Yorumlar (0)

Rafet Ulutürk


TARİHSEL BİR BAŞKALDIRI: TRAKLAR HELEN DEĞİL, ÖZ BE ÖZ TÜRK’TÜR!


​Yıllardır üniversite kürsülerinde, Batı hayranı sözde profesörlerin ağzından dökülen "Antik Yunan" masallarını dinliyoruz. Anadolu ve Balkanlar’ın kadim tarihini sadece Helenistik bir pencereden görmeye çalışan bu kör zihniyet, Traklar gibi devasa bir gerçeği bile "Yunan’ın komşusu" diyerek geçiştirmeye kalkıyor. Artık bu akademik cehalete ve tarih yağmasına dur demenin vakti geldi.

​Traklar: Bozkırın Balkanlar'daki Sarsılmaz İzi
​Bugün Trakya dediğimiz topraklara ismini veren Traklar, iddia edildiği gibi ne idüğü belirsiz bir topluluk değil; İskit-Saka Türklerinin Avrupa içlerine kadar uzanan en güçlü kollarından biridir.

​Gerçekleri o körelmiş beyinlerinize tane tane kazıyalım:

​Kurgan Kültürü: Trakların kralları için inşa ettiği o devasa tümülüsler (mezarlar), Yunanistan’ın mermer sütunlarına değil; Orta Asya’nın, Altayların ve Avrasya bozkırlarının Kurgan geleneğine aittir.

​Savaşçı Ruh ve At Kültürü: Yunanlılar şehir devletlerinde felsefe tartışırken, Traklar at üstünde savaşan, kımız içen ve tıpkı İskit kardeşleri gibi maden işçiliğinde (altın ve gümüş) dünya lideri olan bir milletti. Bu, tipik bir bozkır-Türk medeniyeti karakteridir.

​Antik Kaynakların İtirafı: Herodot gibi antik yazarlar bile Trakların dünyanın en kalabalık milleti olduğunu ve Hintlilerden sonra ikinci sırada geldiklerini yazar. 
Bu kadar büyük bir nüfusu, bir avuç Helen’in içine hapsetmeye çalışmak en hafif tabiriyle haysiyetsizliktir.

​"Bol" Kelimesindeki Türk Mührü
​Makalenizde de belirttiğiniz gibi, bu coğrafyanın her bir köşesinde "Bol" (bolluk, bereket) kökü varken, bunu Yunanca "polis" ile açıklamaya çalışmak, Türkçenin binlerce yıllık etimolojik gücünü yok saymaktır.

Safranbolu’dan İnebolu’ya, Trakya’nın içlerinden Türkistan’a kadar uzanan bu isimlendirme mantığı, Trakların ve devamındaki Türk boylarının bu topraklara vurduğu bir mühürdür.

​Akademik İhanetin Sonu
​Trakları Türk tarihinden koparıp Batı’ya hediye eden profesörler; sizler bilgi kırıntısıyla değil, ideolojik körlükle hareket ediyorsunuz. Trak sanatındaki hayvan üslubu, pantolon giyme gelenekleri ve savaş taktikleri doğrudan Hun, İskit ve Göktürk çizgisinin bir devamıdır.

​Siz "Yunan masalları" anlatmaya devam edin, biz yerin altındaki kurganlardan çıkan Türk damgalarıyla gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz. Traklar, Türk dünyasının Batı’daki kalesiydi; bu kaleyi sizin pespaye yorumlarınıza teslim etmeyeceğiz!