Rafet Ulutürk

Tarih: 17.01.2026 11:53

137 Yıllık Bir Sürgün, Bir Uyanış: Bizim Kaderimiz Artık Bizim Elimizde!

Facebook Twitter Linked-in


​İnsanlık tarihi boyunca silinmez bir mühürdür: Para ile dost edinilmez, sadakat ise parayla asla satın alınmaz. Bizim kültürümüzde dost, güneşli günlerin sahte neşesi değil; "yıkım günlerinin" sarsılmaz kalesidir.
Atalarımızın dediği gibi; "Eski dost düşman olmaz." Çünkü o dostluk, canla, kanla ve gözyaşıyla yoğrulmuştur.

​Biz Bulgaristan Türkleri, bu gerçeği öğrenmek için 137 yıl süren meşakkatli, karanlık ve bedeli çok ağır yollardan geçtik.
İmparatorluklar kuran bir ceddin yetimleri olarak, kendi öz vatanımızda "arka planda" bırakıldık. 
Sustuk, sabrettik; "devletimizdir" dedik, "komşumuzdur" dedik. Ama bu sessizlik, maneviyatımızın baskılanmasına, keskin zekâmızın yok sayılmasına ve onurumuzun her geçen gün biraz daha törpülenmesine yol açtı.

​İhanetin Gölgesinden, Kuklaların Oyununa
​Yıllarca davamıza ve kimliğimize gölge düşüren hain Ahmet Doğan’ın gidişine, bir prangadan kurtulurcasına sevindik. Ama sevincimiz boğazımızda düğümlendi. Biz "hain gitti" derken, bu sefer de partinin başına toplumun zerre kadar sevmediği, adını duyduğunda midesi bulandığı Peevski gibi figürler dikildi.

​Soruyorum sizlere: Bu asil millet, Peevski gibi şahısların siyasi oyunlarına meze olacak kadar sahipsiz mi? 
Bizim tertemiz oylarımız, karanlık odakların elinde kirli birer pazarlık aracı mı? Biz çocukken; hanede, köyde ve akraba arasında olup biteni "göz bebeğimiz" gibi korumayı, sırrı namus bilmeyi öğrendik. Bu kutsal mirası, bugün siyasi hırslara kurban edenlere karşı sessiz kalmak, en büyük ihanet değil midir?

​Artık Tabela Devri Bitti, İrade Devri Başladı!
​35 yıldır bizi "Türk partisi" masallarıyla oyaladılar. Ama bugün görüyoruz ki; artık saf bir Türk partisi çatısı kalmamıştır. Türk milleti bugün Bulgar partilerine dağılmış olabilir; ancak bu bir son değil, bir milattır! Artık Türkü sadece "oy deposu" görenlere değil; Türkü sayan, hakkını kuruşu kuruşuna teslim eden ve bizi yönetime ortak eden partilerde çelik bir yumruk gibi birleşme vaktidir.

​Bulgar siyasetçiler akıllarını başlarına almalıdır. 35 yıllık oyalama oyunu bitti! Bulgaristan’ın siyasi dengesi artık Türkler olmadan kurulamaz. Bu ülke Türkler ile yönetiliyor; bu dengeyi görmezden gelmek, sadece bizi değil, tüm Bulgaristan’ı uçuruma sürükler.
​Kalk Ayağa Ey Bulgaristan Türkü!
​Kalbimiz kırık, ruhumuz yaralı olabilir ama irademiz hala dimdik. Bizler; müttefiklik adı altında özümüzden koparılmaya çalışılan, kendi evinde yabancılaştırılan bir halk olmayı reddediyoruz.

​Dost kötü günde, namuslu kişi ise alışverişte belli olur. Siyasi müttefiklerimizin gerçek yüzünü gördük. Şimdi sıra bizim kendi yüzümüzü, kendi gücümüzü göstermemizde!
​Yeter artık! Kendi geleceğini, kendi soyundan ve suyundan olanlarla, kendi öz iradenle inşa etme vaktin gelmiştir. Ya bu topraklarda omuz omuza, eşit şartlarda ve onurumuzla yöneteceğiz ya da bu uyanışın ateşi, bizi yok sayanları tarih sahnesinden silecektir.

​Kalk ayağa ey Türk! Kendi kaderini başkalarının elinden çekip al!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —