Fahri İnal

Tarih: 02.02.2026 10:29

Değer Erozyonu Çağında Sevmek: Bir İlişki Ahlâkı Üzerine

Facebook Twitter Linked-in

Dünya bir süredir değer kaybediyor. Sadece paralar, kurumlar ya da kelimeler değil; insanın insana verdiği anlam da aşınıyor. Politik düzenler güveni, modern hayat sabrı, hız çağımız ise derinliği törpülüyor. Böyle bir dünyada ilişkiler de bundan payını alıyor: az konuşulan, çok susulan; az paylaşılan, çok varsayılan bir hâle bürünüyor.

Oysa sevgi, varsayımla değil, görünürlükle yaşar.

Sevdiğimiz insanlardan sevgiyi, ilgiyi, bilgi vermeyi esirger olduk. Haber vermeyi “hesap vermek”, açıklamayı “özgürlüğe müdahale” gibi sunan bir dil hâkim artık. Bu dil politik bir dildir; çünkü sorumluluğu bireysellik kisvesi altında değersizleştirir. Felsefi olarak ise eksiktir; zira özgürlük, bağsızlık değil, bilinçli bağ kurabilme iradesidir.

Sevdiğin bir insana “neredeyim, ne haldeyim” demek bir denetim mekanizması değil; duygusal bir nezakettir. Merakta bırakmamak bir taviz değil, bir vicdan meselesidir. Çünkü insan, belirsizlikte en çok sevdiğinden yorulur.

Elbette hayat tek boyutlu değil. Zaruri durumlar vardır. Mecburiyetler, kaçınılmaz kopuş anları, kontrol dışı suskunluklar… İşte bunlar başka bir yere yazılır. Bunlara sabredilir. Çünkü sevgi, gerçek zorunlulukları ayırt edecek kadar akıllıdır. Ama mecburiyet olmayan suskunluk, tercih edilen ilgisizliktir. Ve tercih, ahlâk taşır.

Romantik olan şudur: Sevdiğin insanın merakını gözetmek.
Felsefi olan şudur: Özgürlüğü, başkasının kalbini incitmeden yaşayabilmek.
Politik olan ise şudur: İlişkilerde gücü değil, sorumluluğu merkeze almak.

Modern insan “kimseye hesap vermem” derken, çoğu zaman kimseye bağlanmamayı meşrulaştırır. Oysa bağ, insanı küçültmez; insanı insan yapar. Sevgi, açıklamayla zayıflamaz; açıklamayla derinleşir.

Bir mesaj, bir cümle, kısa bir haber… Bunlar büyük fedakârlıklar değildir. Ama yoklukları, büyük yaralar açar. Çünkü sevgi, en çok ihmal edildiğinde yıpranır; en çok sessizlikle eksilir.

Bu yüzden, dünya değer kaybederken; biz en azından birbirimizi değersizleştirmeyelim. Sevdiğimiz insanlara karşı şeffaflığı yük, ilgiyi lüks, açıklamayı tehdit gibi görmeyelim. Zorunlulukla tercihi ayırmayı bilecek bir kalp ahlâkı geliştirelim.

Çünkü bazı suskunluklar sabır ister.
Ama bazı suskunluklar, sadece sevgisizliktir.

Ve sevgi, ihmalle  değil; özenle yaşar.

Fahri İNAL 
Siyaset Danışmanı |Stratejist |Analist |Yazar


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —