Hakan DİKMEN

Tarih: 25.12.2025 08:49

Cehaletin Saltanatı, Aklın Sürgünü

Facebook Twitter Linked-in

Bu ülkede cehalet artık savunmada değil, iktidarda.
Bilmemenin bahanesi kalmadı; bilmemeyi seçenler yönetiyor.
Okumayan konuşuyor, düşünmeyen karar veriyor, utanmayan hüküm kesiyor.

Bilgi bir suç gibi saklanıyor.
Aklını kullanan “fazla zeki”, soru soran “tehlikeli”, itiraz eden “problemli”.
Ama yalanı ezberleyen makbul, safsatayı papağan gibi tekrarlayan muteber.

Cahil cesur değildir, pervasızdır.
Çünkü kaybedecek bir fikri yoktur.
Bilgili korkak değildir, sorumludur.
Çünkü her cümlenin bedelini bilir.

Bugün en çok konuşanlar,
en az okuyanlar.
En çok ahkâm kesenler,
hiç tereddüt etmeyenler.
Çünkü tereddüt bilgi ister,
cehalet ise tam gaz gider.

Herkes aynaya bakmaktan söz ediyor ama kimse bakmıyor.
Çünkü aynada yüz değil, boşluk var.
Ve boşluk insanı ürkütür.

Bir cümle kuramayanlar memleket kurtarıyor,
bir paragraf okuyamayanlar gelecek çiziyor.
Hayatında bir kitapla kavga etmemiş olanlar,
fikrin ne olduğunu anlatmaya kalkıyor.

Sosyal medyada üç kelime öğrenen filozof,
beş komplo ezberleyen devlet aklı kesiliyor.
Gerçekler sıkıcı, yalanlar eğlenceli.
O yüzden hakikat kimsenin umurunda değil.

En acı tarafı şu:
Cehalet artık utanmıyor.
Çünkü utananlar susturuldu.
Sesini yükseltenler değil, sesini kaybedenler kaybetti.

Bu bir kuşak meselesi değil.
Bu bir karakter meselesi.
Okumamayı kader, düşünmemeyi gelenek, sorgulamamayı sadakat sayanların meselesi.

Sonra da soruyorlar:
“Bu ülke neden ilerlemiyor?”

Çünkü aklı kenara koyup
bağıranı başa aldık.
Çünkü bilgiyi yük,
cehaleti kimlik yaptık.

Bu yazı rahatsız ediyorsa iyi.
Çünkü cehalet rahatsız olmaz.
Rahatsız olan hâlâ düşünebilen biridir.

Ve son bir not:
Aynaya bakamayanlar,
ayna kırmaya çalışır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —