Yüksek yargımız, Yüksek Mahkemenin yükünü azaltmak, adaletin hızlanmasını ve davaların süratle sonuçlanmasını sağlamak için bir çalışma yaptı.
Eksik kalmaması şartıyla bu olumlu niyeti ve iyi niyetli çalışmayı yürekten destekliyorum..
Kanımca madem anayasanın yargıyla ilgili maddelerinde değişiklik yapılacak, yargıç ve savcı atamaları ile Başsavcılığın denetiminin nasıl sağlanacağı ve savcıların görevden uzaklaştırılmasının hangi hallerde gündeme gelebileceği gibi konularda da düzenleme yapılmalıdır.
Yargıçlar ve savcılar, kimsenin şüphe duymayacağı yazılı şeffaf sınavlarla atanmalı, sabıkalılarla düşüp kalkanların görevden alınma prosedürleri, pratikte çalışacak bir mekanizma ile düzenlenmelidir.
Başsavcılık dokunulmaz ve denetim dışı olamaz, olmamalıdır!
Başsavcılığın, siyasi etkiyle istemediği dosyaları geri çekmesi, 8-10 yıl bekletmesi, dosyalarda ve davalarda bilinçli oyalama yapması mümkün olmamalıdır.
Bu hususların düzenlenmeyeceği bir yargı referandumu çok eksik kalır, çok eleştiri alır ve halk onayından geçmesi güçleşir.
Bildiğim kadarıyla mevcut sistemde Başsavcı sadece Savcılar Yüksek Kurulu tarafından görevden alınabilir.
Yüksek Savcılar Kurulu ise Başsavcı Başkanlığındaki savcılardan oluşur....
Yani bu kurulun başkanı Başsavcıdır.
Toplatıya çağıran ve gündemi belirleyen de Başsavcıdır.
Başsavcı, kendini yargılayacak, soruşturacak ve görevden alacak bir kurulu toplar mı?
Toplasa bile, amirleri olduğu, kendisine bağlı savcılar, kendisi kurul başkanı olarak orada otururken, onu suçlayıp görevden alır mı?
Bu hiçbir zaman çalışmayan, sakat bir yapıdır.
Ne demek istediğimi merak edenler, Başsavcı ile ilgili yazdıklarımı ve ona sorduğum ama yanıt vermediği sorularımı anımsasınlar!
Benden başka, geçmişte başka gazetecilerle bazı avukatların da yazdıklarını bulup okusunlar.
Daha bilip de henüz yazmadığım başka çok sıkıntılı konular da var!!
Bunlar, sadece benim değil, sokaktaki vatandaşın, polisin, hukukçuların, herkesin bildiği, tanık olduğu, konuştuğu çok sıkıntılı konular...
Dolayısıyla, yüksek yargımız bu konuda da öneri hazırlasın, bu konuyu da düzenlesin ki, hep birlikte omuz verip değişiklikleri referandumdan geçirelim.
Bugün AB, güneyde Başsavcılığın bizdeki gibi denetim dışı kalmasına son vermek için Rum yönetimine çok ciddi bir reform baskısı yapıyor. Onlar da incelensin, AB STANDARTLARI BİZE DE GETİRİLSİN!
Devlette hiçbir kurum ve makam denetim dışı olamaz.
Hiçbir kişi, " ne yaparsam yapayım, kimse bana dokunamaz" zihniyetiyle hareket edemesin!
Denetim dışılık, şimdi bizde olduğu gibi, yargıya güveni sarsar, itibar kaynına neden olur, adaletin tecellisini engeller, kamu vicdanı yaralanır ve daha birçok korkunç olumsuz sonuçlar doğurur.




