Menü Global Bakış
Rafet Ulutürk

Rafet Ulutürk

Tarih: 16.12.2025 09:35

Aşk Yerine Bağımlılık: Modern İnsanın Sessiz Çöküşü

Facebook Twitter Linked-in

Bugün insanın en büyük hastalığı ne yoksulluk ne de bilgisizlik — sevgisizliktir.

Aşkı kaybeden bir toplum, dışarıdan parlasa da içten çürür. Akıl, teknoloji, para, statü... 
Hepsi birer araçtı; biz onları amaç haline getirdik. 
Böylece insan, kendi icatlarının kölesi oldu.

Artık sevgi, bir sorumluluk değil bir “duygu” gibi yaşanıyor. 
Hızlı başlıyor, hızlı tükeniyor. İnsanlar sevmeyi değil, sahip olmayı öğreniyor.
Partnerine, işine, imajına, hatta inancına bile bağımlı hale geliyor. 
Çünkü kalbi boş, ruhu aç. Ve o açlık, her şeyi tüketiyor.

Zihin de bu oyunun içinde. Mantık, duyguların önüne geçti. 
“Hesaplı sevgi” diye bir şey çıktı — menfaatle ölçülen, konforla beslenen, çıkarla sürdürülen bir bağ.

Ama akıl, aşkı yönetemez. 
Çünkü sevgi, denge ister; matematik değil, teslimiyet ister.

Bugün çoğu insan içsel gürültüsünden kaçmak için dışsal uyuşturuculara sığınıyor: alkol, ekranlar, alışveriş, sosyal medya, statü sembolleri… 
Her şey bir “anlık sessizlik” yaratıyor ama hiçbiri iç huzuru getirmiyor. 
Çünkü o huzur, dışarıda değil — insanın Tanrı’yla kurduğu o sessiz iç bağda saklı.

Gerçek maneviyat, dünyayı reddetmek değil; onu sevgiyle dönüştürmektir.

Para kötü değildir, bilgi kötü değildir, beden kötü değildir. Kötü olan, bunların içinden sevgiyi çıkarmaktır.

Aşksız bilgi kibir üretir, aşksız başarı yorgunluk getirir, aşksız ibadet riyakârlığa dönüşür.

İnsanın kurtuluşu ne aşırı dünyevileşmede ne de kaçışta. Kurtuluş, ölçüde.
Aşk, bu ölçünün adıdır. Çünkü aşk, hem Tanrı’yı hem insanı birleştirir. 
O varsa, zihin hizmet eder; yoksa hükmeder.

Gerçek aşk, romantizmin ötesindedir. 
O, evrenin nefesidir.
Ve bir gün, hepimiz bunu hatırlamak zorunda kalacağız:
Bilincin düşüşü,  sevgisizliğin yükselişiyle başlar.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —