10 maç. 10 galibiyet. 2 gol yenmiş. 30 puan toplanmış..
Lider kim?
Erzurumspor FK.
Sahada bileğini büken var mı? Yok.
O zaman ne yapacaklar? Masa başı deneyecekler. Sosyal medya operasyonu çekecekler. Hakemi baskı altına almaya çalışacaklar. Algı yapacaklar. Görüntü kesecekler, biçecekler, servis edecekler.
Çünkü sahada yenemediklerini başka yerde yenmeye çalışmak, bu coğrafyada bazı kulüplerin klasik refleksi.
Bugünkü maçta verilen iki penaltı bunun en net göstergesi. Biri VAR’dan döndü. Demek ki neymiş? Orada hata varmış. Diğeri dönmedi. Peki neden? İşte tam da bu soru işareti üzerinden bir algı zemini hazırlanıyor. “Baskı yap, tartışma çıkar, hakemi etki altına al.” Plan bu.
Ama asıl mesele şu:
Eren Tozlu’nun maçın başındaki pozisyonu.
Eren Tozlu rakibini itiyor mu? Evet, hafif bir temas var.
Vuruyor mu? Hayır.
Dirsek mi? Yok.
Kafa mı? Yok.
Rakip ne yapıyor? Kendini yere bırakıyor. Tiyatro. Öyle bir tiyatro ki, takım arkadaşları bile dönüp bakmıyor. Kim inanıyor? Sadece malum takım taraftarı.
Hakemin kart vermemesi doğru. VAR’ın karışmaması doğru. Çünkü ortada kırmızı kartlık bir şiddet yok. Futbol temas oyunu. Bunu bilmeyenler için her omuz omuza mücadele suç olabilir. Ama futbol bilen için o pozisyon en fazla “devam”.
Bırakın oyun kurallarını, futbolu hayatında analiz etmemiş insanların o pozisyon üzerinden saatlerce konuşması da normal. Çünkü başarıya çamur atmak, başarının gölgesinde kalmaktan daha kolay.
Ancak…
Madalyonun bir de bizim tarafı var.
Eren Tozlu çok daha dikkatli olmak zorunda. Çünkü artık herkes Erzurumspor’un üzerine oynayacak. 11 final maçı var. Özellikle Van deplasmanı başta olmak üzere her maçta tahrik olacak, temas büyütülecek, pozisyonlar abartılacak. Kameralar mercek olacak. Sosyal medya mahkeme olacak.
Sabır burada en büyük güç.
Şampiyonluk sadece iyi oynamakla gelmez. Provokasyona kapılmamayı da bilmek gerekir. Rakiplerin oyununa gelmemek gerekir. Sinirle değil, akılla yürümek gerekir.
Erzurumspor sahada kazandıkça, masa başı hamleleri artacak. Bu yeni bir şey değil. Güçlüysen hedef olursun. Lidersen konuşulursun. 10’da 10 yaptıysan rahatsızlık verirsin.
Ama unutulan bir şey var:
Bu takım iki gol yemiş.
Bu takım 30 puan toplamış.
Bu takım karakter koymuş.
Ayak oyunlarıyla değil, alın teriyle.
11 final kaldı. Sabreden kazanır. Soğukkanlı olan kazanır. Tahrike kapılmayan kazanır.
Allah’ın izniyle, bütün operasyonlara rağmen, bu hikâyenin sonu belli.
Şampiyonluk masa başında değil, sahada yazılır.
Kalın sağlıcakla..