Uzun Çöpte Hakkımız Vardır, Gözümüz Yoktur
Kimse kimsenin malında değil. Ama çöpe atılanla yaşayan bir toplumda, sorun fakirin değil; utanmayı unutanların. Bu düzen, tok olanın değil, doymayanın ayıbıdır.
23.03.2026 08:12:00
Sokakta yürürken başını çevirenler var.
Görmemek için değil… görüp rahatsız olmamak için.
Bir çöp konteynerinin başında duran adamı görüyorsun.
Elinde poşet, gözünde yorgunluk.
Ama asıl ağır olan sırtındaki yük değil…
Toplumun ona bakarken içine düştüğü o sahte rahatlık.
Çünkü herkes biliyor gerçeği.
Ama kimse söylemeye yanaşmıyor:
Bu ülkede bazıları çöpten yaşıyorsa, mesele onların düşmüş olması değil…
birilerinin fazlasıyla yükselmiş olmasıdır.
Mesele Açlık Değil, Arsızlık
Kimse kusura bakmasın…
Bu tablo “fakirlik” diye geçiştirilecek bir şey değil.
Bu, düpedüz arsızlık.
Bir sofrada yarısı yenmeden çöpe giden tabaklar,
diğer tarafta o tabağın peşine düşen insanlar varsa…
orada ekonomi değil, vicdan iflas etmiştir.
Bakın iyi anlayın:
Aç olan insan utanmaz.
Ama aç bırakan utanmalıdır.
Ne garip değil mi?
Çöpte ekmek arayan başını eğiyor,
ama o ekmeği çöpe atan başını dik tutuyor.
İşte bu yüzden diyoruz:
Bizim gözümüz yok.
Ama hakkımız var.
Çöp Değil, Sistemin Aynası
O konteynerler aslında çöp değil…
Bu düzenin aynası.
Ne kadar israf varsa içinde,
o kadar adaletsizlik var dışında.
Kimisi “artık” diyor,
kimisi “rızık”.
Aynı poşetin içinden iki farklı hayat çıkıyor.
Biri utanmadan atıyor,
diğeri utanarak alıyor.
Asıl terslik burada.
Çünkü utanması gereken yer değişmiş.
Bugün insanlar çöpte ekmek arıyorsa,
yarın o çöpler büyür…
ama vicdanlar küçülmeye devam ederse,
o çöp sadece sokakta kalmaz…
zihinlere yerleşir.
Biz kimsenin malında değiliz.
Ama çöpe atılan bu hayatın içinde payımız varsa…
o payı da susarak bırakmayız.
Çünkü bu mesele aç kalmak değil.
Bu mesele, birilerinin tokken bile doymamasıdır.
Ve unutmayın:
Bir toplumda çöpler büyüyorsa,
insanlık küçülüyordur.








