Bir memleket düşünün, bugün çoğu hayatta olmayan birilerince 34 yıl önce başlatılan bir kampanya ile 'İl olsun' diye kendini yırtarak, gecesini gündüzüne katsın 'Bu memleket yeniden İl, yani Vilayet olsun' derken o ana kadar ortalıkta görünmeyenle, yırtık, solmuş, kulpları olmayan kara çantalarının içine para değil, pijamalarını koyup gelsin, otellerde, akrabalarda kalsın milletvekili, belediye başkanı, vali, rektör, prof., doçent, müdür, amir, işçi olsun gitsin..
Yetmedi kaymakam olsun, çaycılıktan müdürlüğe terfi etsin.. Yada, 'amirlik rütbesine müdürlük hatta daire başkanlığı' diyerek yeni yıldız taksın ve iki ay içinde gitsin..
Evet.. Bir memleket düşününün o memleketin yeniden vilayet olması için çabalayanlar o memleket İl olduktan sonra hâlâ 'bu memleket gelişsin, büyüsün..' diye mücadele etsin, kendisini yırtsın, birileri de değişmez karayolları şefi gibi 35 yıl şef olsun, geriye kalan kadrolarını da aynı sülalenin bir değil 2 hiç değil, İl Spor'u havuzunda ki gibi 3 çocukları, karıları, akrabaları doldurup, iş bulsun, işçilikten sonra daire amiri, il idarecisi olsun..
Ve bir memleket düşünün kültür, turizme 30 yıldır asaleten bir İl Müdürü atanmazken Valinin Özel Kalem Müdür kadrosunu alan memur 15 yıl boyunca Ardahan'a gelmesin, Ankara'da oturup, bankamatikten maaşını alsın ve yine Ardahan'a gelmeden emekli olup, bir kaç gün yada ay hariç hiç gelmediği Ardahan'ı geride bırakıp, çekip gitsin..
Ve bir memleket düşünün 'Ardahan çocuğuyum.' diye bastırsın, gelsin iş kadro, makam, mevki aldıktan sonra çekip, gitsin.. Ve Kocaeli hastanesi yatağında poz verip, yalandan 'Ben kanser oldum' deyip, 'Ardahan çocuğu' diye aldığı kadronun keyfini başka memlekette yaşasın..
Ve bir memleket düşünün sanal da memleket sevdası deyip, sahiden mirasçı olup, gelip, sahiplenmediği memlekette ata, dededen kalma mala konsun, müteahhitte versin uzaktan iyi para eden bir değil, Ardahan İl Özel İdarenin üst düzey çalışanlarının, Özle İdareye iş yapanlardan aldıkları 2, 3 daire sahibi gibi mal, mülk, kat sahibi olsun..
Evet..
Halkla diyaloğu gayet iyi olan ve en önemlisi halk ile devletin temsilcisi olan vali arasında köprü görevini yapan İbrahim Güllüdağ'ın ve öncekilerin ek bir ücret almadan baktığı Ardahan Özel Kalem Müdürlüğünün kadrolu bir müdürlük olduğu ve bu kadroda 15 yıl boyunca görünüp, Ardahan'a hiç gelmeyen bir bankamatikçi Valilik Özel Kalem Müdürü olduğunu ve Çıldır Ağcakale'den sonra TİGEM'de hazine pardon Kale arayan kültür, turizm müdürlüğü gibi vekilin vekiliyle onca yıl idare edildiğini biliyor musunuz?
Bilmem ama aynı aileden bir değil, 3 yetmedi 4 ferdin iş bulduğu ama 'TUİK tarafından işsizlerin en az gösterildiği bir İl yani Vilayet var mı?' diye sorulursa çantacı vekil, başkanlarca idare edilen sınırın dibinde, gözde ırak Ardahan diyebilirsiniz..
Çünkü, vekilin vekili ile idare edilen valilerin, özel kalem müdürlerinin, müdürünün 15 yıl boyunca Ardahan'a gelmeden, ek işi, ek makamı olduğu Ankara'da oturan ve orada emekli olduğu bankamatikçi Valilik Özel Kalem Müdürü olduğunu yerine emanet bakanların ise; 'Bana Özel Kalem Müdürü' desinler' diye bunu bilmelerine karşın dillendirmediği başka bir memleket var mı acaba?!
Bilmemem ama bir değil, 3 değil, 11 maaş alanların bol olduğu söylenen, yetmedi çivisi çıkmış denen bu ülkeyi oluşturan diğer memleketlerde de kesin Ardahan'da ki gibi bankamatikçi müdür, amir, işçi, memur vardır..
Ve ben dahil memlekette gazeteci geçinenlerin bundan, bu yaşanan rezilliklerden 'söylenmediğinden, tiyo verilmediğinden' haberdar olmadığı, haberi olanında, 'Boş ver bana ne, nasılsa gazeteci olmazsam da beni gazeteci bilirler ya' diyerek olanları haber diye algılamayıp, haber yapamadığı ve bu kentte yaşananlardan günahı olanların başında gelen ajanslar pardon ajan muhbirlerin bol olduğu başka memleket var mı?
Ha bu arada Ardahan'da evi olmayan türkücü başkanlı Ardahan Belediyesinde kaç bankamatikçe işçi, memur var ve acaba kaçı rütbe alıp, bankamatikten hak etmedikleri maaşlarını çektikleri gibi gizlice çekip gittiler..
Onu da, 'Güller açmazsa da çukurlar açılır Ardahan yollarından' türküsünde dinleyelim mi?..
Haydi o zaman şu an boş olan ve dünkü işçi, bugünkü idareci Gülay'ın, İbrahim Güllüdağ'ın hiç bir ek ücret almadan 15 yıl emaneten baktığı ve valilere dahil, kimseye söylemediği Ardahan Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü kadrosu bankamatikçi müdür emekli olduğundan boşalmış..
Şimdi sıra yeni bir bankamatikçi müdür bulmaya..
Nasılsa memleket, 'memleket, memleket' diye kendini yırtanlar için değil, birileri vali, vekil, başkan, rektör, prof, doçent, önce çaycı sonrada müdür, makam, mevki için İl olmuş.. Yani, her yıl bin yetmedi bin 500 kişinin göç etmeye devam ettiği yeniden kasaba olmaya aday 34 yıl içinde birerine makam, mevki, bulmaktan öteye bir şeye yaramaVilayet Ardahan..
Evet.. bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..
Bu metin, Ardahan’ın il oluşundan bu yana geçen süreçte yaşanan yönetimsel aksaklıkları, liyakatsiz atamaları ve yerel düzeydeki yolsuzluk iddialarını eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, kentin gelişimine katkı sağlamak yerine makam ve mevki peşinde koşanların, çalışmadan maaş alan "bankamatikçi" memurların ve akraba kayırmacılığının şehre verdiği zararları vurgulamaktadır. Özellikle 15 yıl boyunca şehre hiç uğramadan Özel Kalem Müdürü kadrosu üzerinden maaş alan kişilerin varlığı, sistemdeki denetimsizliğin çarpıcı bir örneği olarak sunulmaktadır. Kaynak, kentin sosyo-ekonomik kaybını ve gazetecilerin sessizliği ile birleşen bu suistimallerin Ardahan'ın geleceğini nasıl kararttığını anlatmaktadır. Sonuç olarak yazı, yerel idaredeki etik çöküşü ve kamu kaynaklarının şahsi çıkarlar doğrultusunda tüketilmesini sert bir biçimde sorgular.