Yaşlılık, yalnızca bir geri çekilme dönemi değil; birikimin paylaşılma evresidir. Bu dönemde edinilmiş deneyimler, hatalar, başarılar ve hayat dersleri toplum için kıymetli bir rehber niteliği taşır. Bilgelik aktarımı gerçekleştiğinde kuşaklar arası bağ güçlenir ve toplumsal süreklilik sağlanır.
Deneyimin Değere Dönüşmesi
Yaşlı birey, yaşanmışlıkların süzgecinden geçmiş bir bakış açısına sahiptir. Genç kuşakların henüz karşılaşmadığı durumlar hakkında öngörü geliştirebilir. Bu deneyim, doğru aktarıldığında yol gösterici olur; aktarılmadığında ise sessizce kaybolur.
Kuşaklar Arası Köprü
Aile içinde ve sosyal çevrede yaşlıların aktif rol alması, gençlerin kimlik gelişimine olumlu katkı sağlar. Geçmişle bağ kurabilen genç, köksüzlük hissi yaşamaz. Yaşlı ise kendini işe yarar ve değerli hisseder. Bu karşılıklı etkileşim, iki tarafın da ruh sağlığını destekler.
Toplumsal Dayanıklılık
Bilgelik aktarımı olan toplumlarda kültürel hafıza canlı kalır. Geçmiş deneyimler, gelecekteki hataların önüne geçebilir. Yaşlı bireyin yalnızlaştırıldığı toplumlarda ise bilgi zinciri kopar ve her kuşak sıfırdan başlamak zorunda kalır.
“Bilgeliğin paylaşıldığı yerde zaman kayıp değil, kazançtır.”
✒️ Necat KACAN
Eğitimci Araştırmacı Yazar