“Olmaz, gabul etmim arhadaş, valla olmaz!”
“Ne olmaz Nuri Gakgo, olmayan ne? Karnından konuşmayı bırak da açık açık söyle…
“Sen, olanların farkında değilsin herhal! Sen hala gaz boğazlayanların dediklerine inanisin. Sen hâlâ siyencelerin gıçı gırıh it gibi nası dolaştığlarını görmisin. Götünü goyup galçasından ossuranların, gurt düşünmek için yara arayanların farkında değilsin!
“Gakgo, vallahi senin yine hey Heylerin üstünde de bu söylediklerinden hiçbir şey anlamadım.
“Torpah başan! Annamassın elbet! İşen gelmi! Gözün kör, gulağın sağır olmuş. Ahan da arhamızdan ayı bağıri, sen türkü sölisin. Bütün bu olanlar sahan su çığıltısı geli; amma ele olmi!
“Anlamadım, ne oluyor, ne olmuyor?”
“Ne oli, ne olmi mi? Dinne elese parti liderlerinin seçtükleri bizim onaylayıp TBMM’sine gönderdiğimiz vekiller var ya!”
“Eeee!”
“Ne e’si! Ahan da bunnar TBMM’de bi komisyon gurmuş, terörsüz Türkiye diye yola çıhmışlar sonra da kurdukları komisyonun seçtiği üyelerini 50 bin insanımızın katline sebep olan bebek katili APO’nun, ayağına göndermiş o caniye meşruiyet gazandırmışlar. Annayacağın. terör örgütü elebaşısı Öcalan’ı devletle eşitlemişler.
“İyi de Emmi sen yani bu ülkeye barış gelmesin mi istiyorsun? Barış istemek, sulh içinde yaşamak niye seni rahatsız ediyor? Bak, Mesut Barzani bile “Bölgede başlayan barış sürecinin başlamasından çok mutluyuz. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Türk devletine, parlamentoya ve Türkiye halkına barış sürecini başlattıkları için teşekkür ediyorum. En doğru yol ve doğru seçenek barıştadır. Ayrıca Öcalan'ı da olumlu adımlar attığı için kutluyorum." diyor.
“Ha! Yani bozacının şahidi şıracı olununca olanlara doğru deyisin he!
“Öyle değil mi?”
“Ele mi? Sen bu Barzanileri ne gadar tanisin? Aha bu Barzani var ya… Bunun dedesi Osmanlıya isyan etmiş, babası Rusya’ya sığınmış oradan Irak’a isyan bayrağı açmış, Musul’da Kerkük’te Türkmenlere olmayan işkenceyi mubah saymış bi aile. Şindi sen bahan bununla mı gelisin! Neyse, söyliyecek çoh şeyim var ya gonu bu del.
“Peki, Gakgo konu ne?
“Gonu, Ortadoğu’da güçlü bir Türk devletinin varlığından duyulan rahatsızlıh. Gonu bu torpahlardan Türk izini silmek. Gonu, dün İngiliz’in bugün Amerika ve İsrail’in istedükleri…
“Ne istiyor ABD ve İsrail?”
“Ha, onnarın istedükleri de İmralı’da TBMM üyelerine APO’nun verdiği talimatlarda sahlı. Ne deyi ABD-İsrail-İngiltere taşeronu Türk ve Kürt düşmanı APO?
“Ne diyor?
“Deyi ki önce bahan hukuki ve siyasi hak tanıyın. Meclisinizi toplayın Anayasanın ilk dört maddesini yeniden düzenleyin. 66. maddesindeki Türk tanımını galdırın. Resmi dil Türkçe’nin yanına Kürtçe ve Arapça’yı goyun! Askerinizi, polisinizi, öğretmenizi katledenlere de artıh terörist demekten vazgeçin! Suça garışmış, garışmamış bütün PKK’lıları affedin! Hatta onnara maaş bağlayın. Avrupa Yerel Yönetimler Şartlarını da yerine getürün. Bölgede çıhan yer altı gaynahlarından elde edile geliri bölgedeki yerel yönetimlere devredin! Daha sayam mı? Şimdi sahan sorim ne demek oli bütün bunnar? Yani, adam açıkça “Türkiye Cumhuriyetini yıhın! Milli devletten vazgeçin. Federasyon gurun!”, deyi. Bah, yeğenim ben tarihi eyi bülim ele başımdaki külaha bahıp da beni cahil görisin ya yanılisin. Aha da bu, Kuzey Irak’ta keleş kebabı yaparak göz boyamaya benzemi! Ele bi tahterevalli gurup bi ucuna APO’yu diğer ucuna da Devlet Bahçeli’yi goyup hoplatmahla da olmi! APO’nun söledikleri var ya onnar görünenler, turpun böyüğü torpağın altında. Galdı ki ona bütün bunnarı kim söledi? APO’nun gafası mı? Yoğ yeğenim yoh! Bunnar, Amerika’nın diretmesiyle bu hükümetin 4 Haziran 2003 tarihinde TBMM’nin gabul ettiği ikiz yasalarda yazi. Halklara ve etnik gruplara kendi kaderini tayin etme hakkı tanıyan bu yaslar, şindi APO’nun ağzında sakız oli. Peki, bu yasaları kim gabul etmişdi? Niye gabul etmişdi? Şindi sahan Türkiye'de halklara ayrı devlet kurma hakkı veren bu yasaların numaralarını verem: Bah, ezberimde: 4867 ve 4868... Ele olanlara sevünme, goltuğun gabarmasın, gadı evünden gaygana geldi diye de gelin güvey olma! Get bu iki yasayı aç ohu! Sona gel! “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” adı altında TBMM’de gurulan komisyonun amaçlarını da, yapmak istedüklerini de bebek katili Abdullah Öcalan’ı meşrulaştırma gayretlerin de, APO’nun emir ve direktiflerinin nereden gaynahlandığı, ne yapılmah istendüğü gonusunu gonuşah!
Hadi ÖNAL/ 18 Aralık 2025/ Elazığ