
* Beşikdüzü’nde Ezber Bozan Hareket: Gençlik Bu Safta, Bu Sofrada Buluşuyor
* En Büyük Yatırım, En Büyük Emanet: Gençlik!
Günümüzde televizyon haberlerini açmaya, sosyal medya mecralarında şöyle bir gezinmeye korkar olduk. Mânevî bir boşluğun pençesinde sürüklenen, kimlik karmaşası yaşayan, ekrana hapsolmuş ve aidiyet duygusunu yitirmiş bir gençlik tablosuyla sık sık karşılaşıyoruz.
Hepimiz aynı soruyu soruyoruz: "Bu gidişat nereye? Gençlerimize ne oluyor?"
Aslında cevap, o meşhur ve sarsıcı sözde gizli: "Bir şehri imar ederken nesli ihmâl ederseniz; ihmâl ettiğiniz o nesil, imar ettiğiniz o şehri başınıza yıkar, orayı yaşanmaz hale getirir."
İşte tam da bu noktada, Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinden yükselen umut dolu bir ses, hepimize "durup düşünme" fırsatı veriyor.
Beşikdüzü’nde Bir "Gönül Köprüsü": Diyanet Gençlik Merkezi
Beşikdüzü İlçe Müftülüğü bünyesinde faaliyet gösteren Diyanet Gençlik Koordinatörlüğü, sadece bir kurum değil, adeta bir "mânevî sığınak" gibi çalışıyor.
Beşikdüzü Otogar Camii’nde bu sabah çekilen o fotoğraf karesine iyi bakın. Omuz omuza namaz kılan, ardından Gençlik Merkezi’nde aynı sofraya oturan yaklaşık 30 genç...
Bu sadece bir "sabah namazı buluşması" değil; bu bir "ben buradayım, değerlerimle ayaktayım" duruşudur.
Gençlik Koordinatörü Ali Kasımay ile mânevî danışmanlar Rahman Sağlam ve Uğur Öztürk’ün öncülüğünde yürütülen bu çalışmalar, kuru bir bürokrasinin çok ötesinde. Akşam sohbetlerinden gezi ve pikniklere, ücretsiz ikramlardan birebir dertleşmelere kadar her alanda gençlerin kalbine dokunuyorlar. Ramazan’da iftar sofralarında buluşuyor, sınav stresinden ailevî sorunlara kadar her noktada gençlerin elinden tutuyorlar.
Takdir Yetmez, Destek Şart!
Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Bu fedakâr din görevlisi kardeşlerimizin, eğitimli ve donanımlı uzmanlarımızın yaptığı bu işi sadece "tebrik etmek" yetmez. Onların motivasyonunu diri tutmak, bu hizmetlerin sürekliliğini sağlamak hepimizin vebâlidir.
Neden mi? Çünkü bu merkezlere verilen her destek, aslında kendi çocuğumuzun geleceğine yatırımdır. Bu kapılar kapandığında, gençlerimizin hangi karanlık dehlizlerde teselli arayacağını tahmin etmek zor değil. Sahih dini bilgiyle kuşanmayan, mânevî değerlerle harmanlanmayan bir zihin; her türlü zararlı akımın, bağımlılığın ve umutsuzluğun hedefi haline gelir.
Çağrımızdır: Neslimizi Birlikte İnşâ Edelim
Beşikdüzü özelinde gördüğümüz bu ve bundan öncesini de bildiğimiz bu güzel tabloların benzerlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki Diyanet Gençlik Merkezlerinde de görmek mümkün.
Ailelere sesleniyoruz: Çocuklarınızı bu güvenli limanlarla tanıştırın.
Hayırseverlere ve kurumlara sesleniyoruz: Taşın altına elinizi koyun. Maddî ve mânevî imkanlarınızı bu gençlik hareketine seferber edin.
Unutmayın; en büyük yatırım binalara değil, insana yapılan yatırımdır. Modern binalarımız, lüks sitelerimiz, geniş yollarımız olabilir; ancak içinde huzurlu, ahlâklı ve donanımlı bir gençlik yoksa o beton yığınlarının hiçbir anlamı kalmaz.
Beşikdüzü’nde bu meşaleyi yakan, gençlerin hayallerine rehberlik eden tüm ekibi gönülden kutluyorum. Gelin, bu ışığı hep birlikte büyütelim. Çünkü gençlik giderse, gelecek gider.
Mithat Güdü