Ortadoğu’nun kirli satrancında taşlar bir kez daha yer değiştirdi.
Ve bu defa sahnede, yıllardır aynı emperyalist sofradan beslenen iki aktör birbirine girdi:
Barzani hanedanı ile İmralı’nın kuklası Abdullah Öcalan.
Biri Washington’un petrol bekçisi,
Diğeri emperyalizmin taşeronu…
Ve şimdi bu iki aparat, Halep üzerinden birbirini boğazlıyor.
Barzanilerin finanse ettiği yayın organlarında çıkan analizler, bir gerçeği itiraf ediyor:
Halep düştü. Fırat’ın batısı gitti.
Ve bu yenilginin suçlusu olarak Öcalan’ı gösteriyorlar.
Peki neden?
Çünkü Barzani projesi çöktü.
Çünkü “Rojava” hayali Halep’te duvara tosladı.
Çünkü ABD’nin “Kürt koridoru” planı Akdeniz’e ulaşamadı.
Ve şimdi, herkes suçlu arıyor.
KUKLA, KUKLAYI SUÇLUYOR
Daha düne kadar aynı masada oturanlar,
Aynı istihbarat servislerinden maaş alanlar,
Aynı haritaları paylaşanlar…
Bugün birbirine “ajan” diyor.
Barzanilerin Öcalan’a yönelttiği suçlama şudur:
“Sen bizi sistem içinde tuttun, İsrail ve Batı ile yakınlaşmamızı engelledin.”
Yani itiraf ediyorlar: Biz bağımsız değildik, biz bir projeydik.
Ve Öcalan da bu projenin başka bir ayağıydı.
Biri İsrail’in, biri CIA’nın, Biri Ankara’yı oyalamak için, Biri Şam’ı parçalamak için sahaya sürülmüş iki aparat…
Şimdi sahne daraldı, alan daraldı, Maskeler düştü.
HALEP’TE KAYBEDİLEN SADECE TOPRAK DEĞİLDİR
Halep, sadece bir şehir değildir.
Halep, Kürt koridorunun kilididir.
Halep, Fırat’ın batısına açılan kapıdır.
Halep, Akdeniz hayalinin eşiğidir.
Ve o kapı kapandı.
Bu yüzden Barzani cephesi paniktedir.
Bu yüzden Öcalan’ı hedef tahtasına koymuşlardır.
Çünkü Halep kaybedilirse, “Kürdistan” masalı çöker.
Ama burada daha derin bir gerçek vardır:
Bu çatışma bir “Kürt iç kavgası” değil,
Bu bir emperyalist paylaşım kavgasıdır.
Kim daha çok toprak,
Kim daha çok petrol,
Kim daha çok meşruiyet alacak kavgasıdır.
ANKARA’NIN GÖRMESİ GEREKEN ŞEY
Bugün Türkiye için asıl soru şudur:
Halep’te gerçekten bir temizlik mi yapıldı?
Yoksa sahada bir tiyatro mu oynanıyor?
Fırat’ın batısı gerçekten terörden arındırıldı mı?
Yoksa örgüt doğuya çekilip başka bir masada mı kullanılacak?
Çünkü Washington’un planı şudur: PKK’yı bitirmek değil, PKK’yı taşımak ve yeniden konumlandırmak.
Bugün Halep’ten çıkan, Yarın Kamışlı’da, Öbür gün Deyrizor’da karşımıza çıkar.
Aynı terör, Sadece başka adreste.
İKİSİ DE TÜRK MİLLETİNİN DÜŞMANIDIR
Barzani de,
Öcalan da,
YPG de,
PKK da…
Aynı zincirin halkalarıdır.
Bugün birbirlerini yesinler, Bizim için fark etmez.
Çünkü ikisinin de hedefi aynıdır: Türkiye’nin güney sınırını parçalamak,
Türk milletinin jeopolitik omurgasını kırmak.
Halep’te yanan sadece bir şehir değil,
Bir emperyal planın sigortasıdır.
Ve o sigorta patladı.
Şimdi kuklalar birbirine girmiştir.
İzlemek yetmez…
Bu fırsat stratejik şekilde değerlendirilmelidir.
Çünkü tarih, tereddüt edenleri değil,
Hamle yapanları yazar.
Gökalp Şentürk
Strateji Uzmanı Gazeteci Yazar