Türkiye Yeni Bir Tehdit Dalgasıyla Karşı Karşıya: IŞİD Geri Döndü mü?
Yalova’da düzenlenen IŞİD operasyonunda üç kahraman polisimizin şehit olması, Türkiye’nin artık yeni bir güvenlik denklemine girdiğini gösteriyor. Uzun yıllar PKK terörüyle mücadele eden Türk devleti, şimdi aynı anda hem içeride hem dışarıda çok boyutlu bir tehdit zinciriyle karşı karşıya.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) sürecinin hedefi belliydi: Türk devletinin çevresinde kaos kuşağı oluşturmak. Bugün bu kuşak Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da ve Filistin’de kendini gösteriyor. Sınırın hemen ötesinde IŞİD’in tamamen yok edilmediğini bilenler için Yalova’daki saldırı bir sürpriz değildir. Çünkü Suriye’deki üç milyonluk IŞİD kitlesi bir günde “buharlaşmadı”. Sadece kıyafet değiştirdi, kimlik değiştirdi, taktik değiştirdi.
Eğer bu grubun sadece yüzde biri Türkiye sınırlarından sızmışsa, bu en az 30 bin kişilik potansiyel bir tehdit anlamına gelir. Bu rakamın “iyimser” olduğu gerçeği ise işin en ürkütücü tarafıdır.
Peki devletin planı ne? Güvenlik birimlerimiz bu hücrelerin ne kadarını biliyor, ne kadarını izleyebiliyor? IŞİD artık sınırın ötesinde değil, içimizde sessiz bir ağ kurma gayretinde. Sosyal medya üzerinden örgütlenen, dini söylemleri manipüle eden, radikal unsurları etrafına toplayan bu yapı, klasik terör yöntemlerinden farklı bir taktikle ilerliyor: Psikolojik savaş.
Bu nedenle devletin güvenlik konsepti de değişmek zorunda. Artık terör sadece silahla değil, inançla, fikirle, propaganda ile yürütülüyor. Toplumun bu konuda bilinçlendirilmemesi büyük bir eksikliktir. Vatandaşın kendini koruma refleksi geliştirilmeden, hiçbir güvenlik planı tam anlamıyla başarılı olamaz.
Türkiye’nin kaderi, bir kez daha coğrafyasının ortasında belirleniyor. PKK terörünün yanında artık küresel terör örgütleri de bu topraklarda yeni bir cephe açmak istiyor. Hedef, Türk devletini içeriden meşgul etmek, milleti birbirine düşürmek, devleti enerjisiz bırakmak.
Devlet aklının ve millet bilincinin aynı çizgide buluşması gerekiyor. Çünkü bu savaş sadece sınırda değil; her şehirde, her sokakta, her ekranın arkasında sessizce sürüyor.
Yalova’daki şehitlerimiz, Türkiye’ye bir uyarı daha bıraktı: Terörün rengi, dili, adı değişiyor ama hedef hep aynı kalıyor. Bu ülkeyi savunmanın yolu artık sadece silahla değil; bilinçle, birlikle ve akılla mümkündür.
Şehitlerimize rahmet, milletimize sabır diliyorum.
Bu vatanın nefesi bitmez, Türk milleti asla teslim olmaz.




