Rafet Ulutürk

Tarih: 06.03.2026 08:10

Bulgaristan Siyaseti Türk Seçmenini Görmeli, Değer Vermeli

Facebook Twitter Linked-in

19 Nisan 2026’da yapılması beklenen erken genel seçimler Bulgaristan siyaseti için sadece bir seçim değil, aynı zamanda önemli bir sınav olacaktır. 
Bu seçimler, Bulgaristan’daki siyasi partilerin yıllardır görmezden geldiği bir gerçeği kabul edip etmeyeceğini de gösterecek: Türk seçmeni.

Bugün seçim analizlerine bakıldığında bazı siyasi hareketlerin birinci parti olma ihtimali konuşuluyor. 
Ancak Bulgaristan’da birinci parti olmak tek başına iktidar olmak anlamına gelmez. Bunun için toplumun farklı kesimlerinden destek almak gerekir. İşte bu noktada Bulgaristan Türkleri kilit bir rol oynuyor.

Yaklaşık 35 yıldır Bulgaristan’daki Türk seçmeni büyük ölçüde tek bir siyasi yapı etrafında toplandı. Bu durum hem Türk toplumunun siyasi temsilini sınırladı hem de diğer Bulgar partilerinin Türk seçmenle doğrudan ilişki kurmasını engelledi. Oysa bugün tablo değişiyor.

Bir dönem 600 bini aşan oy potansiyeline ulaşan Türk seçmeni bugün yaklaşık 300 bin seviyelerine kadar düşmüş durumda. Bu sadece sayısal bir düşüş değildir; aynı zamanda bir mesajdır. Türk seçmeni artık alternatiflere açıktır ve Bulgar partilerine oy vermeye hazırdır.

Ancak bunun çok açık bir şartı vardır: gerçek temsil ve saygı.

Türk seçmen artık sadece seçim dönemlerinde hatırlanmak istemiyor. Türkiye’de birkaç sandık açılmasıyla veya sembolik mesajlarla bu toplumun desteği kazanılamaz. Asıl mesele Bulgaristan’da yaşayan Türk toplumunun kendisidir.

Özellikle Kırcaali başta olmak üzere Türk nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde seçmen artık listelerde gerçek temsil görmek istiyor. Listeye son anda eklenmiş, bölgeyle bağı zayıf veya sadece görüntü için konulmuş isimler seçmeni ikna etmiyor.

Türk toplumunun beklentisi aslında çok açık ve çok makul:
Dürüst, ahlaklı, siyasetin kirli geçmişine bulaşmamış genç insanlara fırsat verilmesi.

Bulgaristan’da Avrupa’da kendini kanıtlamış, iş hayatında başarılı olmuş, toplum içinde saygı gören çok sayıda Türk genci var. Bu insanlar siyasete dahil edilirse yalnızca Türk seçmenin değil, geniş toplum kesimlerinin de güveni kazanılabilir.

Halk artık zengin adaylar görmek istemiyor. Para ile siyaset yapılabildiği dönem geride kalıyor. İnsanlar dürüstlüğe, emeğe ve karaktere bakıyor.

Bugün bazı siyasi figürlerin gücü paralarından değil, yıllar içinde kurdukları siyasi kontrol mekanizmalarından geliyor. Bu düzen ancak gerçek temsil ortaya çıktığında değişebilir. Türk bölgelerinde güçlü, saygın ve temiz geçmişe sahip genç adaylar çıkarılmadan bu siyasi dengeyi değiştirmek mümkün değildir.

Bulgaristan’daki tüm siyasi partilere açık bir çağrı yapmak gerekiyor:

Türk seçmeni görün.
Türk seçmene değer verin.
Onu görmezden gelmeyin ve ötelemeyin.

Çünkü Bulgaristan Türkleri bu ülkenin eşit vatandaşlarıdır ve artık sadece izleyen değil, karar veren bir güç olmak istiyorlar.

Gelin Bulgaristan’ı birlikte yönetelim.
Bu ülke sadece bir kesimin değil, hepimizin ortak vatanıdır.

Tüm vatandaşlar eşit haklara sahip olmalıdır; ne fazla ne eksik.
Adalet de demokrasi de ancak böyle güçlenir.

Siyasetin görevi de tam olarak budur: toplumun her kesimini gerçekten temsil etmek.

Bunu başaranlar sadece seçim kazanmayacak, Bulgaristan’da yeni ve daha adil bir siyasi kültürün kapısını da aralayacaktır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —