Menü Global Bakış
Rafet Ulutürk

Rafet Ulutürk

Tarih: 14.12.2025 11:47

Bir Tas Çorbanın Hissiyatı

Facebook Twitter Linked-in

Bir tas çorbanın ne anlama geldiğini bilmeyen,
hayatın değerini de, insanlığın kıymetini de bilemez.
Eskiden komşudan bir tas çorba istemek ayıp değil,
birlikti, samimiyetti.

Kapılar tıklanmazdı; komşu komşunun tenceresinin sesini duyardı.
Bir tabak pilav pişti mi, yan komşuya da bir tabak konurdu.
Kimse “bu bize yeter mi?” demezdi.

Çünkü paylaştıkça çoğalacağını bilirdik.
O çorbanın buğusunda sevgi vardı.
İçine düşen her damla tuz değil, dualardı.
Anne elinin değdiği, komşu eliyle uzatılan her tabak,
bir sofradan fazlasıydı:

O, bir gönül köprüsüydü.
Şimdi? Çelik kapılar ardında,
alarm sistemleriyle çevrili hayatlarda,
komşunun adını bilmeyen çocuklar büyüyor.

Bir tas çorba uzatacak el kalmadı,
çünkü herkes kendi sıcaklığının derdinde.
Bir tas çorba, açlığı doyurmaz belki,
ama gönlü ısıtır.

Eskiden o gönül sıcaklığıyla doyardık.
Şimdi buz gibi lüks sofralarda,
boğazımızdan lokma geçmiyor.
Ve sormak gerekir:
Ne oldu da bir tas çorbanın hissiyatı bile lüks oldu bu çağda?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —