Rafet Ulutürk

Tarih: 03.02.2026 09:35

Hoş geldin Şubat 2026

Facebook Twitter Linked-in

Takvim yaprakları sessizce değişti. Ocak, ardında yorgun ama öğretici izler bırakarak çekildi. Şubat ise kapıyı usulca araladı; ne kışın sertliğini sakladı ne de baharın umudunu gizledi. Tam ortada duruyor şimdi: Soğuğun içinde sıcacık bir ihtimal gibi.

Şubat, takvimde kısa; ama anlamda derin bir ay. Günleri az, duyguları yoğun. Belki de bu yüzden insana durup düşünmeyi, içini yoklamayı daha çok hatırlatıyor. Dışarıda kar serpiştirirken, içimizde filizlenen umutları fark etmemizi istiyor. Tıpkı karların arasından başını uzatan o inatçı çiçekler gibi… Hayat, en soğuk günlerde bile “ben buradayım” demeyi biliyor.

Yeni ay demek, yeni niyetler demek. Yarım kalmış cümleleri tamamlamak, ertelenmiş hayalleri raftan indirmek demek. Şubat, bize şunu fısıldıyor: “Hâlâ vakit var.” Hâlâ toparlanabiliriz. Hâlâ affedebiliriz. Hâlâ başlayabiliriz.

Belki bu ay, biraz daha yavaşlamalıyız. Gürültünün içinden çıkıp kendi sesimizi duymalıyız. Koşturmanın arasında kaybolan kalbimizi hatırlamalıyız. Bir çay koyup camdan dışarı bakmalı, düşüncelerimizi acele etmeden dinlemeliyiz. Çünkü bazen en büyük ilerleme, durabilmektir.

Şubat aynı zamanda şefkat ayıdır. Kendimize, sevdiklerimize, hatta hayata karşı daha yumuşak olmayı öğretir. Kışın sertliğine inat, içimizdeki merhameti büyütmemizi ister. Küçük iyiliklerin büyük anlamlar taşıdığını yeniden hatırlatır.

Bu ay, bolluk ve bereket dilemek sadece sofralar için değil; kalplerimiz için de olsun. Sağlık, yalnız bedenimize değil; ruhumuza da dokunsun. Mutluluk, yüksek sesli kahkahalardan ibaret olmasın; iç huzurunun sessiz tebessümünde de yer bulsun.

Hoş geldin Şubat…
Bize biraz umut, biraz sükûnet, biraz da cesaret getir.
Karın beyazlığından temiz bir sayfa,
Lalelerin kırmızısından canlı bir heyecan bırak avuçlarımıza.

Ve biz, bu kısa ayın kıymetini bilelim.
Az günün, çok anlamı olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —