Her sabah yeni bir zam haberi.
Elektrik zamlı.
Doğalgaz zamlı.
Gıda zamlı.
Ulaşım zamlı.
Ama maaş?
Yerinde sayıyor.
Emekli zaten nefes alamıyor.
Memur ayın ortasını göremiyor.
İşçi aldığı zamdan önce gelen zamlarla eziliyor.
Öğrenci barınmayı, beslenmeyi hesap etmekten dersine odaklanamıyor.
Adına “güncelleme” diyorsunuz.
Adına “piyasa şartları” diyorsunuz.
Adına “zorunlu düzenleme” diyorsunuz.
Ama halkın cebindeki eksilmenin adı nettir:
Geçim krizi.
Bu ülkede zamlar jet hızıyla gelir,
Ama maaş artışları salyangoz hızında yürür.
Köprülere garanti var.
Şehir hastanelerine garanti var.
Büyük ihalelere garanti var.
Peki vatandaşa ne var?
Sabır tavsiyesi.
Sabırla fatura ödenmiyor.
Sabırla kira düşmüyor.
Sabırla market kasasında eksik para tamamlanmıyor.
Zam yapmak kolaydır.
Zor olan, adil yönetmektir.
Eğer bir ülkede sürekli zam konuşuluyor,
Ama refah konuşulamıyorsa,
Orada bir plan değil, bir yük aktarımı vardır.
Sormak haktır:
Bu yük neden hep dar gelirlinin sırtına bindiriliyor?