Menü Global Bakış
Yunus Uzun

Yunus Uzun

Tarih: 10.03.2026 15:43

BU ÇOCUKLAR BU MİLLETİN EVLADI DEĞİL Mİ?

Facebook Twitter Linked-in

Bu ülkenin sokaklarında yürüyen, okullarında okuyan, kurumlarında büyüyen o çocuklar…
Onlar bir istatistik değil.
Onlar bir rakam değil.
Onlar bu milletin evlatlarıdır.

Devlet korumasına alınan bir çocuğun hikâyesi çoğu zaman acıyla başlar.
Annesini kaybetmiştir, babası yoktur, ailesi bakamamıştır ya da hayatın en ağır şartları o küçük omuzlara yüklenmiştir.
İşte o anda devlet devreye girer ve der ki:
“Artık bu çocuk bana emanet.”

Ama bugün sormak zorundayız:

Emanete gerçekten sahip çıkılıyor mu?

Yıllarca devletin çatısı altında büyüyen, bu ülkeye sadakatle bağlanan, devleti ailesi bilen çocukların haklarını daraltan düzenlemeler yapılırken kim düşündü onları?

2828 sayılı kanunun Ek 1 maddesinde yapılmak istenen değişiklikler, kağıt üzerinde bir düzenleme gibi gösterilebilir.
Ama gerçekte bu;
devlet korumasında büyüyen çocukların hayata tutunma imkânlarını zorlaştıran bir yaklaşımdır.

Soruyoruz:

Bu çocuklar bu milletin evladı değil mi?

Eğer öyleyse, neden onların hayatını kolaylaştıracak politikalar yerine daha zor şartlar konuşuluyor?
Neden devletin himayesinde büyüyen gençlerin önüne yeni engeller konuluyor?

Unutulmamalıdır ki devlet korumasında büyüyen bir çocuk zaten hayata eşitsiz başlamıştır.
Onun ailesi yoktur, arkasında güçlü bir akraba ağı yoktur, ona kapı açacak bir soyadı yoktur.

Onun tek dayanağı devletidir.

Şimdi o dayanak zayıflatılırsa, bu sadece bir politika hatası olmaz.
Bu, devlet ile o çocuk arasındaki güven bağını zedeler.

Bizler yetiştirme yurtlarında büyüyen insanlar olarak şunu açıkça söylüyoruz:

Biz bu devlete küskün büyümedik.
Bu devleti baba bildik.
Bu milleti aile bildik.

Ama bugün alınan bazı kararlar bize şu soruyu sorduruyor:

Devlet, kendi büyüttüğü evlatlarının yanında mı, yoksa onları görmezden mi geliyor?

Hiç kimse unutmasın:

Devlet korumasında büyüyen çocuklar bu ülkenin yükü değildir.
Onlar bu ülkenin onuru ve sorumluluğudur.

Bir milletin büyüklüğü saraylarıyla, binalarıyla ya da sözleriyle değil;
en kimsesiz evlatlarına nasıl sahip çıktığıyla ölçülür.

Eğer gerçekten büyük bir milletsek,
devlet korumasındaki çocukların haklarını daraltan değil,
onların hayatını güçlendiren kararlar almalıyız.

Çünkü bu çocuklar sahipsiz değil.

Onlar bu milletin evladı.
Ve biz onların sesi olmaya devam edeceğiz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —