36 yıl susan bizdik. Ama artık konuşma sırası halkta. Her ihanetin bir bedeli, her sessizliğin bir sonu vardır.”
Bir halk düşünün...
36 yıl boyunca umut etti.
Susturuldu.
Aldatıldı.
Bekledi...
Ama artık susmuyor.
Çünkü bu 36 yıl;
– Sadece bir partinin tarihi değil,
– Bir milletin sabrının sınırıdır.
Ve sabrın bittiği yerde,
uyanış başlar.
Yeter!
– Yeter artık aynı masalları dinlemekten.
– Yeter artık her seçim öncesi hatırlanmaktan.
– Yeter artık halkı unutup, kendini büyütmekten.
– Yeter artık Türk halkını sadece “oy deposu” görmekten.
Yeter artık!
Çünkü bu halk;
– Kimliğini terk etmedi,
– İnancını satmadı,
– Direnerek ayakta kaldı.
Ama karşılığında yalnız bırakıldı.
Artık Hesap Vakti
Bu kitapçık, sadece geçmişi anlatmıyor.
Aynı zamanda hesap sormanın vaktinin geldiğini haykırıyor.
Kim sustu?
Kim iş birliği yaptı?
Kim menfaat peşinde halkı sattı?
Kim 36 yılı boşa geçirdi?
Hepsiyle yüzleşme zamanı geldi.
Çünkü gerçek adalet,
önce hakikati bilmekle, sonra hesap sormakla gelir.
Uyanışın Adı: Cesaret
– Bugün ses çıkaranlar çoğalıyor.
– Artık korku zinciri kırılıyor.
– Gençler konuşmaya başlıyor.
– Halk sorguluyor.
Ve bu, 36 yıl süren derin uykunun sonudur.
Artık uyanıyoruz!
Sonuç:
Bu kitapçığın sonunda şunu yüksek sesle söylüyoruz:
Biz kandırıldık.
Ama artık kandırılmayacağız.
Bizi temsil etmeyenlerin, artık adımıza konuşmasına izin vermeyeceğiz.
Ve gerçek liderleri, halkın içinden çıkaracağız.
Çağrı:
Ey Türk halkı,
– Bugün değilse ne zaman?
– Sen değilsen kim?
Artık başkalarından bekleme!
Çünkü artık görev sırası sende!
Unutma:
36 yıl önce sustuk,
ama bugün haykırıyoruz.
Çünkü bu kez sadece geçmişi değil,
geleceğimizi de koruyoruz!