Rafet Ulutürk

Tarih: 22.01.2026 13:35

Bulgaristan’da İstifa: Krizin Sorumlusu Kim, Kazananı Var mı?

Facebook Twitter Linked-in

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in istifası, tek başına bir siyasi karar olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Bu istifa, aslında son dört yıldır kronikleşen bir yönetememe hâlinin, parçalanmış siyasal yapının ve “geçici olanın kalıcılaştığı” bir rejim pratiğinin itirafı niteliğinde.

Radev, halka seslenişinde dokuz yıllık görev süresini savunurken yedi kez geçici hükümet kurmak zorunda kaldığını vurguladı. Bu cümle, farkında olmadan Bulgaristan siyasetinin trajik özetini de yapıyor: Seçimler var, sandık kuruluyor, oylar sayılıyor; fakat iktidar bir türlü kurulamıyor. Demokrasi işliyor gibi görünüyor ama sonuç üretmiyor.

Cumhurbaşkanı, Bulgaristan’ın Avrupa entegrasyonunda önemli eşikleri geçtiğini; Schengen süreci ve avroya geçiş gibi tarihsel adımlar attığını söylüyor. Ancak bu kazanımların toplumsal huzur ve siyasi istikrar getirmediğini de kabul ediyor. İşte tam bu noktada kritik soru ortaya çıkıyor: Eğer Avrupa entegrasyonu refah ve istikrar üretmiyorsa, sorun Brüksel’de mi, Sofya’da mı?

Asıl sorun, Bulgaristan’daki parçalı meclis yapısının artık yönetilemez hâle gelmiş olması. Seçimlerden birinci çıkan partiler, matematiksel çoğunluğa ulaşamıyor; ideolojik farklılıklar, yolsuzluk iddiaları ve karşılıklı güvensizlik kalıcı koalisyonların önünü kapatıyor. Sonuç: Sürekli erken seçimler, sürekli geçici hükümetler ve sürekli ertelenen reformlar.

Radev’in istifası bu bağlamda bir kaçış mı, yoksa hesaplı bir hamle mi? Analistlerin dikkat çektiği nokta önemli: Eski bir hava kuvvetleri komutanı olan Radev, geçici hükümetler yoluyla yürütme üzerinde doğrudan ve dolaylı büyük bir etki kurdu. Kriz derinleştikçe, cumhurbaşkanının görünürlüğü arttı; siyasi ağırlığı büyüdü. Bu da ister istemez “kişisel hedefler” tartışmasını beraberinde getiriyor.

İstifa sonrası görevi geçici olarak cumhurbaşkanı yardımcısının devralacak olması anayasal bir zorunluluk. Ancak bu teknik detay, ülkenin yaşadığı siyasal tıkanıklığı çözmüyor. Önümüzdeki aylarda yapılması beklenen bir erken seçim daha var. Sekizinci kez. Aynı aktörler, benzer vaatler, aynı sonuçlar ihtimaliyle…

Bulgaristan bugün bir yol ayrımında. Ya seçimleri yalnızca bir prosedür olmaktan çıkarıp gerçek bir siyasal uzlaşma üretecek, ya da Avrupa’nın ortasında “istikrarsızlıkla istikrar bulan” bir ülke olarak anılmaya devam edecek. Radev’in istifası bu sorunu çözmüyor; sadece sorunu daha görünür kılıyor.

Belki de asıl soru şu: Bulgaristan’da kriz bitmediği için mi cumhurbaşkanı istifa etti, yoksa cumhurbaşkanı istifa ettiği için mi kriz yeni bir evreye girdi?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —