Rafet Ulutürk

Tarih: 23.02.2026 22:18

Bir Arınma Manifestosu: Su Değince Ruha Ne Olur?

Facebook Twitter Linked-in

Ramazan gelip kapıya dayandığında, sadece sofralarımızı değil, ruhumuzun tozlu raflarını da havalandırmanın vaktidir. Sokaklarda o eski bayramların, o naif adetlerin kokusunu ararken aslında çok temel bir şeyi unutuyoruz:
Anlamı. Bizim örfümüz, sadece şekilden ibaret değildir; her hareketin altında derin bir felsefe, her ritüelde bir "kendine dönüş" saklıdır.
Bunun en somut örneği, her gün defalarca tekrarladığımız abdesttir. Çoğumuz için namaza bir hazırlık, fiziksel bir temizlik gibi görünse de; abdest aslında insanın kendi kirleriyle yüzleştiği ve onlardan soyunduğu bir "niyet mühendisliği"dir.

Uzuvların Tevbesi ve Zihnin Formatı
Suyu ilk ellerimize vurduğumuzda, sadece günün tozunu değil, dünyanın hırsını ve kavgasını da lavaboda bırakırız. "Bugün ellerimle neyi inşa ettim, neye zarar verdim?" sorusunun sessiz cevabıdır o ilk temas.
Ardından su ağıza ve dile değer. İşte burası, en büyük arınma durağıdır. Sadece ferahlık için değil; dilimize dolanan kötü sözlerin, gıybetin ve yalanın tortusunu temizlemek içindir. Kulaklarımızı yıkarken, ruhumuzu yoran boş gürültülere, haksız fısıltılara bir set çekeriz. Duyduğumuz her kirli bilginin kalbimize inmesine izin vermeyeceğimizin nişanesidir bu.
En can alıcı nokta ise alın bölgesidir. Alna değen o serinlik, zihnin açılmasını ve düşüncelerin berraklaşmasını temsil eder. Zihne atılan bir "format" gibidir; önyargıları dağıtır, hakikati görmeyi sağlar. Ve son olarak ayaklar... Bizi gün boyu bazen doğruya, bazen yanlışa götüren o yorgun yolcular, suyla buluşunca sadece topraktan değil, gidilen yanlış istikametlerin yükünden de kurtulur.

Örf ve Adet: Geleceğin Pusulası
"Bu Ramazanlar bir başka" diyorsak, bu başkalığı kendi içimizde başlatmalıyız. Örf ve adetlerimizi unutmak, köksüz kalmaktır. Abdesti bir alışkanlık olmaktan çıkarıp bir farkındalık eylemine dönüştürdüğümüzde, aslında medeniyetimizin bize sunduğu o muazzam "ruhsal detoks" imkanını da keşfetmiş oluruz.

> Unutma, unutturma: Su sadece teni temizler, ama bu derin manayı bilerek niyet etmek ruhu dönüştürür.

Gelin bu mübarek günlerde abdestimizi alırken sadece ıslanmayalım; her damlada biraz daha kendimize yaklaşalım, biraz daha "insan" olalım. Çünkü gerçek arınma, suyun bittiği yerde değil, kalbin uyandığı yerde başlar.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —