Vahit Özdemir

Tarih: 02.02.2026 10:53

-ALAYLI DİPLOMAT KİMLERDİR?

Facebook Twitter Linked-in

-BAŞBAKAN İNÖNÜ NEDEN MAKAM ŞOFÖRÜNÜ YURTDIŞINA KONSOLOS OLARAK ATADI?

-1944-1946 YILLARINDA MOSKOVA BÜYÜKELÇİSİ OLARAK GÖREV YAPAN ALAYLI DİPLOMAT VE ESKİ DIŞİŞLERİ BAKANI SELİM SARPER TÜRKİYE-SOVYETLER BİRLİĞİ
ARASINDAKİ SİYASİ KOORDİNASYONU SAĞLAYAMAMIŞ OLABİLİR Mİ?
SARPER AMERİKANCI MI NATOCU MU?

-RIZAİYE (URUMİYE) BAŞKONSOLOSUMUZU iRANLI KAVAS ELİNDE BALTAYLA 
NEDEN KOVALADI?

-SİVEREKLİ KAVAS NEDEN TEBRİZ BAŞKONSOLOSU’NUN ÇAYINA İŞEDİ?

1923- 1961 yıllarında Türkiye’nin Musul, Girit, Sisam, Midilli, Selanik, Gümülcine, Üsküp, Filibe, Burgaz,Varna, Köstence, Odessa, Sivastopol, Tuapse, Batum, Tebriz, Meşhed, Culfa, Kirmanşah ve Rızaiye Konsolosları alaylı diplomat dediğimiz çoğu ortaokul veya lise mezunlarından oluşmaktaydı.

Neden?
Çünkü Cumhuriyet ilan edildikten sonra Osmanlı Devleti’nin yetişmiş diplomatları Ankara’yı köy statüsünde gördükleri için Ankara görev almayı kabul etmediler.

İstanbul treninden inen ve eli kalem tutan, takım elbiseli ve kravat takan ortaokul ve lise mezunları Dışişleri Bakanlığına alaylı diplomat statüsünde işe alınmışlardı.

Ankara’daki İtfaiye (Hergele) Meydanında davul zurna çalınarak Hariciye Vekaletine diplomat dahi arandığı diplomatik kulislerde dillendirilmektedir.

Başbakan ve Dışişleri Bakanı İsmet İnönü  dahi 1920’li yıllarda makam şoförünü yurtdışına Konsolos olarak atamıştır

Maiyetinde Özel Kalem Müdür Yardımcısı kadrosuyla hizmet ettiğim 5 defa Milli Savunma Bakanlığı görevinde bulunan eski Hakim İlhami Sançar’ın  bana bizzat anlattığına göre , alaylı statüsündeki eski Şark İstiklal Mahkemeleri Zabıt Katibi Odesa Muavin Konsolosu Selim Sarper 36 yaşında iken Ankara Hukuk Mektebini  bitirmiş ve daha sonra hızla yükselerek Türkiye’nin anlı şanlı diplomatları arasında yer almıştır.

Selim Sarper’in Türkiye/Sovyet ilişkilerine takoz koyduğu, Amerikancı ve NATO yanlısı bir politika izlediği kıdemli diplomat abilerimiz tarafından dillendirilmektedir.

Sarper, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Cemal Gürsel ve İnönü Hükümetlerinde Dışişleri Bakanlığı dahi yapmıştır. (1960-1962)

Harp Okulu Komutanı Kurmay Albay Talat Aydemir’in 22 Şubat 1962 tarihinde askeri isyan veya kalkışmasına dolaylı destek verdiği gerekçesiyle Sarper Dışişleri Bakanlığından azledilmiş ve yerine Londra Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin atanmıştır.

Öte yandan, Sofya Büyükelçiliğimizde görevli Kaymakam kökenli Kilisli bir diplomatımız Büyükelçi’nin Dışişleri Bakanlığına yazdığı bir rapor üzerine Rızaiye (Urumiye) Başkonsolosluğumuza Başkonsolos olarak sürgün edilmiştir.

1876 yılında hizmete giren Rızaiye (Urumiye) İran’ın çok stratejik bir bölgesinde olmasına rağmen,  o yıllarda D bölgesindeymiş  ve adeta bir sürgün yeriymiş.

Bendeniz 1978-1982 yıllarında Urumiye’de (Rızaiye) 4 yıl görev yaptım.

Sınırımıza 50 km. mesafede ve Azerbaycan Türkleri, Kürtler ve Asurilerle meskün bir bölge.

50 km.çapında bağlar ve bahçelerle çevrili güzel bir şehir ve kurumaya yüz tutan Urumiye gölünün yanında.

Urumiye-Tebriz arasındaki mesafeyi kısaltmak için gölün ortasına otoyol yapmak akıl karı mıdır?

Müzmin bekar ve geçimsiz birisi olan Kilisli eski Kaymakam Rızaiye (Urumiye) Başkonsolosu maiyetindeki hizmet personelini bunaltmaya başlamış.

Bir gün tepesi atan Azerbaycan Türk’ü İran vatandaşı kavas elinde balta olduğu Rızaiye (Urumiye) Başkonsolosumuzu caddede kovalamaya başlamış.

Ölüm korkusu yaşayan Başkonsolos soluğu bir Azerbaycan Türk’ü   olan Akademisyen Muhammed Cafer Manevi’nin evinde almış.

Akademisyen Manevi, elinde balta olan Kavas’ı (odacı) güçlükle sakinleştirmiş.

Başkonsolos korkusundan dolayı rezidansa dönemez ve üç gün öğretim üyesinin evinde zoraki konukluğa razı olur.

Yıllar sonra maiyetine kan kusturan Başkonsolos bir Körfez ülkesine Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçi olarak atanır.

İran vatandaşı odacıyı dahi yönetmekten aciz olan bir Büyükelçi’nin Körfez ülkesinde Türkiye’nin hak ve menfaatlerini nasıl savunduğunu  zekanızın takdirine bırakıyorum.

Yine 1979 yılında Rızaiye (Urumiye) Başkonsolosluğumuzda görevli Kavas’ı eşi ve kızının önünde sille tokat döven Tebriz Konsolosu’ndan intikam almak isteyen Siverekli Kavas’ın çay semaverine çok affedersiniz işediği,  çayı kendisini döven Tebriz Konsolosuna ikram ettiğini, Konsolos’un da çayı çok lezzetli bulduğunu ve bir-kaç sidikli bardaktan çay içtiğini utanarak ve sıkılarak bilgilerine sunuyorum.

Demek ki herkesin kendine göre değişik bir intikam alma duygusu varmış.

Her yerde ve her zaman hizmet personeline, daha doğrusu herkese insan gibi davranılması gerektiği kanaatindeyim.

NEREDEN NEREYE?

Vahit Özdemir
(E) Diplomat
31 Ocak 2026


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —