TÜRKİYE’MİZİN NEFESİ ORMANLARIMIZ VE YEŞİL VATANIMIZ

24.03.2026 14:36:00

21 Mart, Dünya Ormancılık Günü olarak kutlanır. Ancak yeşil vatanımızın bilinçlendirilmesi ile ilgili olarak aynı zamanda 21–26 Mart Orman Haftasıdır.

Ormanlarımız; toprağımızın bereketi, su kaynaklarımızın güvencesi, iklimimizin dengesi ve geleceğimizin en kıymetli emanetidir.

Yeşil Vatanımızın korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarılması için emek veren tüm ormancılık teşkilatı çalışanlarının Ormancılık Günü’nü ve Orman Haftasını kutlamamız gerekir. 🌲

Ormanlarımız, Atmosferimizi temizliyor, oksijen üretiyor, erozyonu ve küresel ısınmayı önler. Ormanlarımız; şehrimizin, ülkemizin ve gelecek nesillerimizin en kıymetli mirasıdır.

Ormanlar birçok resme, şiire ve romana ilham kaynağı olmuştur. Sanatçılar ormanların doğal ve estetik güzelliklerini anlatmak için sanatın her dalını kullanmışlardır. 

Ormanlar ve doğadaki canlılar, Endemik ve Mikrobiyoteknik ve teknolojik anlamda da Tıp dallarında referans etki yahut alternatif yardımcı görevi üstlenmişlerdir. Birçok bilim insanı, araştırmacı, öğrenci tarafından gözlemlemek incelemek, deney, araştırma yapmak için orman içerisinde bulunan bitki, hayvan her türlü canlı cansız varlıklar için doğal bir laboratuvardır. 

Ayrıca Birçok mühendislik ve mimarlık alanında doğadan esinlenilmektedir. Biyomimikri denilen bu esinlenmeye günlük hayatımızda çok yerde rastlarız. Örneğin uçak ve helikopterler; doğadaki kuşlar ve kız böcekleri incelenerek tasarlanmıştır. Ormanlar ayrıca doğa bilimlerinin eğitim, öğretim ve geliştirilmesine katkı için, yapılacak araştırmalarda laboratuvar işlevi görür. 

Arıcılık, Mantar Toplama, Orman Meyveleri Hasadı, Çiçek, Yaprak, Tohum ekme toplama, Muhtelif bitki, soğan,ot vb. ekimi toplamasından tutun da bir çok tarımsal yaylacılık gibi çeşitli faaliyetler de asılında bir ekosistem hizmetidir. 

Yaylalar çoğunlukla ormanların sona erdiği yüksek dağlarda olduğu için doğrudan orman ekosistem hizmeti olmasa da yine de buralarda hayvanların otlatılması ve yakacak ve yapacak odun için ormanlardan yararlanıldığından orman ekosistem hizmeti olarak kabul edilebilir. 

Yine geçimlerini ormandan sağlayan, hayvanlarını otlatmak için sürekli göç eden Yörükler gibi bazı toplumlar da ormanlara bağımlıdırlar. Bu toplumların kültürlerini nesilden nesile aktarmaları da ormanlar sayesinde olduğu için ormanların kültürel hizmetlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Doğaya saygılı her türlü trekking, yol rotaları, bisiklet, yürüyüş, dağcılık, yayla, mağara, yeşil doğa sporları ve turizmi de ormanlar vasıtasıyla atalarımızdan, torunlarımıza hepimizin mirası doğal şaheserlerimiz ve kıymetli hazinelerimizdir.

Gelin, onları birlikte koruyalım ve doğayla olan bağımızı güçlendirelim. Bu araştırmamı da geleceğimiz çocuklarımızın yeşil vatan bilincine sahip çıkarak ülkemize bıraktığımız mirastan daha güzelini yapmak için perspektif sunmak için hazırladım. Haydi memleketimizi, ormanlarımızı bu yazımdan sonra daha bilinçli ve sürdürülebilir şekilde inançla sevip koruyup bağlanacağınıza eminim.

Türkiye ve Dünya otorite kuruluşların birçok kaynağından araştırıp derlediğim, notlarımla, gerçek istatistiki verilere dayanarak Haydi Gelin! Türkiye'mizin Ormanlarını tanımaya çalışalım:

EN ÇOK ORMAN ALANI HANGİ ŞEHİRLERDE?

Önce bir genel tabloya bakalım Türkiye'nin orman varlığı, 2025 sonunda 23,5 milyon hektara yükseldi.

Türkiye'deki toplam orman alanı, 23 milyon 500 bin hektar olarak belirlendiğini söylediğimizde aslında aklınızda bir değer ifade edebilmesi için, Türkiye'nin 78 milyon hektarlık yüz ölçümünün %30'una yükseldiğini de belirtmem gerekir.

Türkiye'nin en fazla ormanına sahip kenti ise 1 milyon 177 bin 241 hektar ile Antalya oldu.

İkinci Kastamonu – 876.314 ha (%3,75), Üçüncü Mersin – 835.534 ha (%3,58), Dördüncü Muğla – 830.358 ha (%3,55), Beşinci Kütahya – 654.518 ha (%2,80), Altıncı Konya – 643.068 ha (%2,75 ile şaşırdık değil mi?), Yedinci Balıkesir – 632.405 ha (%2,71), Sekizinci Adana – 593.660 ha (%2,54), Dokuzuncu Denizli – 588.672 ha (%2,52), Onuncu da Bolu – 539.963 ha (%2,31) oldu.

 

ORMANLARIMIZDA EN ÇOK HANGİ AĞAÇ TÜRLERİ MEVCUT?

Ormanlarımız da en çok meşe türleri mevcut. Meşe ağaçları ile dolu Türkiye'mizdeki ormanları oluşturan ağaç türleri 6,7 milyon hektarı Meşe, 5,2 milyon hektarı Kızılçam, 4,2 milyon hektarı Karaçam, 1,9 milyon hektara yakını Kayın, 1,5 milyon hektara yakını Ardıç, 1,4 milyon hektarı Sarıçam, 511 bin hektarı Köknar, 402 bin hektarı Sedir, 365 bin hektarı Ladin ve diğer türler Fıstık Çamı, Kızılağaç, Kestane, Gürgen, Sahil Çamı, Kavak, Fındık, Defne, Dişbudak, Maki olarak sıralanıyor.

 

YÜZÖLÇÜMÜNÜN YARISINDAN FAZLASI ORMAN OLAN İLLER HANGİLERİ?

Kentlerin yüz ölçümlerine göre bakıldığında özellikle Batı Karadeniz illerinde ormanlar, yüz ölçümlerin yarısından fazlasını geçiyor.

İllerin yüz ölçümleri farklı olmakla birlikte oransal olarak %50'yi aşan 14 kent şöyle: 

Karabük %72, Muğla %68, Kastamonu %66, Bolu %65, Sinop ve Bartın %64, Yalova %60, Antalya, Artvin, Bilecik ve Kütahya %57, Zonguldak %56, Mersin %53, Düzce %52.

BÖLGELERE GÖRE DAĞILIM

Yüzölçümüne göre En çok orman oranımız Karadeniz'de bulunmaktadır. 

Bölgelere göre sıralama ise şöyle: 

5 milyon 593 bin hektarla Karadeniz'in yüzde 24,4'ü, 

4 milyon 371 bin hektarla Akdeniz'in yüzde 19,6'sı,

3 milyon 635 bin hektarla Ege'nin yüzde 15,9'u,

3 milyon 164 bin hektarla İç Anadolu'nun yüzde 13,8'i,

2 milyon 934 bin hektarla Marmara'nın yüzde 12,8'i,

1 milyon 893 bin hektarla Doğu Anadolu'nun yüzde 8,3'ü,

1 milyon 339 bin hektarla Güneydoğu Anadolu'nun yüzde 5,8'i orman.

ORMANLIK ALAN MİKTARINDA ÜLKEMİZ

216,781 km2 Ormanlık Yüzölçümüne sahip olan Türkiye’miz, Dünyada 32. Sıradadır. Türkiye ormanlarında tutulan karbon miktarı, 1 milyar 990 milyon 610 bin 714 ton olarak hesaplandı. Hesaplara göre; Türkiye'de ormanların yıllık 43 milyon 365 bin 774 ton oksijen ürettiği belirlendi. 

TÜRKİYE’DE İLLERE GÖRE ORMAN ALANI DAĞILIMI (2024)

2024 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam orman alanı 23.500.084 hektar olarak belirlenmiştir. Bu alan, ülke yüzölçümünün yaklaşık %30’unu oluşturmaktadır.

EN FAZLA ORMAN ALANINA SAHİP İLLER:

Antalya (1.180.241 ha, %5,05)

Kastamonu (876.314 ha, %3,75)

Mersin (835.534 ha, %3,58)

Muğla (830.358 ha, %3,55)

EN AZ ORMAN ALANINA SAHİP İLLER:

Iğdır (2.974 ha, %0,01)

Ağrı (5.320 ha, %0,02)

Aksaray (23.469 ha, %0,10)

Kilis (27.032 ha, %0,12)

 

Şimdi bu yazıyı okuyan sevgili dostlarımın kendi memleketlerinin verilerine kolaylıkla ulaşmasını istiyorum. Bu istatistik verilerimin 2024 yılı olduğunu belirtsem de 1 yıl içinde bu tür yüzdelerin çok değişkenlik gösteremeyeceğini de belirtmek isterim. Bu detayı iletmemde ki amacım da herkesin kendi yeşil vatanına destek olmasını istediğim içindir. 

Umarım bu rakamlar kimsenin hoşuna gitmez ve bir toplumsal sorumluluk bilincini oluşturacak farkındalığı yaratırım. Böylece Ülkemizin devamlı döngüsel yenilenmesi gereken ağaçlandırma çalışmalarına ve yeşillendirme süreçlerine destek olursunuz. Benim 1980’lerdeki çocukluğumda %23-25 seviyelerindeki orman oranımız tüm mücadelelerle %30 seviyelerine geldiyse neden 2050’lerde %35 seviyesine gelmesin? Bu sıralama ülke oranı olduğu için sizlerin her ilin kendi yüzölçümüne oranına dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Yeşil Vatan katkısının coğrafi koşullar ve iklim ile de direkt etkisi olduğu unutulmamalıdır. Çünkü Yalova örneğinde olduğu gibi görece km2 si ülke yüzölçümüne göre küçük olması onun iller sıralamasında gerilerde kalmasına neden olması gerçeği değiştirmez. Çünkü Yalova, kendi yüzölçümünün %60’ı ormanlarla kaplı bir vilayetimizdir. 

Demek ki yüzölçümüne göre orman oranı yüzdesi Türkiye ortalamasından yüksek vilayetlerimizin orman oranını daha arttırması hedefi olmalıdır. Fakat orman yüzdesi ülke ortalamasının altında kalmış vilayetlerimizin ise bu ortalamaya yaklaşmak yahut bunun üstüne çıkmak nihai hedef olmalıdır.

Aşağıda, Türkiye'deki 81 ilin orman alanları, büyükten küçüğe doğru sıralanmış ve ülke toplamına oranlarıyla birlikte listelenmiştir:

Antalya – 1.180.241 ha (%5,05)

Kastamonu – 876.314 ha (%3,75)

Mersin – 835.534 ha (%3,58)

Muğla – 830.358 ha (%3,55)

Kütahya – 654.518 ha (%2,80)

Konya – 643.068 ha (%2,75)

Balıkesir – 632.405 ha (%2,71)

Adana – 593.660 ha (%2,54)

Denizli – 588.672 ha (%2,52)

Bolu – 539.963 ha (%2,31)

Manisa – 539.337 ha (%2,31)

Kahramanmaraş – 521.413 ha (%2,23)

Sivas – 503.469 ha (%2,15)

İzmir – 478.547 ha (%2,05)

Tokat – 478.379 ha (%2,05)

Çanakkale – 480.253 ha (%2,05)

Bursa – 483.542 ha (%2,07)

Çorum – 474.887 ha (%2,03)

Ankara – 473.229 ha (%2,02)

Artvin – 417.016 ha (%1,78)

Eskişehir – 410.057 ha (%1,76)

Isparta – 404.922 ha (%1,73)

Samsun – 389.500 ha (%1,67)

Sinop – 367.096 ha (%1,57)

Burdur – 335.719 ha (%1,43)

Aydın – 326.941 ha (%1,40)

Diyarbakır – 325.359 ha (%1,39)

Erzurum – 289.341 ha (%1,24

Karabük – 287.761 ha (%1,23)

Yozgat – 275.956 ha (%1,18)

Tunceli – 271.305 ha (%1,16)

Afyonkarahisar – 271.334 ha (%1,16)

Bingöl – 266.338 ha (%1,14)

Giresun – 258.153 ha (%1,10)

Kırklareli – 254.124 ha (%1,09)

Şırnak – 297.105 ha (%1,09)

Siirt – 232.264 ha (%0,99)

Uşak – 223.496 ha (%0,96)

Amasya – 220.681 ha (%0,94)

Malatya – 218.748 ha (%0,94)

Karaman – 212.488 ha (%0,91)

Hatay – 208.067 ha (%0,89)

Sakarya – 208.226 ha (%0,89)

Çankırı – 204.541 ha (%0,88)

Mardin – 204.804 ha (%0,88)

Ordu – 202.896 ha (%0,87)

Zonguldak – 201.521 ha (%0,86)

Batman – 114.919 ha (%0,49)

Gaziantep – 112.617 ha (%0,48)

Tekirdağ – 101.174 ha (%0,43)

Edirne – 103.014 ha (%0,44)

Kocaeli – 143.227 ha (%0,61)

Bartın – 133.531 ha (%0,57)

Osmaniye – 156.228 ha (%0,67)

Kayseri – 166.864 ha (%0,71

Rize – 174.297 ha (%0,75)

Bitlis – 180.237 ha (%0,77)

Trabzon – 182.543 ha (%0,78)

Elâzığ – 187.013 ha (%0,80)

Hakkâri – 179.847 ha (%0,77)

Nevşehir – 14.938 ha (%0,06)

Şanlıurfa – 14.850 ha (%0,06)

Kırıkkale – 70.286 ha (%0,30)

Muş – 78.426 ha (%0,34)

Niğde – 60.026 ha (%0,26)

Kars – 55.108 ha (%0,24)

Kırşehir – 43.668 ha (%0,19)

Ardahan – 43.289 ha (%0,19)

Van – 45.141 ha (%0,19)

Yalova – 47.570 ha (%0,20)

Bayburt – 29.793 ha (%0,13)

Kilis – 27.032 ha (%0,12)

Aksaray – 23.469 ha (%0,10)

Iğdır – 2.974 ha (%0,01)

Ağrı – 5.320 ha (%0,02)

Düzce – 133.203 ha (%0,57)

İstanbul – 240.688 ha (%1,03)

Bilecik – 240.252 ha (%1,03)

Erzincan – 259.181 ha (%1,11)

Adıyaman – 159.234 ha (%0,68)

Iğdır – 2.974 ha (%0,01)

AĞAÇLANDIRMA FAALİYETLERİ VE YEŞİL VATAN BİLİNCİ

Milli Ağaçlandırma Günü, ne zaman biz nasıl bir planlama yapacağız derseniz çok kolay. Türkiye’de her yıl 11 Kasım tarihinde kutlanır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından 2019 yılında resmî takvime alınan bu özel gün, yurt genelinde ağaç dikme kampanyalarıyla kutlanır.

Bunun dışında da birçok Yeşil Vatan için Farkındalık yaratacak gün var mesela başlıcaları; Çevre Günü, Dünya Toprak Günü, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü 

Eğer Ormanlarımızı korumakla ilgili bir plan, proje yahut katılım isteğiniz var ise; bu konuda dernekler, STK’lar ve Tarım Orman Bakanlığı ile iletişime geçerseniz size büyük bir memnuniyetle yardım edeceklerdir. Her yıl milli ağaçlandırma gününde 1 milyondan fazla fidan toprakla buluşmakta. Hatta 303.150 fidanı 1 saat içinde Milli Ağaçlandırma günü etkinliklerinde dikilmesi nedeniyle Guinness Rekorlar kitabına girmişliğimiz bile var. Ülkemiz her yıl 550 milyon fidan dikme hedefinde.

Yapılan çalışmalarla, Türkiye'nin 1970'li yıllarda her yıl ortalama 500 milyon ton toprağını erozyonla kaybederken ağaçlandırma faaliyetleri ve diğer tedbirlerle bu miktarı 154 milyon tona kadar düşürdüklerini bildirdi. Ancak halen kaybettiğimiz topraklarımız için mücadeleye devam etmeliyiz. İşte bu ağaçlandırma, taraçalandırma faaliyetleri ile erozyona da dur diyoruz.

ORMAN YANGINLARI

Asıl yürek yakan Orman yangınlarından bahsetmeden bu yazıyı nihayetlendiremezdik değil mi?

Türkiye yangınlarla mücadele ederken acı bilançomuz da ders almamız gereken nitelikte. 2025 yılında 75 ilde Ocak Temmuz arasında, 4.426 orman yangını çıktı, 49.769 hektar alan zarar gördü. En çok yangın Çanakkale’de, en çok alan kaybı İzmir’de yaşandı. Bu yangınlarda 49 bin 769 hektar alan demek 69 bin 700 futbol sahası demektir neredeyse 70.000 futbol sahası çok acı değil mi?

2025 yılında toplam 2 bin 800 orman, 4 bin kırsal olmak üzere 6 bin 800 yangın çıktı. Bu yangınlarda toplam 80 bin hektar alan yandı." İşte 100.000’den futbol sahasından büyük bir orman hazinemizi kaybettik. Elbette bu yanan alanların büyük bir çoğunluğu tekrar yeşil alan hüviyetine döndürülecektir kısa zamanda, ancak doğal olmayan her yangın bizim yeşil vatan mücadelemizde geriye düşmemize, zaman kaybına, maddi manevi hasarlara ve bazen de orman söndürme çalışmaları nedeniyle can kayıplarına neden olmaktadır. Bu ormanlarda bulunan ekosistem, endemik bitki, yaban hayatı canlıları ile havanın temizlendiği gerçeklerini saymıyoruz bile.

Akdeniz iklim kuşağında yer alan Türkiye ormanlarının büyük bir bölümü yangın tehdidi altındadır. Avrupa Orman Yangın Bildirgesi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, Akdeniz iklim kuşağındaki Avrupa Ülkelerinde 10 yıllık (2014-2023) ortalama yangın başına yanan alan miktarı Yunanistan’da 40,90 bin ha, İtalya’da 73,80 bin ha, İspanya’da 101,60 bin ha, Portekiz’de 112,70 bin ha, Türkiye’de 23,30 bin ha, Fransa’da 21,80 bin ha olmuştur.

Ülkemizde piknik yapanlardan, tarla açanlara, anarşist faaliyetlerden doğal yangınlara kadar birçok yangın sebebi olsa da teknoloji de imkanlar da yetersiz kalabiliyor. Ayrıca deniz suyu ile söndürülen her ormanlık alanda ekstra tuzluluk başka bir ekosistemi de beraberinde getiriyor. Bilinçli yangın ile ihtiyar ormanların yakılmasına müsaade edilen ülkeler kadar yeşil ormanlarımız yok. 1 ağaç bile bizim için kıymetli, sıcak ve kurak bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla, Kanada, Yeni Zelanda, Rusya da ormanlar niye yanmıyor diye hayıflanmak yerine doğamıza sahip çıkarak coğrafyamızın, iklimimizin, şehirleşmenin, kısaca ekosistemimizin ve habitatımızın gerçekleri ile yüzleşerek hareket etmemiz ve bu bilinçle çözümler üretmemiz en doğrusudur.

Diyeceksiniz ki sen ne yaptın da bizden istemkar oluyorsun şimdiye kadar? Efendim, ben de 100 tane Ağaç bağışladım Hatay, İzmir ve Bilecik'te ki yangınlar nedeniyle. Yaklaşık 80 tane de kendim diktim. 

Bütçesi nezdinde herkes bu amme hizmetine destekte bulunsun isterim. 

Türkiye de 15-75 yaş arası 60 milyon insanımız 15'er ağaç dikse 1 milyar fidanı doğayla buluşturuyoruz. Bu da yıllık hedefimiz demektir.

2024 yılı itibariyle Türkiye'nin toplam orman alanı 23.500.084 ha'dır demiştik hatırlarsanız, bu orman alan miktarı ülke genel alan toplamının 30%'u kadardır dediğimi de hatırlarsınız. Şimdi bir ek bilgi daha vereyim ki, bu ormanlık alanların ancak bu alanın 59%'u normal kapalı, 41%'i boşluklu kapalıdır. 

2024 sonu itibarıyla Türkiye ormanlarında bulunan toplam ağaç serveti (total standing volume) 1.798.061.769 m³ olarak ölçülmüştür. Envanter değerlendirme sonuçlarına göre; genel ormanlık alan 20,2 milyon hektar, toplam ağaç serveti 935 milyon m3 ve yıllık cari artım 28 milyon m3 olarak tespit edilmiştir.

Demek ki boşluklu ormandan başlayarak yeni bölgeleri de hesaba katsak;

Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) raporuna göre Türkiye; ağaçlandırma yapan ülkeler arasında Avrupa'da 1'inci sırada yer alırken dünya sıralamasında 3’üncü oldu. 

Hadi Gelin Ülkemizi bu alanda da Dünyanın ilk 2 ülkesinden biri yapalım. Eğer 1 milyar fidan dikmeyi başarırsak 2030 hedefimiz olan 12 milyar rakamının tutturabilirsek, Ormanlarımızı da yangınlardan koruyabilirsek inanın 2030 yılından itibaren dünyada ilk 2’ye girmiş olacağız.

Bu da sizleri teşvik edici güzel bir hedef değil midir?

TARIM ORMAN BAKANLIĞININ ÜLKEMİZDEKİ SORUMLULUK ALANI

Ülke yüzölçümün yaklaşık %40’ı tarım alanı, %30’u ise orman alanı olup ülke yüzölçümünün yaklaşık %70’i Tarım ve Orman Bakanlığının sorumluluğundadır. Böyle büyük bir sorumluluğu tek bir bakanlığa nezdinde değerlendirmek bence teknik sorunları da beraberinde getirecektir. Orman Genel Müdürlüğü şeklinde bir süreç yerine Orman Bakanlığı fikrinin gündeme alınması faydalı olacaktır.

Hayvancılık, Tarım ve Su İşleri Bakanlığı ile de hem gıda politikamız hem de Tarım Süreçleri çok daha nitelikli değerlendirilebilecektir. Daha önce birçok kez Tarım Bakanlığına ilettiğim ancak geri dönüş dahi alamadığım Gıda Müfettişliğinin de aktif edilmesinin ülkemiz gıda ve hijyen politikasına çok faydalı olacağı kanaatindeyim. Konumuz Tarım ve Gıda politikalarımız olmadığı için kısa kesiyorum.

Orman Müfettişliğinin de kesinlikle kurulmasını bu ortamda şart görüyorum. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünün elindeki Yerel Hayvan Koruma Görevlisi süreci de yeni Sokak Hayvanları yasası ile sekteye uğramıştır. Bu süreçteki doğa ve yaban hayatı koruyan insanların geri kazanılması lazımdır.

Özellikle Fahri Av Müfettişliği gibi bir birim çok yetersiz ve amacından sapmış vaziyettedir. Fahri Av Müfettişi olmak için Avcılık Sertifikanız olması ve Silah Ruhsatı sahibi olma şartı kabul edilemezdir. Fahri Av Müfettişleri yaban hayatını, kaçak avcılığı korumakla mükellef ise muhakkak ilgili belgelere ihtiyaç duymak zorunda değiller. Kesinlikle Fahri Av Müfettişliğinin vatandaş geneline indirgenmesi, Toplumun DKMP yetkilileri ile kaçak avcıları ve yaban hayatını koruması için eğitilmesi gereklidir. Bu kişilere verilecek telsizlerle gelecekteki başka deprem gibi doğal afetlerde, yangın, yardım süreçlerinde memleketimizin çok işine yarayacak unsurlardır. 

Ülkemizdeki yangınların %15’i dikkatsizlik ve ihmal, %23’ü Terör ve Kundaklama, %26’sı Kaza, Sadece %1’i Doğal Kalan %35’i Bilinmeyen nedenlerle çıkmaktadır. Ne demek Bilinmeyen? Bileceğiz. Bilmek için de hazırlıklı olacağız. Hazırlıklı olmak için de söylediğim faaliyetleri yerine getirmeliyiz. Kalan %35 bilinmeyen yangın hem bilinerek dağılımı istatistiki olarak yapılacak, hem de kaza, kasıt ve terör gibi her suçlu suçunu çekmesi için kamuoyuna ve kanun ile hukuk önüne çıkarılacaktır. Bu kamu vicdanının ve geleceğimizin çok önemli bir hususudur. Dolayısıyla hemen harekete geçmeliyiz.

Doğada hem Orman Fahri Müfettişlerinin, İl ve İlçe Tarım Ekipleriyle Ormanda intikal etmesine, Yerel Hayvan Koruma Görevlilerinin Orman kıyılarını kontrol etmesine, Fahri Av müfettişlerinin de kaçak avcılığı ve ekosistemi koruma figürüne destek olması demek yangınların çok daha erken ve aktif haber alınarak söndürülmesine, kötü niyetli kişilerin orman içlerinde bulunmamasına, insan faktörünün elemine edilmesine imkân verecektir. 

Yeşil Vatan demek için Halkla El ele, İç içe, Omuz Omuza bir arada olmak şart ki şarttır.

ORMAN YANGINLARI İLE MÜCADELE HEDEFLERİMİZ

Orman İdaresince açıklanan verilere göre; 2025 yılında, orman yangınlarıyla mücadelede 27 adet uçak, 105 adet helikopter ve 14 adet insansız hava aracı (İHA) kullanılmaktadır. 2021 yılına göre (42 adet) hava filosundaki uçak ve helikopter sayısı 3 kat (132 adet) artmıştır.

Orman İdaresince açıklanan orman yangınlarıyla mücadeledeki 2025 yılı kara gücü filosunda ise;

25.000 Orman yangınlarıyla mücadele personelimiz bulunmaktadır. Yeni birimler ve halkımızın da destek olacağı Orman Yangınları mücadele gönüllüsü dışında, Fahri birimler de yer almak zorundadır.

132.000 yangın gönüllümüz eğitim almış ve çıkabilecek yangınlarda hazır kıta destek olmak için beklemektedirler. Bunların dışında araç ve teçhizat olarak da;

1.786 adet arazöz, 2.742 adet ilk müdahale aracı, 831 iş makinesi, 4.796 Yangın havuzu vardır.

Orman İdaresi, ayrıca 184'ü akıllı olmak üzere toplamda 776 gözetleme kulesi ile orman alanlarını 7 gün 24 saat izlediğini belirtmektedir. 

Orman Mühendisleri odası raporlarında Yangınla mücadelede istidam edilmek üzere kısa vadede; en az 15.000 yangın işçisi, 1.500 orman muhafaza memuru ve 1.000 orman mühendisi alınması gerekmekte olduğunu raporlamışlardır.

İşte ben tüm bunlara; Fahri Av Müfettişliğinin sayıca arttırılması ve Avcılık lisansı talebinden vazgeçilmesini, Orman Müfettişliği ile ilgili bir birim olmasını, bunun da Orman Yangın Gönüllülerinden müşahhas olmasını, Yerel Hayvan Koruma Gönüllülerinin aktifleştirilerek, Orman kıyısında tekrardan hareket edecek şekilde ek bir bilinçle orman yangınları için hareket ettirilmesini, tüm bu gönüllü personele devletin telsiz dağıtarak başka afetler için de bir iletişim kanalı oluşturmasını bekliyor, istiyor ve öneriyorum.

ORMANLARIMIZIN MİLLETİMİZE FAYDALARI HAKKINDA SON SÖZ: 

Bu kadar uzun, detaylı bir yazıyı motivasyon vermeden bitirecek değilim elbette. Korunaklı bir Ormanda yürüyüş yapan her insan pozitif düşüncelere sahip olur. 

Orman Banyosu (Shinrin-yoku), Japonya'da ortaya çıkan ve orman atmosferini bilinçli bir şekilde deneyimlemeyi teşvik eden bir terapi yöntemidir. Bu yöntem, stres hormonunu düşürmek, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve zihinsel netliği artırmak gibi birçok bilimsel etkiye sahiptir. Orman yürüyüşleri, duygusal iyileşme, zihinsel sağlık, kendine farkındalık ve duygusal dayanıklılık gibi alanlarda olumlu etkiler yaratmaktadır.

Ormanda yapılan yürüyüşler, stres seviyelerini azaltır, bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve ruh halini iyileştirebilir. Doğa sesleri ve temiz hava, rahatlamanıza yardımcı olabilir. Fiziksel aktivite kaslarınızı güçlendirir, kalp sağlığınıza iyi gelir. Doğal ortam, zihinsel açıdan karar vericiliğinize faydalıdır. Bir bakarsınız, odaklanmanız artmış, yeni fikirlerle dolmuşsunuz.

Dolayısıyla, Orman terapileri, doğayla derin bir bağlantı kurma sürecini içerir. Bu terapiler, sağlığını ve ömrünüzü hem uzatacak hem de nitelikli bir kaliteli yaşam isteğinizi teşvik edecektir.

Moraliniz mi bozuk, derdiniz mi var, birine mi kızdınız, işleriniz zorlaştı mı? Evet bunlar modern çalışma ve yaşamın bilindik sorunlarıdır. Ancak bir Su kıyısı, Deniz, Göl, Nehir yahut Orman terapileri, duygusal iyileşmenizin yanında ruhsal direncinizi de destekleyecektir.

Doğa ile bağlantı kurmak, sakinleşmeye ve olumsuz duygusal durumları azaltmaya yardımcı olabilir. Hele doğada göreceğiniz yaşam izleri sizi bu dünyadaki yeriniz ve gölgeniz hakkında bambaşka bir zihinsel gerçekliğe de yöneltebilir. Doğa ile etkileşim, anksiyete ve depresyon semptomlarını yok etmese bile hafifletebilir. Bu söylediklerimi yapan kişiler tahammüllerinin ve toleranslarının arttığına inanın şahit olacaklardır. Eğer ruhunuzu baskılayan, kafanızda yer eden sorunları hafifletirseniz öz farkındalığınız göreceksiniz ki artacaktır. Doğayla uyum içinde olmak, insanların iç dünyalarını daha iyi anlamalarına yardımcı olacaktır. Mutlak bir yaratıcı ve bizim de bu dünyada sınırlı olan zamanımızı daha iyi idrak edeceğinize şahsen ben inanıyorum.

Şehirleşme ve betonlaşma, gündelik hayat, trafik, iş stresi, okul, sınav polemikleri, hep bir şeylere yetişme, yetmeme, yetinememe, markacılık gibi kapital hedefler aslında göreceksiniz ki geçici heveslerdir. Benim söylediğim terapi hüviyetine geçecek bir adımınız size iyi gelecektir.

İnsanların doğaya olan saygılarını arttırmak ve çevre bilinci geliştirmek için gereken şey doğaya bir adım, dikebileceğimiz kadar fidan, koruyacağımız yeşil vatan ve bilinçlendireceğimiz hazinelerin asıl sahibi evlatlarımıza miras olacaktır.

Haydi Daha Çok Yeşil Vatan, Daha Çok Fidan, Daha Çok Orman, Daha Güzel Türkiye için el ele verelim.

 

Cihan FULSER

Gazeteci, Araştırmacı Yazar, 

Ekonomist, Danışman

 

🌿 21-26 Mart 🌿

🌳 Doğayı Sev, Ormanları Koru! 🌳

#OrmanHaftası kutlu olsun #OrmanHaftası #DoğaVeOrman #iklim #iklimdegisikliği #world #dünya #ağaç #ağaçlandırma #fidan #DünyaOrmancılıkGünü #YeşilVatan #Orman #GeleceğeNefes #yangın #erozyon #doğakoruma #habitat #çevre #endemik #su #ekoloji

@csbgovtr @TC_iklim @ChangeTR_iklim @iklimhaber @iklimkrizitoptr @dogader @DogaDernegi @DogaDergisi @Dogaderr @istanbultwiti @BugdayDernegi @cevreormanorgtr @cekud @cevrehaberajans @tctuca @CevreKorumaKBB @ibrahimyumakli @vahitkirisci @akadirpolat1 @TmmobOrmuh


Erzurum, Avrupa’nın En Prestijli Üniversite Spor Organizasyonuna Ev Sahipliği Yapacak… EUSA 2028, Erzurum’da Düzenlenecek…

Dışarıdan ahkâm kesmek…

Erzurum’da Yeni Bir Kış Sporu Miladı

Rektör Hacımüftüoğlu, Üniversite Ailesiyle Bayramlaştı

Zirvede patron belli...

Herkes Rütbesini Bilecek: Erzurumspor Zirveye Oturdu

Başkan Altın’ın Nevruz’u kutlama mesajı…

Oltu 'da gece saatlerinde kaza: 5 yaralı...

EMEĞİN, SABIR VE KARDEŞLİĞİN BAYRAMI MÜBAREK OLSUN”

Erzurum’un Siyaset Kürsüsü: İftar Sofrasından Gönül Köprülerine…

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17

YAZARLAR