Menü Global Bakış
Serdar Şahin

Serdar Şahin

Tarih: 09.03.2026 16:21

Çok Cepheli Rekabet ve Stratejik Yıpratma:

Facebook Twitter Linked-in

ABD–İran Gerilimi Bağlamında Rusya’nın Jeopolitik Hesapları

Özet

21. yüzyılın ikinci çeyreğine yaklaşırken uluslararası sistem, büyük güç rekabetinin yeniden yoğunlaştığı bir döneme girmiştir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve yükselen güçler arasındaki rekabet, bölgesel krizlerin küresel stratejik hesaplarla iç içe geçmesine neden olmaktadır. Ukrayna savaşı ve Ortadoğu’daki İran merkezli gerilimler bu rekabetin önemli sahalarıdır. Bu çalışma, ABD’nin Ukrayna üzerinden Rusya’yı zayıflatma stratejisine karşılık olarak Rusya’nın Ortadoğu’da ortaya çıkabilecek ABD–İran geriliminden stratejik avantaj elde etme ihtimalini incelemektedir. Çalışma ayrıca Rusya’nın Suriye’deki askeri rolünün dönüşümü ile İsrail ve İran arasındaki güç dengesi üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir.

Abstract

As we approach the second quarter of the 21st century, the international system has entered a period of renewed intensification of great power competition. In particular, the rivalry between the United States, Russia, and other emerging powers is causing regional crises to become intertwined with global power struggles. The war in Ukraine and the Iran-centered tensions in the Middle East are significant arenas of this competition. This study examines how the US might manipulate Russia through Ukraine, and the potential for Russia to gain an advantage from potential US-Iran tensions in the Middle East. The study also assesses Russia's military role in Syria and the ongoing power balance between Israel and Iran.

 

1. Giriş

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından ortaya çıkan tek kutuplu uluslararası sistem, uzun süre Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel liderliği altında şekillenmiştir. Ancak son yıllarda uluslararası sistem giderek çok kutuplu bir yapıya doğru evrilmektedir. Bu dönüşümün en önemli göstergelerinden biri Rusya-Ukrayna Savaşı ile hızlanan büyük güç rekabetidir.

ABD’nin Ukrayna’ya verdiği askeri ve siyasi destek, Rusya tarafından yalnızca bölgesel bir kriz olarak değil, küresel güç mücadelesinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Aynı dönemde Ortadoğu’da artan İsrail–İran gerilimi, küresel güçlerin stratejik hesaplarını doğrudan etkileyen yeni bir jeopolitik cephe oluşturmuştur.

Bu bağlamda Rusya’nın Ortadoğu’daki gelişmeleri yalnızca bölgesel bir güvenlik meselesi olarak değil, küresel güç rekabetinin bir uzantısı olarak değerlendirdiği görülmektedir.

 

2. Teorik Çerçeve: Büyük Güç Rekabeti ve Dolaylı Savaşlar

Uluslararası ilişkiler literatüründe büyük güçler arasındaki rekabet çoğu zaman doğrudan savaşlar yerine dolaylı çatışmalar aracılığıyla yürütülmektedir. Bu yaklaşım “vekâlet savaşları” veya “stratejik yıpratma” olarak tanımlanmaktadır.

Bu stratejinin temel özellikleri şunlardır:

Bu çerçevede Ukrayna savaşı, ABD ve Rusya arasındaki stratejik rekabetin dolaylı bir sahası olarak yorumlanmaktadır.

 

3. Ukrayna Savaşı ve ABD’nin Rusya’yı Yıpratma Stratejisi

2022’de başlayan savaş, Batı’nın Rusya’ya yönelik kapsamlı yaptırımları ve askeri destek politikalarıyla küresel bir güç mücadelesine dönüşmüştür.

ABD açısından bu savaşın stratejik hedefleri arasında:

gibi unsurlar bulunmaktadır.

Ancak bu strateji ABD açısından önemli maliyetler de doğurmaktadır. Uzun süren bir çatışma, ABD’nin askeri kaynaklarını ve diplomatik kapasitesini farklı bölgelerde sınırlayabilir.

 

4. Ortadoğu’da Artan Gerilim ve ABD–İran Çatışma Riski

Ortadoğu’da İsrail ile İran arasındaki rekabet bölgesel güvenlik mimarisinin en kırılgan alanlarından birini oluşturmaktadır.

Olası bir geniş çaplı çatışma durumunda şu sonuçlar ortaya çıkabilir:

Bu durum Rusya açısından dolaylı stratejik avantajlar doğurabilir.

 

5. Rusya’nın Suriye Politikasının Stratejik Önemi

Rusya’nın Ortadoğu’daki askeri varlığı özellikle Suriye iç savaşına müdahalesiyle güç kazanmıştır. 2015 yılında başlayan müdahale, Rusya’nın Doğu Akdeniz’de kalıcı bir askeri varlık elde etmesini sağlamıştır.

Rusya’nın Beşşar Esad yönetimine verdiği destek, İran ve diğer bölgesel aktörlerle birlikte karmaşık bir güç dengesi oluşturmuştur.

Ancak son yıllarda Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının kısmen yeniden yapılandırılması dikkat çekmektedir. Bu durum yalnızca Ukrayna savaşı nedeniyle kaynakların yeniden dağıtılmasıyla açıklanamayabilir.

Suriye uzun süre İran ile İsrail arasındaki gerilimi dengeleyen bir jeopolitik tampon bölge işlevi görmüştür. Rusya’nın bölgedeki rolünün değişmesi, bu tampon mekanizmasının zayıflamasına yol açabilir.

 

6. Rusya–İran–İsrail İlişkilerinin Kronolojik Analizi

1990–2000 Dönemi

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Rusya, İran ile enerji ve savunma alanlarında iş birliği geliştirmeye başlamıştır. Aynı dönemde Rusya, İsrail ile diplomatik ilişkilerini de güçlendirmiştir.

2000–2015 Dönemi

Vladimir Putin’in iktidara gelmesiyle Rusya Ortadoğu politikasında daha aktif bir rol üstlenmiştir. Bu dönemde Rusya, İran’ın nükleer programına yönelik diplomatik müzakerelerde arabulucu rolü oynamıştır.

2015–2022 Dönemi

Rusya’nın Suriye’ye askeri müdahalesi bölgesel güç dengelerini değiştirmiştir. Bu süreçte:

Rusya, bu dönemde hem İran hem İsrail ile iletişim kanallarını açık tutarak karmaşık bir denge politikası yürütmüştür.

2022 Sonrası Dönem

Ukrayna savaşıyla birlikte Rusya’nın stratejik öncelikleri kısmen değişmiştir. Bu süreçte Rusya’nın Ortadoğu’daki askeri rolünü yeniden düzenlediği görülmektedir.

 

7. Rusya’nın Stratejik Hesapları

Rusya’nın dış politika stratejisinin temel hedeflerinden biri çok kutuplu bir dünya düzeninin güçlendirilmesidir.

Vladimir Putin yönetimi altında Moskova, ABD’nin küresel etkisini sınırlamayı uzun vadeli stratejik hedeflerden biri olarak görmektedir.

ABD’nin İran’la doğrudan veya dolaylı bir çatışmaya girmesi halinde:

Bu durum Rusya’nın küresel güç rekabetinde avantaj elde etmesine yol açabilir.

 

8. Karşılıklı Yıpratma Stratejisi

Rusya’nın muhtemel yaklaşımı “karşılıklı yıpratma” stratejisi olarak tanımlanabilir. Bu strateji, rakip güçlerin farklı cephelerde kaynak tüketmesini beklemeye dayanır.

ABD’nin aynı anda:

yoğun angajman içinde olması, küresel güç dengelerinde yeni fırsatlar yaratabilir.

 

9. Sonuç

Uluslararası sistemde artan büyük güç rekabeti, bölgesel krizlerin küresel stratejik hesapların bir parçası haline gelmesine yol açmaktadır.

ABD’nin Ukrayna savaşı üzerinden Rusya’yı zayıflatma stratejisi devam ederken, Ortadoğu’da ortaya çıkabilecek bir ABD–İran gerilimi küresel güç dengelerinde yeni bir tablo oluşturabilir.

Bu çalışmanın temel argümanı, ABD’nin aynı anda birden fazla stratejik cephede yoğun angajman içinde olmasının Rusya açısından dolaylı avantajlar yaratabileceğidir.

Dolayısıyla Ortadoğu’daki gelişmeler yalnızca bölgesel güvenlik perspektifiyle değil, büyük güç rekabetinin küresel bağlamı içinde değerlendirilmelidir.

 

Serdar Şahin

9 Mart 2026


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —