Gökalp Şentürk

Tarih: 06.01.2026 08:20

Devletin Şehidi ile İsyanın Sembolünü Ayırmayanlar

Facebook Twitter Linked-in

Bugün çıkıp ısrarla “Dersim” diyenler,
ısrarla Seyit Rıza’nın torunlarına ağıt yakanlar,
ama Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in adını bile anmayanlar şunu iyi bilsin:
Siz, İngiliz ipine karşı dimdik duranlarla değil,
o ipi tutanlarla aynı yerde duruyorsunuz.
Seyit Rıza,
Cumhuriyet’e silah çekmiş bir isyanın başıdır.
Devletin askerine, karakoluna, öğretmenine kurşun sıktırmış bir kalkışmanın lideridir.
Onu bugün “mağdur” diye pazarlamak,
devlete isyanı meşrulaştırmak,
Cumhuriyet’e kin kusmak demektir.
Ama Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey neydi?
O,
Türk devletinin maaşlı memuruydu.
Osmanlı’nın çöküşünde bile devlet nizamını korumaya çalışan bir Türk evladıydı.
Onu idam eden mahkeme İngiliz baskısıyla kurulmuştu.
Onu asan ip, doğrudan emperyalizmin ipiydi.
Ve bakın tarihin terazisine:
Seyit Rıza’yı idam eden Cumhuriyet,
Kemal Bey’i şehit ilan etti.
Çünkü biri devlete isyan etmişti,
diğeri devlete sadakatten öldürülmüştü.
İşte bu farkı bilmeyen ya da bilip de çarpıtan herkes,
bilerek ya da bilmeyerek
emperyalistlerin 1919’daki senaryosunu 2026’da yeniden sahneliyor.
O gün İngilizler Kemal Bey’i astı.
Bugün onların zihniyet mirasçıları Cumhuriyet’i suçluyor.
Ama arada bir fark var.
1919’da bir Bektaşi Babası vardı:
Yusuf Fahir Baba…
İşgal altındaki İstanbul’da,
saray korkudan susarken,
camiler kapılarını kapatırken,
o çıkıp şunu dedi:
“Bu Türk devlet adamı sahipsiz değildir.”
İşte o duruş,
bugün Seyit Rıza güzellemesi yapanlara,
Atatürk’ü ve Cumhuriyet’i hedef alanlara verilmiş
en berrak, en tokat gibi cevaptır.
Yusuf Fahir Baba’nın taşıdığı cenaze,
sadece bir ölünün bedeni değil,
Türk devlet geleneğinin onuruydu.
Ve o onur,
isyanı kutsayanlara karşı
bir asırdır dimdik ayaktadır.

Strateji Uzmanı
Gazeteci Yazar
Gökalp Şentürk


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —