Sn Cevdet Yılmaz
TC Cumhurbaşkan Yardımcısı
Arzuhalime başlamadan önce, sizlere ve heyetinize, güzel vatanımıza içtenlikle hoş geldiniz demek istiyorum...
Dilerim, bu temaslarınız da daha öncekiler gibi en üst düzeyde verimli olur...
*
Bir hafta kadar önce Zat-ı Alinize bir açık mektup yazmıştım.
Mektubumun elinize ulaştığı haberlerini değişik kaykaklarımdan aldım.
Ülkemizin içinde bulunduğu kötü durumdan ve kötü gidişten endişe eden bir Barış Harekatı Gazisi ve vatansever bir gazeteci-yazar olarak tüm iyi niyetimle yazdığım o mektubumda ortaya koyduğum somut olguları, eleştirileri ve endişeleri dikkatle değerlendirdiğinizden hiç kuşku duymuyorum...
Buna karşın, bugün KKTC’ye gelişinizi bir vesile kabul ederek ve tekrarlardan kaçınarak, size aşağıdaki arzuhali de yazmayı gerekli gördüm..
**
Sn CB Yardımcısı;
Bilmiyorum yardımcılarınız Zat-ı Alinize arz ettiler mi; son 2 ayda, bir Başbakan olarak, Sn Ünal Üstel'i ve kadrolarını doğrudan ilgilendiren 35 rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, yağma, peşkeş dosyasını belgeleri ile ortaya koydum.
Benim dışımda, başka gazeteciler de birçok rüşvet, yolsuzluk, hırsızlık, yağma, peşkeş dosyalarını açıkladılar.
Şahsen benim elimde bir o kadar daha dosya vardır ve sırasıyla yayınlamaya devam edeceğim..
Yayınladığım dosyaların bir teki bile yalanlanamadı, bir teki bile dava edilemedi. Çünkü hepsinin belgeleri, kanıtları, yaşayan tanıkları vardır ve onları yazılarımın ekinde yayınlıyorum.
Tanıklarım, Mali Polise de gerekli bilgileri verdiği gibi, belgeler de verilmiştir...
Mali Polis, Başbakan Ünal Üstel'in müsteşarını ve atadığı Merkezi İhale Komisyonu Başkanını 3 hafta boyunca mahkeme kararı ile tutuklamış, aleyhlerine dava okumuş, yurt dışı çıkış yasağı koymuş ve ağır teminat şartları ile duruşma gününe kadar serbest bırakmıştır.
Ne acıdır ki, Başbakan Ünal Üstel, rüşvet aldığına ve teklif ettiğine dair inkar edilemez bulgular, kanıtlar, itiraflar olan, aleyjine dava okunan ve yargılanacağı günü bekleyen müsteşarını hala daha görevden almamıştır, her ay düzenli olarak maaşının ödenmesine devam edilmektedir. Ve, bu durum kamuoyunda büyük tepkilere neden olmaktadır.
Başbakan Üstel, Polis tarafından sahte diploma aldığı belirlenen bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını da engelleyerek yargılanmasını önlemiştir.
Niye?
Halk, müsteşarının görevden alınmaması konusunda " niye görevden alınmıyor, konuşmasın ve itirafçı olmasın diye mi? " sorusunu sormaktadır
Böyle bir durum Türkiye'de olsa, örneğin sizin müsteşarınız böylesine ciddi bir suçlamayla karşılaşsa, dava edilse, siz o müsteşarı hala görevde tutar mıydınız?
İstifasını istemez miydiniz?
Görevden almaz mıydınız?
Bu müsteşara getirilen birçok rüşvet suçlaması yanında, benim yayınladığım bir rüşvet teklif etme suçlaması hakkında da bilgi vermek istiyorum.
Bu, yayınladığım ilk dosya idi.
Başbakan Ünal Üstel'in müsteşarı Hüseyin Cahitoğlu, Vakıflar İdaresi eski Genel Müdürü İbrahim Benter'e giderek, çok değerli bir Vakıf arazisini, Başbakan Ünal Üstel'in kardeşi olan antikacı Ali Üstel'e vermesi halinde, ona 200 bin sterlin vermeyi teklif etmiştir.
Ali Üstel'in, bu araziyi talep eden dilekçesini de, Vakıflar İdaresi müdürüne, bizzat Başbakan Ünal Üstel'in hukuk danışmanı olan Hamza Ruso adlı kişi vermiştir.
Bu kişi, Başbakan Ünal Üstel tarafından, yasa dışı şekilde Vakıflar İdaresi yönetim kurulu toplantılarına sokulmaktadır.
Hiçbir yasal statüsü olmadığı halde Başbakan adına kararlara müdahale etmektedir. Hiçbir bankacılık deneyimi olmamasına karşın, Başbakan Üstel tarafından Vakıflar Bankası yönetim kuruluna da atanmıştır.
Dolayısıyla, Vakıflar İdaresi eski Genel Müdürü İbrahim Benter'den, ALİ ÜSTEL'E vermesini istedikleri arazi olayından Başbakan Ünal Üstel'in haberinin olmaması mümkün değildir.
Sn Genel Müdür bu teklifi reddetmiş ve Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı ile birlikte anında Başbakan Ünal Üstel'e giderek durumu anlatmıştır .
Ne yazık ki Başbakan Ünal Üstel, kardeşi, avukatı ve müsteşarının içinde olduğu bu olayı, sanki hiç haberi yokmuş gibi sadece dinlemiş ancak hiçbir işlem yapmamıştır. Polise de durumu bildirmemiştir.
" Tamam bu işi bana bırakın, ben hallederim " diyerek, onların polise bildirmesini de önlemiştir .
Ne ki, müsteşarı ve avukatı görevlerine aynen devam ederken, kısa süre sonra, talep ettikleri araziyi Ali Üstel'e vermeyi reddeden Sn İbrahim Benter'i cezalandırmış ve Vakıflar İdaresi müdürlüğü görevinden almıştır.
Bir başka deyişle rüşvete bulaşanlar onore edilmiş, rüşvet ve peşkeşe karşı çıkıp Vakıf malına sahip çıkan cezalandırılmıştır.
Dürüst bir Başbakan böyle mi davranır?
Ne ilginçtir ki, Benter'in yerine atanan yeni müdür Prof. Dr. Mustafa Tümer'i de, "istediklerini yapmadığı " gerekçesiyle görevden almaya çalışmaktadır.
Merkezi İhale Komisyonu başkanı iken, ihaleye fesat karıştırmaktan hakkında 7 yıl önce açılan dava bulunan, ancak davası Başbakan Ünal Üstel'in çok yakın dostu Başsavcı Sarper Altıncık tarafından nedensiz şekilde geri çekilen eski Merkezi İhale Komisyonu Başkanı ve şimdiki Başbakanlık Denetleme Kurulu başkanı Halil Talaykurt'u, sözde denetim için 2 ay önce Vakıflar idaresi'ne göndermiştir.
Siyasi müdahale sonucu 7 yıldır yargılanmayan Halil Talaykurt, Vakıflar İdaresi'nde adeta terör estirmekte, İbrahim Benter ile Mustafa Tümer aleyhine kullanacakları malzeme aramakta ve Prof. Mustafa Tümer'in yakında görevden alınacağını söylemektedir.
Yani Merkezi İhale Komisyonu Başkanlığı sırasında, ihaleye fesat karıştırma iddiası ile aleyhine ceza davası açılan, ancak 7 yıldır davası görülmeyen bir kişi, şu an Başbakanlık Denetleme Kurulu Başkanıdır ve Başbakan Ünal Üstel'in sopası olarak kullanılmaktadır...
*
Sn CB Yardımcısı;
Ciddi bir devlette bu tür şeyler olabilir mi?
KKTC, böyle bir Başbakana, bu türden hukuksuzluklara ve şaibeli işlere layık mıdır?
Mukavemetçi Kıbrıs Türk Halkına ve canımızla kanımızla kurduğumuz devletimize Başbakan olarak layık görülen kişi, böyle biri mi olmalıdır?
Yazık değil mi bu devlete ve bu halka?
Yukarıda anlattığım dosya, 2 ay önce ilk yayınladığım rüşvet dosyasıdır.
Mali Polisimizde tüm belgeleri, kanıtları, tanıkları vardır
Zat-ı Alilerinize bunun gibi, yayınlanmış diğer 35 dosyamı da sunabilirim.
Eminim Anavatanımızın KKTC’de bulunan siyasi, istihbari ve askeri temsilcileri, sizlere fazlasıyla benzer dosyaları sunmuştur veya talep etmeniz halinde sunabilecek durumdadır.
Lütfen bunları okuyup geçmeyin, daha fazla bilgi alın ve gereğini yapın...
**
Sn Cevdet Yılmaz;
Bütün bu olaylar nedeniyle, Başbakan Ünal Üstel'in, Kıbrıs Türk Halkının ezici çoğunluğu üzerinde hiçbir itibarının kalmadığını da bilginize getirmek durumundayım.
Bunun en başta gelen nedenlerinden biri, özel yakınlığı olan ve şu an bir üniversiteden sahte diploma aldığı için yargılanan Fatma Ünal adlı bayanın UBP Girne Kadın Kolları Başkanlığına getirilmesi, bu bayanın devlette iş takipleri yapması ve aniden olağanüstü bir zenginliğe kavuşmasıdır...
Bu konuda benden daha fazla bilgi sahibi olduğunuzu tahmin ettiğim için, üzerinde daha fazla durmayacağım...
Başbakan Ünal Üstel'in itibarının büyük oranda zedelenmesinin bir diğer nedeni de verdiği hiçbir sözü tutmayışıdır.
Bu konuda size sadece birkaç örnek vermek istiyorum:
Başbakan Ünal Üstel:
'' Sosyal konut projeleri 2024’te başlayacak. Alayköy’e 1500, Güzelyurt’a 1200, Vadili’ye 350, Çayönü’ne 30 , Balıkesir’e 120, İskele’ye 900, Hamitköy’e 1000 sosyal konut yapılacak..." (11 Eylül 2023 HABER KIBRIS )
Üzerinden 2 yıl geçti ama gelişme yok!
*
Başbakan Ünal Üstel:
" Yeni Girne Hastanesi 2024 yılı içinde tamamlanarak hizmete girecek" ( 11 Ekim 2023 Kıbrıs Postası)
Üzerinden 2 yıl geçti ama hala bitmedi
*
Başbakan Ünal Üstel :
" Lapta -Alsancak yolu 3 aya kadar bitecek"
( 18 Mayıs 2024 Kıbrıs Gerçek)
Üzerinden 2 yıla yakın zaman geçti ama bitmedi
*
Başbakan Ünal Üstel:
" Güzelyurt Hastahanesi 40 hafta içinde bitecek" ( 25 Mayıs 2024 Bağımsız Gazete)
Üzerinden 2 yıla yakın zaman geçti ama bitmedi
*
Başbakan Üstel:
"Dr. Burhan Nalbantoğlu hastahanesi sil baştan yenilenecek, yeni Lefkoşa hastahanesi ise kısa sürede bitecek" ( 4 Temmuz 2025 Kıbrıs Gerçek)
Üzerinden 6 ay geçti ama yenileme çalışmaları başlamadı..
*
Bunlar yanında polisimizin daha güçlü bir Polis örgütü, daha güvenli bir KKTC ve suçların önceden önlenebilmesi için 2015 yılından beri talep ettiği 8 yasa, aradan geçen 10 yıla karşın çıkarılmamıştır.
Bu örnekleri daha da sıralayabiliriz.
Daha önce yazdığım açık mektupta, ekonominin güneye kaydığını, kontrolsüz yüksek enflasyon ve pahalılık nedeniyle güneyden yapılan alış verişin 40 milyon euroyu geçtiğini, güneyde çalışan işçi sayısının 5000'i bulduğunu belirtmiştim. Bu konuyu yeniden detaylandırmak istemiyorum.
Özetle, verilen sözler tutulmadığı, rüşvet, yolsuzluk, yağma, peşkeş olayları doruğa çıktığı, pahalılık ve enflasyon arttığı içindir ki, yapılan son anketlerde en düşük itibara sahip olan kurum hükümet çıkmıştır...
BU BÖYLE DEVAM EDEMEZ, ETMEMELİDİR.
Halk, ve en başta da UBP tabanı ve birçok milletvekili, bütün bunlara rağmen Ünal Üstel'in zorla başta tutulduğuna bakarak
" galiba UBP'nin ilk seçimde yerle bir olması gibi gizli bir niyet var" demeye başlamıştır..
*
Sn CB Yardımcısı Cevdet Yılmaz;
Aktif politikadan uzak olan ve hiçbir şahsi siyasi hedefi ve beklentisi olmayan, tek amacı, ömrünün sonuna yıllarında, daha güçlü bir KKTC'yi ve daha mutlu bir Halkı görmek olan vatansever bir aydın, duayen bir gazeteci- yazar ve emekli bir üst düzey bürokrat olarak, Zat-ı Alilerinize, bütün iyi niyetimle arz etmek istiyorum ki;
Kan ve canla ve binbir özveriyle kurduğumuz KKTC devleti ve mukavemetçi Kıbrıs Türk Halkı, rüşvet ve yolsuzluklarla anılan böyle bir hükümete, böyle bir Başbakana layık değildir..
Halkı bıktıran, öfkesini doruğa çıkaran, devletten soğutan, Anavatana karşı kırgınlıklara neden olan bu kahredici duruma mutlaka son verilmelidir.
Böyle birşeyi sizden talep ettiğim için, utanıyorum ve çok üzülüyorum.
Ne ki, kısa vadeli başka çare de göremiyorum.
Bunu, ya şimdi siz yapacaksınız, ya da halk Genel seçimlerde oylarıyla yapacak...
Kısa sürede ancak siz yapabilirsiniz.
Siz yapmak zorundasınız, çünkü Başbakan Ünal Üstel, kendisini eleştiren ve UBP kongresinin toplanmasını isteyen milletvekillerine " Cevdet Yılmaz arkamdadır. O istediği sürece genel başkanlıktan ayrılmam. Beni bu göreve o getirdi, o ayrıl demeden ayrılmam " demektedir.
Yani, anlattığım bütün kötü durumların sorumluluğunu sizin üzerinize yıkmaktadır.
Bu söylemiyle, hem değerli şahsınızı, kendisine ve kadrolarına yönelik bütün rüşvet, yolsuzluk, peşkeş vb utanç verici suçlamaların ortak sorumlusu yapmaktadır, hem de ,UBP 'de parti içi demokrasinin yok edilmesinin sorumluluğunu şahsınıza yüklemekte ve sizi hedef göstermektedir.
Bu durumun daha fazla sürmesi, hem KKTC’ye ve Halkımıza, hem UBP'ye, hem de Anavatana zararlar verecektir.
Bugün görüşeceğiniz Başbakan Üstel, size bu gerçeklerden hiç söz etmeyecek, pembe tablolar çizecek, bunca rezilliğe ve tüm kamuoyu desteğini kaybetmesine karşın makamda kalması için sizden destek isteyecektir.
Bu desteği aldığı anda ilk yapacağı iş, Meclis Gurubu toplantısında, basındaki yayınlar konusunda kendisinden açıklama isteyen Girne milletvekili İzlem Gürçağ'ı ihraç etmek olacaktır.
Son iki Meclis gurubu toplantısında milletvekili İzlem Gürçağ'a hakaret etmiş, bağırıp çağırmış, üzerine yürümüş ve onu ihraç etmek için milletvekillerinden oluşan bir komite kurmuştur.
Bağırıp çağırmaları ve tehditleri ile UBP Meclis gurubunu sindirmiştir.
Görüşeceğiniz UBP milletvekillerinden bakan olanlar, bakanlık vermek vaadiyle teslim alınanlar ve baskıyla sindirilenler sizlere bunlardan hiç söz etmeyecektir.
Muhalefet partileri ise, Ünal Üstel başkanlığında bir UBP ve hükümetle seçime gidip muazzam bir seçim zaferi kazanma hesabı yaptığı için, size sadece göstermelik bir erken seçim talebinden söz edecektir.
Çünkü, Ünal Üstel başkanlığındaki bir UBP ve hükümetle seçime gidilmesi halinde UBP'ye tarihinde görmediği büyük bir hezimet yaşatacaklarını ve 50 kişilik Mecliste 35-40 milletvekiline sahip olacaklarını yaptıkları anketlerde görmektedirler.
Kıbrıs Türk Halkı, bunca rüşvet, yolsuzluk usülsüzlük, peşkeş, beceriksizlik ve liyakatsizlik olayı karşısında, Ünal Üstel ve kadrosunu siyaset sahnesinden silmeye kararlıdır. Ama onlar giderken UBP'yi de götürmekte kararlıdırlar..
Bunun, iç ve dış politikada yaratacağı sayısız olumsuz sonuçlarını tekrar yazmak istemiyorum.
O nedenle gerçekçi olunmalı ve Kıbrıs Türk Halkı ile UBP tabanının iradesine saygılı olunmalıdır.
İlk yapılması gereken, üst üste 3 seçim kaybeden ve önümüzdeki yerel ve genel seçimleri de kaybedeceği kesin olan Ünal Üstel'in derhal UBP başkanlığından istifasının sağlanması ve artık siyasetten emekli edilmesidir.
Binlerce üye yazarak üye yapısını kendi yandaşları ile değiştirdiği içindir ki, yeni kongrede aday da olmamalıdır.
Kongre, Özgür iradesi ile yeni Genel başkanını seçmeli ve parti, zamanında yapılacak seçimlere kendi özgür iradesi ile seçtiği Genel Başkanı ile girmelidir
**
Sn Cevdet Yılmaz;
Arzuhalimiz budur..
Dikkate alınması umuduyla
Sevgi ve saygılarımı arz ediyorum..