Âyet ve Hadis Kafaya Yatmıyorsa…
Asıl sorun nerede? Âyetlerde ve hadislerde mi, yoksa bizim kafamızda mı?
26.03.2026 12:02:00

Âyet ve Hadis Kafaya Yatmıyorsa…
Bazen sosyal medyada, bir sohbette ya da bir yazıda karşılaşıyoruz: “Bu âyet aklıma yatmıyor”, “Şu hadis mantığa aykırı, kafam almıyor.” Sanki Kur’an ve Sünnet, bizim sınırlı aklımızın yargı kürsüsüne çıkmış da beraat bekliyor.
Peki asıl sorun nerede? Âyetlerde ve hadislerde mi, yoksa bizim kafamızda mı?
Aslına bakarsanız, vahiy doğrultusunda “ayar” çekilmemiş bir kafa, âyet ve hadisi doğru dürüst okuyamaz. Çünkü o kafa, yanlış düşüncelerle, kirli alışkanlıklarla, nefsin arzularıyla doludur. Temiz bir aynaya toz kondurursanız, yansıma bulanık çıkar. Âyet ve hadisler de böyledir; mülevves (kirli, karışık) bir kalbe, bozulmuş bir niyete kolay kolay girmez.
Kur’an-ı Kerîm bunu apaçık haber verir. Bakara Sûresi 26. âyette Rabbimiz buyuruyor:
“Şüphe yok ki, Allah herhangi bir şeyi, bir sivrisineği, hatta onun da ötesindekini misal vermekten utanıp çekinmez. Bunun karşısında îman edenler onun, Allah’tan gelen gerçek olduğunu bilirler, inkâr edenler ise ‘Allah misal olarak bununla neyi kastediyor?’ derler. Allah birçok kimseyi onunla saptırır, birçok kimseyi de onunla doğru yola iletir; onunla başkalarını değil, ancak emrine karşı gelenleri saptırır.”
Îman edenler hemen ‘Bu, Rabbimizden gelen bir haktır’ derken, fâsıklar (itaatten çıkanlar) ise ‘Allah bununla ne demek istiyor?’ diye itiraz ederler. Demek ki mesele âyette değil, kalpteki niyettedir.
Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) de bu gerçeği en güzel şekilde özetlemiştir:
“Ameller niyetlere göredir. Herkesin eline geçecek olan, ancak niyet ettiğidir.” (Buhârî, Bed’ü’l-Vahy 1; Müslim, İmâre 155)
Dinî bir meseleyi anlamaya çalışırken niyet “Allah rızası ve hakikat” değil de “kendi aklını haklı çıkarmak, tenkit etmek” olursa, o kapı kapalı kalır.
Büyük İslâm âlimleri asırlardır aynı hakikati vurgular. İmam-ı Rabbânî Hazretleri (kuddise sirruh) şöyle der:
“İslâmiyet akla tâbi olmayı emreder, nefse tâbi olmayı yasak eder. Çünkü aklın tabiatı İslâm’a uymayı emreder, nefs ise aksini.”
İmam Gazâlî Hazretleri de kalbin temizlenmeden, niyetin hâlis olmadan ilmin fayda vermeyeceğini söyler. Nur, karanlık bir odada parlamaz; ilim, paslı bir kalbe girmez.
Bu konuyu günümüzde en veciz şekilde özetleyenlerden biri de Ehli Sünnet Âlimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker’dir. Hocamız şöyle buyuruyor:
“Vahiy doğrultusunda ayar çekilmemiş kafa, kimi zaman ‘Filan âyet / filan hadis akla aykırı, kafam almıyor’ demektedir.
Bu kişilerin kafaları, yanlış köşeli ve de mülevves (kirli, pis veya karışık) şeylerle dolu olduğu için; âyet veya hadisi anlamadıklarını anlamaları şarttır. Âyet ve hadisler mülevves kafaya gelmez.
DOĞRU’yu doğru anlamaları için, öncelikle kafalarını vahiy doğrultusunda şekillendirmeleri mutlak gereklidir.
Akıllarına yatmaması, kafalarındaki bu şekil bozukluğundandır. Bu formasyon bozukluğunun da sebebi NİYET bozukluğudur.
Kur'an, bozuk niyetliyi doğru yola iletmez (Bakara 26).
Din hakkında birkaç kuruşluk bilgi ile tenkid yapmaya cür'et eden hadsizleri uyarmış olalım.”
Hocamızın bu tespiti, tam da günümüzün en yaygın hastalığına parmak basıyor.
O halde ne yapmalıyız?
• Önce niyetimizi düzeltelim: “Yâ Rabbi, ben sadece Senin rızanı istiyorum, doğru olanı öğrenmek istiyorum” diyelim.
• Kafamızı vahye teslim edelim; aklımız vahyin hizmetkârı olsun, efendisi değil.
• Azıcık bilgiyle “tenkit” etme hadsizliğinden vazgeçelim. Din, birkaç kuruşluk malumatla alay edilecek bir konu değildir.
Unutmayalım: Kur’an, bozuk niyetliyi doğru yola iletmez. Ama samimi bir kalp, ne kadar küçük olursa olsun, vahyin nûruyla aydınlanır.
Kafamızdaki “şekil bozukluğu”nu vahiy ile düzeltelim. O zaman göreceğiz ki, âyet ve hadisler değil, bizim eski hâlimiz akla aykırıymış.
Herkese selâmet dolu bir îman, temiz bir niyet ve aydınlık bir anlayış diliyorum.
Not: Mithat Güdü; beğeni toplamak için değil, bir idrak oluşturmak ve hakikati haykırmak için yazar. Hidâyet ise Allah’tandır. Bu hakikate omuz vermek ve bir kişinin daha bilinçlenmesine vesîle olmak için paylaşabilirsiniz.
Mithat Güdü / Emekli İmam Hatip ve Gazeteci-Yazar






