Adil Hacıömeroğlu

Tarih: 03.03.2026 16:41

VAKİTSİZ ÖTEN HOROZUN BAŞI KESİLİR

Facebook Twitter Linked-in

Atasözlerimiz, atalarımızın uzun deneyimleri sonunda söyledikleri özlü sözler… Az sözle çok şey anlattıkları için çekici anlamları var. Çok sayıda tümcenin vereceği anlamı, bir tümceyle anlatıverir. Ataların sesine kulak vermeli ki onların deneyimlerini, bizlere verdikleri dersleri, yol göstericiliklerini kolayca anlayalım. Atasından öğrenmeyen, kendine yanlış kılavuzlar bulur. Bu da onu çıkmaz sokaklara sürükler.

Köyde geçen çocukluk ve gençlik yıllarım olağanüstü bir öğrenmeyle geçti. Her durum, olay karşısında söylenen özlü sözlerle tanıştım. Her söylenen sözü, belleğime yazdım silinmez seslerle. O günkü konuşmaları unutmama olanak var mı?

Köyde en çok tavuk besleyen bizdik. Evde, bu işi ben üstlenmiştim. Baharın gelmesiyle tavuklar, kuluçkaya yatardı. Onların altına yumurtaları seçip koyardım. Tavuğun büyüklüğüne göre yumurta sayısını belirlerdim.

Sabahleyin gün ışımaya başladığında horozlarımız ötmeye başlardı. Onlar ötmeye başladığında ben kalkardım yatağımdan hızlıca. Önce tavukları dışarı çıkarıp yemlerdim. Ninem ya da babam onlara göz kulak olurdu köpeğimizle. Sonra inekleri çözüp otlatmaya götürürdüm. Kuşluk vakti sıcak bastırmadan dönerdim eve ineklerimizle. Sıcak bastırınca karasinekler üşüşürdü ineklerin her yanına. Böyle olunca da hayvanlar otlayamazdı.

Bazı horozlar ötme zamanını şaşırırdı. Akşam karardıktan sonra öterdi hayvancağız. İşte, bu herkesçe uğursuzluk kabul edilirdi. Uğursuzluk çok farklı biçimlerde karabasan gibi çökerdi ocaklara. Kimi bu vakitsiz ötüşü ölüme, kimi ise evden birinin sayrılanmasına yorardı. Bazıları bu zamansız ötmeyi; sel, yangın, ineklerin ölümü, tavukların çakallarca yenmesi, tarlaların domuz sürüsünce talanı, yararlı bir ağacın devrilmesi, ailedeki bir ayrılık ve bir akrabanın boşanması gibi konulara yorardı. Bu nedenle vakitsiz, yani sabah değil de akşam öten horozun başı kesilirdi uğursuzluğu ortadan kaldırmak için.

Horozun kesilmesi, ev için sevindiriciydi. Çünkü aile için bir toy olacaktı bu. Doğada beslenen hayvanın tüylerini çabucak yolardık. Ardından kuzinenin üstünde koca kazanda kaynatılırdı o. Suyundan çorba ve pilav yapılırdı. Horoz piştikçe kokusu her yana yayılırdı.

Evet, horoz vakitsiz ötmemeli. Her söz uluorta söylenmemeli. Günlük yaşamda olmayacak yerde, olmayacak sözleri söyleyenler vardır. İçinde bulunduğu koşulları, zamanı düşünmeden, hesap etmeden konuşanlar çok. Yani söz, uygun zamanda söylenmeli. Vakitsiz ötenin ötüşü bir işe yaramaz. Zamanında ötersen hem senin için hem de ötüşü dinleyenler için yararlı olur. Böyle vakitsiz ötüp ağzına geleni söylersen senin de sözünün de bir değeri olmaz. Her şeyin bir zamanı var, sözün de…

                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               27 Şubat 2026


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —