Rafet Ulutürk

Tarih: 04.03.2026 08:22

Bir İşgalci Asla Kurtarıcı Olamaz

Facebook Twitter Linked-in


Tarih, unutanları affetmez.
Bulgaristan’ın yakın geçmişi; işgallerin, mahkemelerin, kampların ve göç yollarının hikâyesidir. Yok olan ailelerin, dağılan yuvaların, yarım kalan hayatların hikâyesi… Hapishanelerde çürüyen babaların, tren vagonlarında bilinmeze giden çocukların, bir gecede “yabancı” ilan edilen insanların hikâyesi…

Bu acılar sadece geçmişe ait değildir. Onların gölgesi hâlâ üzerimizdedir.

Bugün bize yöneltilmesi gereken soru şudur:
Bunca bedel ödemiş bir toplum olarak, hâlâ başkalarının siyasi hesaplarının peşinden sürüklenmeye razı olacak mıyız?

Yıllardır aynı isimler, aynı söylemler, aynı vaatler…
36 yıldır sandığa gidiyoruz. Peki sonuç ne?

Gençlerimiz göç ediyor.
Kırsal bölgeler boşalıyor.
Yolsuzluk iddiaları bitmiyor.
Siyaset, halkın değil dar çevrelerin alanı hâline geliyor.

Artık kendimize dürüstçe sormalıyız:

Bu tabloya daha ne kadar “alışacağız”?

Bu mesele bir etnik üstünlük meselesi değildir.
Bu mesele bir ayrılık meselesi değildir.

Biz Bulgar toplumundan kopmak istemiyoruz.
Biz bu ülkenin eşit vatandaşları olarak, onurlu bir yaşam istiyoruz.

Ne ayrıcalık talep ediyoruz ne de ayrı bir devlet.
İstediğimiz tek şey eşit hak, adil temsil ve temiz siyaset.

Biz “Türk partisi” istemiyoruz.
Biz “Bulgar partisi” de istemiyoruz.
Biz ayrım yapmayan, kimlik üzerinden değil liyakat üzerinden siyaset yapan bir anlayış istiyoruz.

Çünkü güçlü bir Bulgaristan; bölünerek değil, birlikte yükselerek mümkündür.

Deneme süresi çoktan doldu.
35 yıl boyunca sorunları çözemeyen yapılara bir 35 yıl daha vermek, artık tercihten öte sorumluluktan kaçmaktır.

Yarın torunlarımız bize şunu sorarsa ne cevap vereceğiz?

“Bu ülke düzelme şansı varken neden sessiz kaldınız?”
“Adaletsizliği görürken neden alıştınız?”
“Yeni bir yol mümkünken neden eskisinde ısrar ettiniz?”

Bugün oy vermek yalnızca siyasi bir tercih değildir.
Bu, torunlarımızın yaşayacağı Bulgaristan’ı belirleme sorumluluğudur.

Biz mafyadan, yolsuzluktan, korku siyasetinden arınmış bir ülke istiyoruz.
Biz gençlerin kalmak istediği, yaşlıların huzur bulduğu bir Bulgaristan istiyoruz.
Biz hukukun güçlü olduğu, insanların değil kuralların konuştuğu bir düzen istiyoruz.

Büyük Bulgaristan hayali; başkalarını dışlayarak değil, herkes için adalet sağlayarak gerçekleşir.

Ve unutmayalım:

Bir işgalci asla kurtarıcı olamaz.
Ama bilinçli bir halk, kendi kaderinin kurtarıcısı olabilir.

Şimdi karar zamanı.
Sessizlik mi?
Yoksa değişim mi?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —