR GERÇEĞİ

Facebook Twitter Linked-in

(Gelir Dağılımı, Enflasyon ve Siyasi Sorumluluk Üzerine)

 

Bir manav tezgâhı…
Köy inciri, koca bir leğenin içinde duruyor ama altındaki etiket her şeyi tokat gibi yüzümüze çarpıyor:
“TANE: 30 TL – KİLO: 1200 TL.”

Bir zamanlar Anadolu’nun en mütevazı, en ulaşılabilir meyvelerinden biri olan kuru incirin bugün “tane hesabıyla” satılması, aslında sadece ekonomik bir tablonun değil; yönetim anlayışının, gelir dağılımının ve sosyal adaletin geldiği yerin somut bir fotoğrafıdır.

Artık incir, ceviz, badem, peynir, zeytinyağı… Hepsi halkın sofrasından teker teker çekilip vitrindeki “lüks ürünlere” dönüştü. Bu durum arz-talep dengesiyle, küresel ekonomiyle, kur dalgalanmasıyla açıklanamayacak kadar derin ve sistematik bir bozulmanın sonucudur.


GELİR DAĞILIMI UÇURUMU: TÜRKİYE’NİN SESSİZ ÇIĞLIĞI

Bugün Türkiye’de en zengin yüzde 10’un serveti, en yoksul yüzde 50’nin toplam gelirinin katbekat üstünde.
Asgari ücretlinin maaşı yıl ortasında eriyor, emeklinin nefes payı kalmıyor, memur maaşı daha hesaba yatar yatmaz buharlaşıyor.

Halkın yarısı pazara fileyle gidip sepeti yarım dolduruyor; diğer yarısı market raflarına sadece bakarak geçiyor.

Bu tablo, ekonomiyi yönetenlerin başarısızlığının değil de nedir?
Bu tablo, en temel görevi “vatandaşı korumak” olan yönetimlerin sınıfta kaldığını göstermiyor da neyi gösteriyor?


ENFLASYONUN ARDINDAKİ SİYASİ TERCİH

Enflasyon sadece ekonomik bir veri değildir; bir yönetim tercihinin sonuç raporudur.
Sürekli artan vergiler, yanlış kur politikaları, ithalata bağımlı üretim modeli, plansız tarım politikası, denetimsiz piyasa…

Bugün incirin taneyle satılmasının sebebi:

– Çiftçinin destek almaması,

– Üreticinin maliyet altında ezilmesi,

– Market zincirlerinin fahiş kârları,

– Kur politikalarının üretimi bitirmesi
ve en önemlisi tüm bu süreci kontrol edemeyen siyasi iradedir.


HALKIN SOFRASINI KÜÇÜLTEN YÖNETİM BAŞARILI OLAMAZ

Ekonomik başarı, makro tablolarla, grafiklerle veya “büyüme” söylemleriyle ölçülmez.
Ekonominin gerçek başarısı mutfakta ölçülür.
Günde üç öğün yiyebilen ailelerin sayısı artıyorsa ekonomi iyidir; azalıyor ise çökmüştür.

Bugün Türkiye’de:

* Sofradaki et payı azaldı,

* Süt ürünleri lüks oldu,

* Meyve-sebze kışın hayal oldu,

* Emekli pazarda kırık sebze topluyor,

* Gençler fast-food kuyruklarına mahkûm oldu.

Bu tablo gurur değil, utançtır.
Bu tablo başarı değil, beceriksizliğin göstergesidir.


SADECE İNCİR DEĞİL: UMUT DA TANESİNE KALDI

Köy incirinin taneyle satılıyor olması, aslında halkın umudunun da taneye indiğini gösteriyor.
İnsanlar artık hedef koymuyor, birikim yapmıyor, gelecek planı yapamıyor.

Maaş günüyle kira günü arasındaki fark, toplumun ruhunu eritiyor.
Bugün Türkiye enflasyonla değil, yaşam kalitesinin çöküşüyle boğuşuyor.


SONSÖZ : BU FOTOĞRAF TESADÜF DEĞİL, BİR UYARI

Tezgahtaki incir, bir ekonomik ürün olmaktan çıkmış; bir yöneticilik sınavının kâğıda dökülmüş hâlidir.
Bu fotoğraf bir “hata” değil; yanlış politikaların, kötü yönetimin ve sorumluluk almayan zihniyetin sonucudur.

Türkiye halkı bu fotoğrafı hak etmiyor.
Daha adil bir düzeni, üretimi önceleyen politikaları, halkı koruyan bir devleti hak ediyor.

Çünkü bir ülkeyi yönetenler halkı yoksullaştırıyorsa, o yönetimin en büyük projesi başarısızlıktır.

Necat KACAN

Eğitimci Araştırmacı Yazar


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —